Abaküs Yazılım
2. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/235
Karar No: 2022/2797
Karar Tarihi: 23.03.2022

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2022/235 Esas 2022/2797 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, boşanma davası sonucunda verilen kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan incelemeler sonucunda, davacı tarafın kanıtlayamadığı ve hayatın olağan akışına aykırı olan bir boşanma talebinin reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Türk Medeni Kanunu’nun 166/1-2 maddesi uyarınca, evlilik birliğinin sarsıldığına dair delillerin bulunmadığı için boşanma kararı verilemez. Aynı şekilde, Türk Medeni Kanunu’nun 166/son maddesi uyarınca da fiili ayrılık tek başına boşanma sebebi olarak kabul edilemez. Kararda geçen kanun maddeleri:
- Türk Medeni Kanunu’nun 166/1-2 maddesi: Boşanmanın hukuki sebepleri
- Türk Medeni Kanunu’nun 166/son maddesi: Fiili ayrılık
2. Hukuk Dairesi         2022/235 E.  ,  2022/2797 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
    DAVA TÜRÜ : Boşanma

    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından boşanma hükmü ve kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
    Davacı erkek tarafından açılan Türk Medeni Kanunu’nun 166/1-2 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, davalı kadına "Müşterek haneyi 2006 yılında çocuğunu da alarak terk ettiği, o tarihten beri bir daha geri dönmediği" vakıası kusur olarak yüklenerek davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, hüküm davalı kadın tarafından "Boşanma hükmü ve kusur belirlemesi" yönünden istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davalı kadının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacı erkek 24/09/2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı eşinin 12 yıl önce o tarihte henüz 1 yaşında olan ortak çocuklarını da alarak evi terk ettiği, kendisini bir daha arayıp sormadığı, numarasını değiştirdiği, ortak çocuğun sosyal medya hesabına ulaştığı ancak çocuğun kendisini engellediği, davalının ortak çocuğa kendisini kötülediği, 12 yıldır eşinin pişman olup eve dönmesi umuduyla beklediği, davalının evlilik birlikteliği içerisinde de yükümlülüklerini yerine getirmeyip nedensiz bağırıp çağırdığı vakıalarına dayanmış, davalı kadın ise süresinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde davacı erkeğin sadakatsiz olduğunu, evi kendisinin terk etmediğini, erkeğin kendisini ailesinin yanına bırakıp daha sonrasında ise arayıp sormadığını savunmuş, cevap dilekçesinde her hangi bir delile dayanmamıştır. Davacı erkeğin dinletmiş olduğu tanıklar beyanlarında, davalı kadının dava tarihinden 12 yıl önce 2006 yılında, o tarihte henüz 1 yaşında olan ortak çocuğu da yanına alarak evi terk ettiğini doğrulamışlardır. Davacı erkek dava dilekçesinde dayandığı diğer vakıaları ise sunduğu delillerle ispatlayamamıştır.
    Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Yukarıda da belirtildiği üzere dinlenen davacı erkek tanıklarının beyanlarından davalı kadının 2006 yılında evi terk ettiği, sonrasında da bir daha müşterek haneye geri dönmediği anlaşılmakta ise de kadının birlik görevlerinden kaçınmak amacıyla evi terk ettiğine ilişkin dinlenen tanık beyanları sebep ve saiki açıklanmayan, inandırıcı olmaktan uzak, soyut izahlardan ibaret olup kadının hangi birlik yükümlülüklerinden kaçınmak amacıyla evi terk ettiği de anlaşılamamaktadır. Kaldı ki davalı kadın müşterek haneyi 2006 yılında terk etmiş olup eldeki dava ise erkek tarafından 12 yıl sonra 2018 yılında açılmıştır. Davacı tarafından bu kadar uzun süre sonra bu vakıa ileri sürülerek Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca boşanma talebinde bulunulması hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralıyla da bağdaşmamaktadır. Türk Medeni Kanununun 166/son maddesindeki koşullar gerçekleşmedikçe fiili ayrılık da tek başına boşanma sebebi olarak kabul edilemez. Davacı erkeğin terk (TMK. md. 164) hukuksal sebebine dayalı bir davası da bulunmamaktadır. Hal böyle olunca ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile boşanma kararı verilmesi usûl ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, temyiz peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 23.03.2022 (Çrş.)

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi