
Esas No: 2020/21798
Karar No: 2022/3706
Karar Tarihi: 08.02.2022
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/21798 Esas 2022/3706 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Sanık hakkında kasten yaralama, tehdit ve hakaret suçlarından dava açılmıştır. Yerel mahkeme, sanığın kasten yaralama suçundan 3.000 TL para cezası vermiş, ancak tehdit suçuna ilişkin mahkumiyet kararı vererek suç vasfında yanılgıya düşmüştür. Ayrıca hakaret suçundan düşme kararı verilmiştir. Kararda 5237 Sayılı TCK'nın 86/2-3-a, 62, 52/2. maddeleri, 1412 Sayılı CMUK'nın, 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi ve 305. maddesi ile TCK'nın 73/6, 51/3, 53/4 maddeleri ile CMK’nın 251 vd. maddelerine yer verilmiştir. CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptali nedeniyle, yeniden değerlendirme yapılması gerekmektedir. Sonuç olarak, dava bozulmuştur ve yeniden değerlendirilmek üzere dosya esas/hüküm mahkemesine gönderilmiştir.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Düşme, mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre temyizin sanık ... tarafından kendi hakkında kurulan hükümlere ilişkin olduğu anlaşılarak, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre Ceza Genel Kurulunun ... gün ve ... gün ve... sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında açıkça vurgulandığı gibi, kesin nitelikteki hükümler ancak kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermek şartıyla, suç vasfına yönelik ya da suç niteliği doğru belirlenmesine rağmen yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan cezaların verildiği hükümlere karşı yapılan aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabilecektir. Yerel Mahkemece sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 86/2-3-a, 62, 52/2. maddeleri gereğince doğrudan verilen 3.000,00 TL adli para cezası, karar tarihi de göz önünde bulundurulduğunda 1412 sayılı CMUK'nın, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 305. maddesi gereğince kesin nitelikte bulunmaktadır. Ancak Yerel mahkemece sanığın katılana yönelik tehdit sözlerinin irade açıklaması olup olmadığı değerlendirilmeden ayrıca tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilerek suç vasfında yanılgıya düşülmüştür. Bu nedenle kesin nitelikteki yaralama suçuna ilişkin hükmün temyiz incelemesine tabi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
a- TCK'nın 73/6. maddesi uyarınca sanığa şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulmadan, CMK’nın 223/8. maddesi gereğince hakaret suçundan düşme kararı verilmesi,
b- Sanığın çıkan tartışma sırasında katılanı tehdit etmesi ve ardından darp etmesi biçiminde gerçekleşen eyleminin kesintiye uğramaması karşısında, sanığın eyleminin kasten yaralama suçunun irade açıklaması olup olmadığı tartışılarak yaralama eyleminin irade açıklaması olduğunun kabulü halinde yalnızca kasten yaralama suçundan hüküm kurulması yerine tehdit suçundan da hüküm kurulması,
c- Tehdit suçundan kurulan hükümde, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi ve takdiri indirim nedeni uygulanmasına karşın, ertelenmesi nedeniyle, TCK’nın 51/3. maddesi gereğince denetim süresinin gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak 1 yıl 8 ay olarak belirlenmesi,
d- Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK'nın 53/4. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
e- 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “ hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık ...’nın temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye kısmen uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/02/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.