
Esas No: 2022/3230
Karar No: 2022/4076
Karar Tarihi: 28.03.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/3230 Esas 2022/4076 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davacı, İstanbul Belediyesi'nde güvenlik amiri ve belediye başkanının kişisel koruması olarak çalışırken 5 farklı taşeron şirketin himayesinde olduğunu ve bazı haklarının ödenmediğini ileri sürerek alacak davası açmıştır. Davalılar, herhangi bir sözleşmenin olmadığını ve tazminatların yüklenici şirketlerin sorumluluğunda olduğunu savunmuşlardır. Mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar vermiş, ancak Yargıtay'ın bozma kararı nedeniyle yeniden hesaplama yapılması gerektiğine hükmetmiştir. Bilirkişi raporları arasındaki fark nedeniyle davalılar lehine bir hata oluştuğu belirtilerek karar bozulmuştur.
Kanun Maddeleri: Yargılama ve İspat Hukuku, İş Kanunu, Borçlar Kanunu
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin Haziran 2009 tarihinden 30/03/2014 tarihine kadar ... Belediyesinde güvenlik amiri ve Belediye Başkanının kişisel koruması olarak çalıştığını, ... Belediyesinin güvenlik işlerini taşeron firmalara ihale yolu ile verildiğini, müvekkilinin bu nedenle çalışma sürecinde 5 farklı taşeron şirket himayesinde çalıştığını, müvekkilinin 2009/6 - 2010/8 (dahil) tarihleri arasında davalı ...'de güvenlik amiri olarak görev aldığını, bu süreçte Belediye başkanı emir ve talimatı altında çalıştığını, günlük 8 saatlik mesai dışında 3-4 saat fazla mesai yaptığını, müvekkilinin 2010/9 tarihinde Belediye Başkanının kişisel koruması olarak çalışmaya başladığını, bu tarihten sonra bizzat başkanla çalıştığını ve mesaisi belli olmayan bir döneme girdiğini, 30/04/2014 tarihinde kadar günlük 6 saat fazla mesai yaptığını, davacının işe başladığı tarihten iş çıkış tarihine kadar resmi tatil günlerinde çalıştığını, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını, hafta sonları mesai yaptığını, hem alt işveren hem de üst işveren tarafından bu dönemdeki fazla çalışma, resmi tatil ücretleri, yıllık ücretli izin ve hafta tatili ücretlerinin müvekkiline ödenmediğini ancak 2012/2 tarihi ile 2014/3 tarihine kadar olan döneme dair resmi tatil ücretlerinin müvekkiline ödendiğini, müvekkilinin bu tarihler aralığında resmi tatil alacağının bulunmadığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin belirli süreli olduğunu, 30/09/2014 tarihinde sona ermesine rağmen davalı Belediyenin talebi doğrultusunda, hiçbir ihbarda bulunmadan 30/03/2014 tarihinde sona erdirildiğini, müvekkilinin 6 aylık ücret bakiye alacağı bulunduğunu iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı ... vekili; davacı ile müvekkili Belediye arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, davacının ... Özel Güvenlik, ... Özel Güvenlik, ... Güvenlik ve Koruma personeli olarak muhtelif zamanlarda çalıştığını, davacının her türlü tazminat ve özlük haklarından yüklenici şirketlerin sorumlu olduğunu, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2007/33369 esas 2008/35307 karar sayılı ilamı ile aynı işyerinde farklı yükleniciler tarafından çalıştırılan işçinin özlük haklarından devralan yeni yüklenicinin sorumlu olduğunun kabul edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 18/09/2019 tarih 2016/ 6524 esas 2019/16083 karar sayılı ilamıyla, haftalık fazla mesai süresi, hafta tatili alacağı ve ulusal bayram genel tatil alacağı yönünden talep aşımı yapıldığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, taraflar arasındaki sözleşmeye, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalıların aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Bozma öncesi alınan bilirkişi raporunda davacının tazminata esas ücreti hesaplanırken asgari ücrete oranı 2.04 kat olarak kabul edilmiş tüm alacaklar bu orana göre hesaplanmış ve bu husus bozma kapsamı dışında kalmıştır. Ancak bozma sonrası alınan hesap raporunda bilirkişi tarafından davacının ücretinin asgari ücrete oranı 2.05 kat olarak kabul edilmiş ve hesaplamalar bu orana göre yapımıştır. Bozma kapsamı dışında kalan bu durum davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşturmakla bozma sonrası bu hak ihlal edilecek şekilde yapılan hesaba itibarla sonuca gidilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 28.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.