Abaküs Yazılım
20. Ceza Dairesi
Esas No: 2017/6354
Karar No: 2018/339
Karar Tarihi: 18.01.2018

Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2017/6354 Esas 2018/339 Karar Sayılı İlamı

20. Ceza Dairesi         2017/6354 E.  ,  2018/339 K.

    "İçtihat Metni"

    Yüksek Adalet Bakanlığı"nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma sonucunda, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 12/01/2016 tarihli ve 2015/177409 soruşturma, 2016/105 sayılı kararını müteakip, adı geçen şüphelinin denetimli serbestlik tedbirine uymadığı gerekçesiyle hakkında dava açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda "sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, hakkında denetimli serbestlik tedbirinin devamı maksadıyla dosyanın denetimli serbestlik bürosuna gönderilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine," ilişkin Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 04/04/2017 tarihli ve 2017/8 esas, 2017/264 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 11/08/2017 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
    Dosya incelendi.
    GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
    A) Konuyla İlgili Bilgiler:
    1-Şüpheli hakkında 04/12/2015 tarihli "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" eylemi nedeni ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı"nın 12/01/2016 tarihli, 2016/105 sayılı kararı ile "kamu davasının açılmasının 5 yıl süre ile ertelenmesine ve bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" karar verildiği, PTT tebligat sorgulama ekranından barkod numarasına göre yapılan aramada, söz konusu kararın şüpheli ile aynı konutta oturan yakınına 08/02/2016 tarihinde tebliğ edildiği,
    2-Şüpheli hakkında verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazı amacıyla, Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğü"nce düzenlenen 16/03/2016 tarihli çağrı yazısı üzerine şüphelinin süresi içerisinde 06/04/2016 tarihinde başvuru yaptığı ve aynı tarihte Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilerek 5 gün içerisinde hastaneye başvurması gerektiği bildirilmesine rağmen, ilgili hastanenin 25/05/2016 tarihli cevabi yazısından şüphelinin hastaneye müracaat etmediğinin tespit edilmesi üzerine, 07/06/2016 tarihli komisyon kararı ile şüphelinin denetim yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle uyarılmasına karar verildiği, "tebliğden itibaren 3 gün içerisinde müdürlüğe başvurulması gerektiğine, yükümlülüğün bir yıl içerisinde ikinci kez ihlalinin, yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılacağına" ilişkin ihtarı içeren 10/06/2016 tarihli uyarı yazısının, şüpheliye 27/06/2016 tarihinde tebliğ edildiği halde, şüphelinin tebliğden itibaren 3 gün içerisinde müdürlüğe başvuru yapmaması nedeniyle, 19/07/2016 tarihli komisyon kararı ile tedbirin bir yıl içerisinde ikinci kez ihlal edilmesi suretiyle tedbire uymamada ısrar edildiği gerekçesi ile infaz dosyasının kapatıldığı ve ilgili kararın şüpheliye 02/09/2016 tarihinde tebliğ edildiği, şüphelinin, söz konusu karara yönelik "tebligatın yapıldığı tarihte yerleşim yerinde bulunmadığından tebligattan haberdar olmadığına" ilişkin 09/09/2016 tarihli itirazının, Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 14/11/2016 tarihli, 2016/316 değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği,
    3-Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı"nca 18/11/2016 tarihli karar ile şüphelinin, denetim tedbirinin infazı sırasında yükümlülüklerine uymadığı gerekçesi ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, 22/12/2016 tarihli, 2016/38057 sayılı iddianame ile TCK"nın 191/1, 4-a, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesi"nde kamu davası açıldığı,
    4- Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 04/04/2017 tarihli, 2017/8 esas ve 264 karar sayılı hükmü ile, "denetimli serbeslik tedbirin infazı sırasında düzenlenen tebligatların sanığa ulaştırılmayıp, mahalle muhtarına tebliğ edildiğinden, sanığın haberdar olmadığı tebligatlar nedeniyle denetimli serbestlik kararını ihlal etmiş sayılamayacağı" gerekçe gösterilerek, sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından CMK"nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ve sanık hakkında denetimli serbestlik kararının devamı maksadıyla dosyanın denetimli serbestlik bürosuna gönderilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığı"na tevdiine karar verilmiş olup, söz konusu kararın istinaf edilmeden 19/04/2017 tarihinde kesinleştiği,
    Anlaşılmıştır.
    B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
    Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «Dosya kapsamına göre, adı geçen sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve 191/3. maddesi uyarınca bir yıl denetimli serbestlik süresi belirlendiği, denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında sanığın tedbire uymadığı ve bu nedenle sanık hakkında aynı Kanun’un 191/4-a maddesi uyarınca kamu davası açıldığı, ancak sanığa çıkarılan tebligatların kendisine ulaşmadığı için denetimli serbestlik kararını ihlal etmiş sayılamayacağı gerekçesiyle sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatına karar verildiği anlaşılmış ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.", 191/3. maddesinde "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4-a maddesinde "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,...hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklinde düzenlemeler yer aldığı, yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2. maddesinde "Beraat kararı; a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması,...Hallerinde verilir." şeklinde düzenleme yer aldığı, somut olayda ise sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde kullanma fiilinin kanunda suç olarak tanımlanmış olduğu, hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş olan sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile beraat kararı verilemeyeceği, aksi halde uyuşturucu madde kullanmak suçundan bir daha kovuşturma yapılmasının mümkün olmayacağı, bu halde kamu davasının açılması bir şarta (yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etme şartına) bağlanmış olduğundan, mahkemece ısrar şartının gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2.c. maddesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/04/2017 tarihli ve 2017/8 - 264 sayılı hükmünün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, kanun yararına bozulması bozulması istenmiştir.
    C) Konunun Değerlendirilmesi:
    Dosya kapsamından, hakkında "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan yürütülen soruşturma neticesinde "kamu davasının açılmasının 5 yıl süre ile ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetim tedbiri uygulanmasına" karar verilen şüphelinin, 6545 sayılı Kanun"un 68. maddesi ile değişik TCK"nın 191/4-a maddesi uyarınca "kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi" nedeniyle, hakkında verilen "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının" kaldırılarak, şüphelinin, 6545 sayılı Kanun"un 68. maddesi ile değişik TCK"nın 191/1, 4-a, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında, mahkemesince, "denetimli serbestlik tedbirin infazı sırasında düzenlenen tebligatların sanığa ulaştırılmayıp, mahalle muhtarına tebliğ edildiğinden, sanığın haberdar olmadığı tebligatlar nedeniyle denetimli serbestlik kararını ihlal etmiş sayılamayacağı" gerekçe gösterilerek, "sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından, CMK"nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ve sanık hakkında denetimli serbestlik kararının devamı maksadıyla dosyanın denetimli serbestlik bürosuna gönderilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığı"na tevdiine" karar verildiği ve söz konusu hükmün istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.
    Kanun yararına bozma istemine konu hukukî soruna ilişkin yasal düzenlemeler incelendiğinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.", 191/3. maddesinde "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4-a maddesinde "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,...hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklinde; yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2. maddesinde "Beraat kararı; a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması, d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması, e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hallerinde verilir." şeklinde düzenlemelerin yer aldığı, somut olayda ise sanığın üzerine atılı "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" fiili kanunda suç olarak tanımlanmış olup, soruşturma aşamasında hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş sanık hakkında, hükmün gerekçe kısmında, "TCK"nın 191/4-a maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etme şartının gerçekleşmediği" belirtilerek; hüküm fıkrasında ise "sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından" denilmek suretiyle, gerekçe ve hüküm arasında çelişki oluşturacak şekilde "beraatine" ve beraatin hüküm ve sonuçlarına aykırı olacak şekilde "denetimli serbestlik tedbirinin devamına" karar verilmesi isabetli olmamıştır. Beraat kararının hangi hallerde verileceği kanunda sınırlı sayıda gösterilmiş olup, gerekçede belirtilen neden, kanunda sayılan haller içine girmemektedir, sözkonusu gerekçe ile beraat kararı verilmesi halinde, kanunda suç olarak tanımlanan eylem yönünden bir daha kovuşturma yapılması mümkün olmayacaktır. Kanun yararına bozma istemine konu olayda, kamu davasının açılması bir şarta bağlanmış olduğundan, mahkemece, TCK"nın 191/4-a maddesinde düzenlenen ısrar şartının gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde gerekçe ve hüküm arasında çelişkiye yol açacak şekilde beraat hükmü kurulması ve beraat kararının hüküm ve sonuçları ile bağdaşmayacak şekilde "denetimli serbestlik tedbirinin devamına" karar verilmesi, usule ve kanuna aykırı bulunmuştur.
    KARAR: Açıklanan nedenlerle;
    Kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/04/2017 tarihli ve 2017/8 esas ve 2017/264 karar sayılı beraat hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhte sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama gerektirmemek üzere, aynı maddenin 3. fıkrası gereğince BOZULMASINA; dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 18/01/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi