
Esas No: 2022/3560
Karar No: 2022/4257
Karar Tarihi: 31.03.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/3560 Esas 2022/4257 Karar Sayılı İlamı
Özet:
İş davasıyla ilgili olarak verilen bir mahkeme kararı temyiz edilmiştir. İlk derece mahkemesinde hatalı olarak faiz tarihi belirlenmiştir. Sürekli işçi kadrosuna geçiş aşamasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin ödeme vadesi belirli olmadığından kendiliğinden temerrüt gerçekleşmeyecektir. İşçi muaccel alacaklarını tek tek belirtmek kaydıyla ihtarname ile işvereni temerrüde düşürebilir. Dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak bu bağlamda değerlendirildiğinde dava konusu ücret farkı alacağının dava tarihinden önce arabuluculuk aracılığıyla talep edilmesi karşısında davalı işverenin arabuluculuk son tutanak tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla mahkemece ücret farkı alacağına arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken toplu iş sözleşmesinde bir ödeme günü belirlenmemesine karşın yazılı şekilde “TİS’te öngörülen muacceliyet tarihine” atıf yapılarak faiz başlangıç tarihi belirlenmesi hatalıdır. Kanun maddeleri olarak 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 23. madde
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : ... 6. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 36. İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesinin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönleri usul ve kanuna uygun görülmüştür.
2-İlk Derece Mahkemesi kararında, hükmedilen ücret farkı alacağının faiz başlangıç tarihine yönelik hatalı şekilde hüküm kurulduğu saptanmıştır.
696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23.madde, kamuda sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin ücretlerinin tespitinde uygulanacak kuralları belirlemekle burada söz konusu olan Yüksek Hakem Kurulu kararıyla bağıtlanan en son Toplu İş Sözleşmesinde bir ödeme günü öngörülmemiştir. Sürekli işçi kadrosuna geçiş aşamasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde ise “işçiye yapılacak ödemelere ilişkin hesap dönemi, her ayın 15'i ile bir sonraki ayın 14. Günüdür” denilmektedir. Bu açıklamalara göre ödeme için tereddüde yer vermeyecek şekilde belirli ya da kesin bir vade söz konusu olmadığından kendiliğinden temerrüt gerçekleşmeyecektir.
Dairemizin yerleşik uygulaması uyarınca, işçi muaccel alacaklarını tek tek belirtmek kaydıyla ihtarname ile işvereni temerrüde düşürebilir. Söz konusu ihtarnamede alacak miktarlarının belirtilmesi gerekmez. Dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak bu bağlamda değerlendirildiğinde dava konusu ücret farkı alacağının dava tarihinden önce arabuluculuk aracılığıyla talep edilmesi karşısında davalı işverenin arabuluculuk son tutanak tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerekmektedir. Bu sonuç davalı işverenin usulüne uygun davet edilmesine rağmen arabuluculuk görüşmelerine katılmadığı durumlarda da geçerlidir. Dolayısıyla mahkemece ücret farkı alacağına arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken toplu iş sözleşmesinde bir ödeme günü belirlenmemesine karşın yazılı şekilde “TİS’te öngörülen muacceliyet tarihine” atıf yapılarak faiz başlangıç tarihi belirlenmesi hatalıdır.
Açıklanan husus bozma sebebi ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, yukarıda yazılı sebeplerden, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının “1-Davacının ücret farkı alacağı brüt 11.770,44TL ' nin TİS' te öngörülen muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” şeklindeki 1 numaralı bendinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine;
“Brüt 11.770,44 TL ücret farkı alacağının arabuluculuk son tutanak tarihi olan 18.01.2021 tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,” bendinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz eden davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 31.03.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.