20. Ceza Dairesi 2017/4380 E. , 2018/344 K.
"İçtihat Metni"Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet (Değişen suç niteliğine göre, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan)
Dosya İncelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteminin, hükmedilen cezanın süresine göre, 5320 sayılı Kanun’un 8/1, 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve CMK"nın 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek, duruşmasız olarak inceleme yapılmıştır.
1)Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun"un 68. maddesi ile değiştirilen TCK"nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK"nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” Karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
2)Kabule göre de;
a)Hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında, Adana Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünce düzenlenen çağrı yazısı tebligatının, sanığın, adres kayıt sisteminde kayıtlı "Uçak Mah. 43112 Sok. No:28 Seyhan/Adana" adresi yerine, daha önce usulüne uygun tebligat yapılmayan "Şakirpaşa Mah. 78. Sok. No:5 Seyhan/Adana" adresine çıkarılmasının ardından, "sanığın belirtilen adreste ikamet etmemesi ve tanınmasından" dolayı tebligatın 02/02/2011 tarihinde iade edilmesi üzerine, çağrı yazısının yine aynı adrese Tebligat Kanunu"nun 35. maddesi uyarınca çıkarılan tebligat ile 14/02/2011 tarihinde usulüne aykırı şekilde tebliğ edildiği anlaşılmakla; somut olayda, hukuken geçerli bir tebligat bulunmadığından, sanığın çağrı yazısında belirtilen 10 günlük süre içerisinde Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğüne başvurmamasının tedbirin ihlali olarak değerlendirilemeyeceği gözetilmeden, mahkemesince, "tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesine" karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tedbirin ihlal edildiği gerekçesi ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
b)CMK"nın 191. maddesinin 5. fıkrasında, denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymayan sanık hakkında davaya devam edilerek hüküm verileceği öngörüldüğünden; duruşma açılarak “Denetimli serbestlik tedbirine uymadığının iddia edilmesi nedeniyle, bir mazereti varsa gelip bildirmesi, gelmediği ve bir mazeret bildirmediği takdirde denetimli serbestlik tedbirine uymadığı kabul edilerek hakkında cezaya hükmolunacağı” uyarısını içeren ve CMK"nın 195. maddesi uyarınca, sanığa gelmese dahi yokluğunda duruşma yapılabileceğine dair duruşma tarihi ve saatini bildirir açıklamalı davetiye tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, somut olayda; sanığın savunmasının alınması için istinabe talebinde bulunulan yetkili ve görevli mahkemeye, sanığın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi yerine, daha önce usulüne uygun tebligat yapılmayan "...Mah. ... Sok. No:... Seyhan/Adana" adresinin bildirilmesi nedeniyle, belirtilen adrese, Tebligat Kanunu"na aykırı şekilde yapılan tebligatın, "şahsın adreste tanınmadığı" gerekçesi ile iade edilmesi üzerine, istinabe isteminin yerine getirilemeyerek, sanığın belirtilen hususlarda savunması alınamadan, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, 18/01/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.