
Esas No: 2022/2677
Karar No: 2022/3990
Karar Tarihi: 23.03.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/2677 Esas 2022/3990 Karar Sayılı İlamı
Özet:
İş Mahkemesi'nde görülen alacak davasında davacı, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı ise fazla çalışma ücretinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk kararda dava reddedilmiş ancak Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin kararı doğrultusunda yapılan yeni yargılamada bilirkişi ek raporu alınmış ve davacının aylık fazla mesai süresinin hesaplanması sonucunda belli bir tutar tespit edilmiştir. Ancak, 2011 yılına ilişkin fazla çalışma ücreti tahakkuku ve ödemesi olmadığı belirlenmiştir. Bu nedenle, davacının 2011 yılı için fazla çalışma ücreti hak ettiği kararlaştırılmış ve işçi feshinin haklı nedene dayandığı kabul edilerek kıdem tazminatı talebi kabul edilmiştir.
Kanun Maddeleri: İş Kanunu, Türk Borçlar Kanunu.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının 16.07.2014 tarihinde istifa dilekçesi ile iş sözleşmesini sona erdirdiğini fazla çalışma yapıldığı takdirde karşılığının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 09.12.2019 tarihli, 2017/25552 Esas- 2019/22750 Karar sayılı ilamında belirtilen ; “Kayıt bulunmayan dönem bilirkişi raporu ve tanık beyanlarına göre salt gece çalışmaları davalı vekilinin beyanına göre 17.30-08.00 arası 14.5 saat çalışmadan 2 saat ara düşülmesi sonucu 12.5 saat olup 7.5 saati aşan günde 5 saatten ayda 5 nöbet ve hafta içi 08.00-18.00, cumartesi 09.00-13.00 saatleri arası çalıştığının kabulü dosya içeriğine daha uygun düşecektir. Bu kabul doğrultusunda ayda 22.5 saat dışlanarak, imzalı bordrolardaki ödeme bulunun aylar dışlanarak imzasız bordrolardaki tahakkuklar mahsup edilerek davacının fazla çalışması bulunup bulunmadığı araştırılıp varsa hesaplanarak sonucuna göre kıdem tazminatının değerlendirilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.” gerekçe ile mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak devam edilen yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Davacının fazla çalışma ücreti ve kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda; davacı ameliyathanede sağlık görevlisi olarak çalıştığını, davalı işyerinde hafta sonları çalıştırılmasına rağmen bu çalışmaları için hiçbir ücret ödenmediğini, ameliyatların uzun sürdüğü günlerde mesai saatini aşan fazla çalışmalar yaptığını, haftada 45 saati aşan çalışmalarının olduğunu, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia etmiştir. Mahkemece ödenmeyen fazla çalışmasının varlığı ve hafta tatili çalışması tespit edilemediği gibi davacının baskıya maruz kaldığı ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosyaya tüm dönem puantaj kayıtları sunulmamıştır. Sunulan 6 adet puantaj kayıtlarından Mayıs 2014 ve Ocak- Şubat 2014 harici diğer puantajların hangi yıla ait olduğu anlaşılamamıştır. Davacı tanıkları mesainin hafta içi 08.00-18.00 saatleri arası olduğunu akşam çıkışlarının ameliyat olması durumunda belli olmadığını beyan ederken davalı tanıkları mesainin hafta içi 08.00-17.30 ile 08.30-18.00 saatleri arası olduğunu ve cumartesi 09.00-13.00 saatleri arası çalışma yapıldığını, nöbetin 17.30-08.00 saatleri arası olduğunu ameliyat olması durumunda kalış saatlerinin değiştiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen ilk kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 09.12.2019 tarihli, 2017/25552 Esas - 2019/22750 Karar sayılı ilamında belirtilen ; “Kayıt bulunmayan dönem bilirkişi raporu ve tanık beyanlarına göre salt gece çalışmaları davalı vekilinin beyanına göre 17.30-08.00 arası 14.5 saat çalışmadan 2 saat ara düşülmesi sonucu 12.5 saat olup 7.5 saati aşan günde 5 saatten ayda 5 nöbet ve hafta içi 08.00-18.00, cumartesi 09.00-13.00 saatleri arası çalıştığının kabulü dosya içeriğine daha uygun düşecektir. Bu kabul doğrultusunda ayda 22.5 saat dışlanarak, imzalı bordrolardaki ödeme bulunun aylar dışlanarak imzasız bordrolardaki tahakkuklar mahsup edilerek davacının fazla çalışması bulunup bulunmadığı araştırılıp varsa hesaplanarak sonucuna göre kıdem tazminatının değerlendirilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.” gerekçe ile mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak devam edilen yargılamada bilirkişiden ek rapor alınmıştır. 17.09.2020 havale tarihli bilirkişi ek raporunda davacının haftanın 5 gününde 08.00-18.00, cumartesi 09.00-13.00 saatleri arasında, hafta içi bir saat, cumartesi günleri yarım saat ara dinlenmeleri düşüldükten sonra haftada fiilen (9 saat x 5 gün) + (1 gün x 3,5 saat) =48,5 saat – 45 saat =3,5 saat fazla çalışma yaptığı, buna ek olarak davalı vekilinin beyanına göre 17.30-08.00 arası 14,5 saat çalışmadan 2 saat ara düşülmesi sonucu 12 saat olduğu, 7,5 saati aşan günde 5 saatten ayda 5 nöbet tutmak suretiyle çalıştığı, buna göre ayda 5 saat x 5 nöbet =25 saat daha fazla çalışma yaptığı, ayda 4 hafta bulunduğu kabulünden hareket edildiğinde aylık fazla çalışma süresinin (3,5 saat x 4 hafta) + 25 saat =39 saat olduğu, ücrete dahil olan aylık 22,5 saatin düşülmesinden sonra ayda 39 saat – 22,5 saat =16,5 saat fazla çalışma yaptığı tespiti ile davacının fazla çalışma ücreti hesaplanmış akabinde dosyaya sunulan 01.10.2011 - 16.07.2014 dönemine ilişkin ücret bordrolarında davacı adına tahakkuk ettirilen net fazla çalışma ücret tutarları ve toplamları tespit edilerek yapılan ödeme tutarlarına göre davacının fazla çalışma ücreti alacağı bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkemenin de hükmüne esas aldığı bu tespit dosya kapsamı ile uyumlu değildir.
Şöyle ki; davacının aylık ödenmesi gereken 16,5 saat fazla mesaisi bakımından 2012 ve 2013 yıllarında ödemenin tam olduğu, bakiye alacak kalmadığı şeklindeki belirleme yerinde ise de bilirkişinin de tespit ettiği gibi 2011 yılı için fazla çalışma ücreti tahakkuku ve ödemesi yoktur. Bu durumda, davacının 11.10.2011 – 31.12.2011 tarihleri arası için, bu döneme ilişkin tahakkuk ve ödeme bulunmadığından aylık 16,5 saat üzerinden hak ettiği fazla çalışma ücreti hesaplanıp ulaşılacak rakamın hüküm altına alınması, buna bağlı olarak işçi feshinin haklı nedene dayandığı kabul edilerek kıdem tazminatı talebinin kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.