Abaküs Yazılım
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/1559
Karar No: 2022/4082
Karar Tarihi: 29.03.2022

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/1559 Esas 2022/4082 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, 2011-2015 yılları arasında davalıya ait işyerinde çalıştığını ve iş sözleşmesinin geçersiz yere feshedildiğini iddia ederek işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, fesih gerekçelerinin geçerli olmadığına hükmederek davacının işe iadesine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, davalının temyiz başvurusunun reddine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin kararı ise temyiz talebinin süreden reddine hükmetmiştir. Davalı tarafın Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvuru sonrasında Anayasa Mahkemesi, mahkemeye erişim hakkının ihlali olduğuna karar vermiştir. Bu nedenle Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin kararı ortadan kaldırılmıştır. Kararın kanun maddeleri ise Anayasa'nın 148. maddesi ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesidir.
9. Hukuk Dairesi         2022/1559 E.  ,  2022/4082 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : İŞE İADE

    BÖLGE ADLİYE
    MAHKEMESİ : ... 24. Hukuk Dairesi

    Davacı, 2011-2015 yılları arasında davalıya ait işyerinde görsel sunum yöneticisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini, feshin geçerli nedene dayanmadığını, işverence imzalatılan 30.06.2015 tarihli dilekçede iş sözleşmesinin ailevi sorunları sebebiyle yasal hakları ödenmek kaydıyla işverence feshini istediği belirtilmiş ise de ailevi hiçbir sorunu olmadığını, söz konusu dilekçe ile işverenin fesih yazısı ve ikale sözleşmesinin tarihlerinin dahi aynı olduğunu, işveren feshinin ikale gibi gösterildiğini, davacının işten ayrılmak gibi bir niyetinin olmadığını, ikale sözleşmesi yapılsa bile sözleşmeye göre kendisine makul yarar sağlanmadığını beyan ederek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı taraf, davacı ile işveren arasında ikale sözleşmesi bulunmadığını, iş sözleşmesinin davacının bu yöndeki talebi üzerine işverence feshedildiğini, keza davacının işsizlik sigortasından yararlanmak istediğini, işçinin sözleşmenin feshini istemesinin işveren yönünden geçerli sebep oluşturduğunu, sulh sözleşmesi ile de bu hususların düzenlendiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
    İlk Derece Mahkemesince, tanık anlatımları, emsal kararlar, davacı asilin yemini ve diğer tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı tarafından teklifin davacıdan geldiği ve sulh yolu ile iş akdinin sona erdirildiği iddia edilmiş ise de, davalı tarafından benzer gerekçelerle çalışanların iş akdinin feshedildiği, davacının ayrılma iradesinin bulunmadığı, ikale teklifinin davacıdan geldiğinin kabul edilemeyeceği, davalı tarafından ikale için gerekli menfaatin de sağlanmadığı, bu şekilde işveren tarafınca yapılan feshin geçerli nedene dayalı olarak yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
    Karara karşı davalı taraf istinaf yoluna başvurmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesince, fesih bildirimi ve davacının yemini de dikkate alındığında feshin işveren tarafından gerçekleştirildiğinin, feshin geçerli nedene dayandığının ispatlanamadığının anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Kararın davalı tarafça temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 04.10.2018 tarihli 2018/6612 esas 2018/17548 karar sayılı ilamı ile davalı tarafın temyiz talebinin süreden reddine karar verilmiştir.
    Davalının, Bölge Adliye Mahkemelerinin temyiz süresini kararın tebliğinden itibaren iki hafta olarak göstermesi üzerine belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunmalarına rağmen temyiz başvuruları süreden reddedilerek mahkemeye erişim ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvuru sonrasında, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli kararı ile başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.
    Anayasa Mahkemesi kararı ve dosya incelendi.
    Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasına göre “Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.”
    6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ikinci fıkrasına göre de “Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
    Bu açıklamalar karşısında, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması gerektiği anlaşıldığından, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 04.10.2018 tarihli 2018/6612 esas 2018/17548 karar sayılı kararının ortadan kaldırılmasına karar verildi.
    Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, taraflar arasındaki sözleşmeye, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddeleri uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.03.2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi