7. Hukuk Dairesi 2014/15494 E. , 2015/1301 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Bursa 10. İş Mahkemesi
Tarihi : 20/06/2014
Numarası : 2013/77-2014/275
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, Bursa Köy Hizmetleri Müdürlüğünde 1990 yılında geçici/mevsimlik işçi olarak çalışmaya başladığını, 2006 yılında Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünden İl Tarım Müdürlüğüne geçtiğini, çalışmalarına davalı işyerinde devam ettiğini, 14/04/2012 tarihinde emekli olduğunu, geçici/mevsimlik işçi olarak işe alındığını ve 02/02/2001 tarihinde daimi kadroya geçirildiğini, 2001 yılında aynı müdürlükte kadrolu işçi statüsüne geçirilmiş ise de geçici/mevsimlik işçi statüsünde geçen sürelerinin kıdem hesabında dikkate alınmadığını, sanki yeni işe başlamış bir işçi gibi başlangıç derece ve kademesinden işe başlatıldığını, müvekkili ile aynı işi yapan ve aynı kıdeme sahip işçiyle arasında derece ve kademe farkının olmasının Anayasal eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, davalı idarenin, geçici/mevsimlik işçi olarak geçen hizmet sürelerinin müvekkilinin kıdemine dahil edilmeyerek ücret ödemeye esas teşkil eden düşük ücret ve kademe üzerinden ücret ödediğini, davacıya emsal işçilere göre eksik ücret ödendiğini, dolayısıyla ücrette adalet ve eşit davranma ilkesinin ihlal edildiğini, 1999 yılındaki çalışmalarının 11 ayın üzerine çıktığını, çalışmanın 11 ayın üzerine çıktığı durumlarda mevsimlik iş ilişkisinin dışına çıkıldığını, 2001 yılında Bursa Köy Hizmetleri Müdürlüğüne daimi/kadrolu işçi statüsüne tüm hak ve alacakları ile birlikte geçirilmesi sırasında yapılan intibakın yanlış olduğunun tespitine, mülga Köy Hizmetleri Müdürlüğü nezdinde geçici/mevsimlik işçi olarak başladığı 1990 tarihinden daimi/kadrolu statüye geçirildiği 02/02/2001 tarihine kadarki hizmet süresinin hesaplanarak belirlenecek derece ve kademeden emekli olması gerektiğinin tespitine, hizmet süresi hesaplanarak belirlenecek derece ve kademelerine göre dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık süre içerisinde ödenen ile ödenmesi gereken ücretlerinin tespiti ile oluşacak ücret farkı, akdi ilave tediye farkı, yasal ilave tediye farkı, yıpranma prim farkı ile 1999 yılında kullandırılmayan yıllık izin ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının 21/05/2007 tarihinde İl Müdürlüklerine Gıda Kontrol Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünden nakil olduğunu, 02/04/2013 tarihinde verdiği dilekçe ile 14/04/2013 tarihinde kurumlarından emekli edildiğini, davacının 1990 yılında Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü 17. Bölge Müdürlüğünde geçici/mevsimlik işçi olarak yılın belirli aylarında çalıştırıldığını, davacının 02/02/2001 tarihinde daimi kadroya alınarak 2/1 derece/kadro karşılığı çalışmaya başladığını, davacının kurumlarında çalıştığı süre boyunca emekli oluncaya dek tüm haklarından yararlandığını, kıdem tazminatını da kanunda belirtilen tavandan alarak emekli olduğunu, yasalar çerçevesinde tüm haklardan yararlanması nedeniyle ayrıca 1990 ve 1999 yılları arasında kullandırılmayan yıllık ücretli izin ve diğer alacakları bakımından zamanaşımının gerçekleştiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının hak kazandığı toplam 28 gün yıllık izninin olduğu, yıllık izinlerini kullandığı ya da izin ücreti ödendiğine dair davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, davacının yıllık izin ücreti dışındaki taleplerinden 12/11/2013 tarihli dilekçe ile feragat ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının izin ücretinin hesaplanmasında 6 yıllık kıdeminin etken olduğu anlaşılmakta olup işyerinde yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmeleri getirtilmeden ve bilirkişi raporunda davacının kıdemine göre 22 gün izne hak kazandığının açıklanmasına karşın 28 gün üzerinden son çıplak brüt ücret esas alınarak hüküm kurulması hatalıdır. Ayrıca kısmi feragat nedeniyle bazı alacaklar reddedildiğinden davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin de buna göre belirlenmesi gerekirken bu husus dikkate alınmadan karar verilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.