
Esas No: 2022/353
Karar No: 2022/2789
Karar Tarihi: 23.03.2022
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2022/353 Esas 2022/2789 Karar Sayılı İlamı
Özet:
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi'nde görülen karşılıklı boşanma davasında, erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığı ve tam kusurlu olduğu belirtilerek boşanmaya karar verildi. Ancak, erkeğin cinsel anlamda eşine soğuk ve ilgisiz davranma iddiasına dayanak sunulmadığı ve 2016 yılı yaz ayında yaşanan şiddet eyleminin affedilmiş olabileceği belirtildi. Fiili ayrılık tek başına boşanma sebebi sayılamayacağından karşılıklı boşanma talepleri reddedildi ve maddi-manevi tazminat talepleri de reddedildi.
Kanun maddeleri: Türk Medeni Kanunu'nun 166/1-2, 174/1-2 ve 164.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Taraflarca karşılıklı olarak açılan Türk Medeni Kanunu’nun 166/1-2 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davalarının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, davalı-karşı davacı erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığı, kadına cinsel anlamda soğuk ve ilgisiz davrandığı, taraflar arasında sürekli bir gerginlik olduğu, yaşanan son tartışma sonrasında kadının evi terk ettiği, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkeğin tam kusurlu olduğu belirtilerek kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, erkeğin karşı davasının reddine, kadın yararına Türk Medeni Kanunu’nun 174/1-2 maddesi uyarınca 15.000,00 TL maddî, 15.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmiş, hüküm davalı -karşı davacı erkek tarafından istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince davalı erkeğe kusur olarak yüklenen "Cinsel anlamda eşine soğuk ve ilgisiz davranma" vakıasına kadın tarafından usûlünce dayanılmadığından bu vakıanın erkeğin kusurlarından çıkarılması gerektiği, yine de boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşine fiziksel şiddet uygulayan davalı erkeğin tam kusurlu olduğu belirtilerek erkeğin kusur belirlemesine yönelik istinaf talebinin kısmen kabulüne, diğer istinaf taleplerinin ise esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı -karşı davacı erkek tarafından yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz edilmiştir.
Davacı-karşı davalı kadın dilekçeler aşamasında; eşinin bir keresinde arabada kendisini fiziksel olarak hırpaladığını, bu duruma kuzeni ve arkadaşının tanık olduğunu, son olayda ise eşinin kendisine el kaldırıp hakaret ve tehdit ettiğini, şiddete meyilli olduğu için korkup ailesini aradığını ve gelip kendisini almalarını istediğini beyan etmiştir. Her ne kadar davacı -karşı davalı kadının dinletmiş olduğu tanıklardan kuzeni ..., 2016 yılının yaz ayında bizzat erkeğin arabadan inip kadına sokakta vurduğunu gördüğünü, tanıklardan kardeşi ... ise 2016 yılının yaz ayındaki bu olay akabinde kadını saçı başı dağınık ve yüzü kızarık halde gördüğünü beyan etmişlerse de bu tanıkların beyanlarında geçen 2016 yılı yaz ayındaki şiddet eyleminden sonra tarafların, fiili ayrılığa sebep olan 20.05.2017 tarihindeki son tartışmaya kadar aynı evde birlikte yaşadıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda 2016 yılı yaz ayında yaşanan şiddet eyleminin davacı-karşı davalı kadın tarafından affedildiği, en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulü gerekir. Davacı-karşı davalı kadın tarafından affedilen, en azından hoşgörü ile karşılanan bu vakıa erkeğe kusur olarak yüklenemez. Fiili ayrılığa sebep olan 20.05.2017 tarihli son olayda taraflar arasında çıkan tartışma esnasında erkeğin kadına el kaldırdığı davacı-karşı davalı kadın tarafından iddia edilmiş ancak bu husus da dosyadaki delilerle ispat edilememiştir. Yaşanan son tartışma sonucu davalı kadının evi terk ettiği kendisinin kabulünde ise de; fiili ayrılık tek başına boşanma sebebi olarak kabul edilemeyeceği gibi ortada davalı-karşı davacı erkek tarafından açılan terk (TMK. md. 164) hukuksal nedenine dayalı bir
dava da bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, her iki tarafın da boşanmaya sebebiyet verecek bir kusurunun varlığı dosya kapsamından ispatlanamamıştır. Bu durumda her ne kadar kadının boşanma davasının da reddine karar verilmesi gerekse de kadının davasında verilen boşanma hükmü erkek tarafından istinaf edilmeyerek kesinleştiğinden bu husus Dairemizce bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2-Yukarıda (1.) bentte ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davalı -karşı davacı erkeğin boşanmaya sebebiyet verecek kusurlu bir davranışı ispatlanamamış olup kusursuz olan eş aleyhine maddî ve manevî tazminata hükmedilemez. O halde davacı-karşı davalı kadının maddî ve manevî tazminat (TMK m. 174/1-2) taleplerinin reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usûl ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi hükmünün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 23.03.2022 (Çar.)
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.