
Esas No: 2022/2530
Karar No: 2022/4045
Karar Tarihi: 28.03.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/2530 Esas 2022/4045 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davacının ilaç tanıtım elemanı olarak çalıştığı işyerinde iş sözleşmesi performans düşüklüğü ve verilen görevlerin tam olarak yerine getirilmemesi nedeniyle feshedilmiş ancak davacının 8 yıldan fazla kıdemi bulunması, süreklilik gösteren bir performans düşüklüğünün söz konusu olmaması, performans kriterlerinin önceden belirlenerek davacıya tebliğ edilmemesi, meslek içi eğitime tabi tutulmaması, iş sözleşmesinin geçerli ve ölçülü nedenle feshedilmediği gerekçesiyle davanın kabul edilmesine karar verilmiştir. Buna göre davacının işe iadesine, beş aylık boşta geçen süre ücreti ile işe başlatılmama halinde ödenecek olan işe başlatmama tazminatının dört aylık ücreti tutarında belirlenmesine hükmedilmiştir. İstinaf başvurusunda bulunan davalı, temyiz talebini süresi içinde yapmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Yargıtay kararında, davalının temyiz talebini süresi içinde yaptığına karar verilmiştir. Kanunlar arasında çıkan çelişki nedeniyle başvurudaki Anayasa ihlali tespit edilerek kararın ortadan kaldırılması kararı verilmiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddeleri uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır. Kan
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : ... 24. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : ... 15. İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 24/12/2007-28/04/2017 tarihleri arasında tıbbi ilaç tanıtım elemanı olarak çalıştığını, ilaç satış sonuçlarının düşük olmasından dolayı performans düşüklüğü gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, tıbbi tanıtım temsilcisi olarak çalışan davacının doktor ve eczane ziyaretlerini plana uygun gerçekleştirmediğini, iş sözleşmesi gereğince kendisinden beklenen sayıda ve şekilde ziyaret/tanıtım gerçekleştirmediği ve bu sebeple iş verimliliğinin düşük olduğunun tespit edildiğini, davacının iş yapış şeklindeki eksiklikler ve bu durumun iş verimliliğini etkilemesi ile ilgili olarak uyarılmasına, belirtilen hususlara ilişkin gerekli tüm çalışmalar yapılmış olmasına karşın ilerleme ve gelişme sağlayamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, iş sözleşmesinin haklı veya geçerli nedenle feshedildiğinin ispat yükünün davalı işverene ait olduğu her ne kadar davacının iş sözleşmesi performans düşüklüğü ve verilen görevlerin tam olarak yerine getirilmemesi nedeniyle feshedilmişse de; ilaç tanıtım işinde çalışan davacının 8 yıldan fazla kıdeminin bulunması, süreklilik gösteren bir performans düşüklüğünün söz konusu olmaması, davalı şirket tarafından davacının tabi tutulacağı performans kriterlerinin önceden belirlenerek davacıya tebliğ edilmemesi, hedef ve standartların çalışanların görev tanımları ve yetkileri dahilinde ulaşabilecekleri seviyede belirlenmemesi, davacının performansının düşük olduğu iddia edilen noktalarda meslek içi eğitime tabi tutulmaması birlikte değerlendirildiğinde, davalı işveren tarafından yapılan feshin geçerli ve ölçülü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının işe iadesine, beş aylık boşta geçen süre ücreti ile işe başlatılmaması halinde ödenecek olan işe başlatmama tazminatının dört aylık ücreti tutarında belirlenmesine karar verilmiştir.
İstinaf Yoluna Başvuranlar:
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, ilk derece mahkemesinin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine, kararın dayandığı deliller, delillerin takdiri, karar gerekçesine göre istinaf başvuru nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme sonucunda, yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Yoluna Başvuranlar:
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay Kararı:
Dairemizin 27.11.2018 tarih ve 2018/8500 Esas, 2018/21595 Karar sayılı ilamı ile; "25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici 1. maddesinin 4. fıkrasında “25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici 1. maddesinin 4. fıkrasında “İlk derece mahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabidir.” düzenlemesi bulunduğu, ilk derece mahkemesi karar tarihinin 28.09.2017 olduğu, buna göre karar tarihinde yürürlükte olan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesinin 3. fıkrası uyarınca temyiz süresinin gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 8 gün olduğu, gerekçeli kararın davalı vekiline 25.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği, ancak 8 günlük temyiz süresi geçtikten sonra 09.07.2018 tarihinde kararın davalı vekilince temyiz edildiği, buna göre temyizin süresinde yapılmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararın temyiz edilebileceği açıklanmışsa da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 90. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında kanundaki süreleri hakimin artırıp eksiltemeyeceği anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz isteminin süreden dolayı" oy birliği ile reddine karar verilmiştir.
Bireysel Başvuru:
Kesinleşen karara karşı davalı taraf Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
Anayasa Mahkemesi Kararının Özeti:
Anayasa Mahkemesince 24.11.2021 tarihinde 2019/1173 başvuru numaralı kararda, başvuru konusu olayda Bölge Adliye Mahkemesi kararının başvurucuya tebliğ edildiği, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan yasal düzenleme gereği temyiz yoluna başvurma süresi kararın tebliğinden itibaren sekiz gün olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında bu sürenin kararın tebliğinden itibaren iki hafta olarak gösterildiği, başvurucunun istinaf kararında kendisine tanınan ve kararın tebliğinden itibaren başladığı belirtilen iki haftalık süreye güvenerek hareket ettiği, sekiz günlük yasal sürede yapılmayan temyiz talebinin süresinde olmadığı gerekçesiyle reddinin; istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar gerekçesinde belirtilen tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz kanun yoluna başvurulduğu ve Mahkemelerin kanun yolu ve süresini taraflara doğru gösterme yönündeki yükümlülüğü gözönüne alındığında; başvurucunun katlanmak zorunda kaldığı külfetin hedeflenen meşru amaçla orantısız olduğu, dolayısıyla müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Anayasa Mahkemesince; yukarıda belirtilen gerekçelerle davacının Anayasa'nın 36 ıncı maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine, ihlal sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Dairemize gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı doğrultusunda, dosya kapsamının yeniden değerlendirilmesi neticesinde, davalının Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen süre içinde yapmış olduğu temyizinin süresinde kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla; Dairemizin 27.11.2018 tarih ve 2018/8500 Esas, 2018/21595 Karar sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA karar verildi.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, taraflar arasındaki sözleşmeye, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddeleri uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine 28.03.2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.