12. Hukuk Dairesi 2014/2630 E. , 2014/5274 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/12/2013
NUMARASI : 2013/303-2013/662
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
-Borçluların temyiz isteminin incelenmesinde ;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlular aleyhine başlatılan 4 adet bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlular 03.07.2013 vade tarihli 155.000 TL bedelli bonoyu ödediklerini, 13.05.2013 vade tarihli 21.000 TL bedelli bononun aslında 1.000 TL bedelli iken başına “2” rakamı eklenerek 21.000 TL bedelli yapıldığını, bu bonoda tanzim yerinin bulunmadığını 13.05.2013 vade tarihli 10.000 TL bedelli bononun 5.000 TL veya 6.000 TL bedelli iken tahrif edilerek 10.000 TL bedelli hale getirildiğini, 13.05.2013 vadeli 4.000 TL bedelli bononun tanzim yerinin bulunmadığını belirterek takibin iptaline, %40 oranında tazminatın alacaklıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 13.05.2013 vade tarihli, 10.05.2013 tanzim tarihli 4.000 TL değerindeki senet ile, 13.05.2013 ödeme tarihli 30.04.2013 tanzim tarihli 21.000 TL bedelli senette tanzim yeri bulunmadığından bu senetler bakımından takibin iptaline,13.05.2013 ödeme tarihli 13.04.2013 tanzim tarihli 10.000 TL bedelli senedin gerçekte 6.000 TL bedelli olarak düzenlenmişken tahrif edilerek 10.000 TL bedelli senet haline getirildiği anlaşıldığından gerçek değerinden fazla olan 4.000 TL"lik kısmı ve bu kısmın ferileri bakımından takibin durdurulmasına fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
03.07.2013 vade tarihli 155.000 TL bedelli bono fotokopisi üzerine alacaklının “iş bu senedin aslı tarafımdan imha edilmiştir. O. E.” yazdığı ve imzaladığı 05.11.2013 tarihli celsede de yazının ve imzanın kendisine ait olduğunu ikrar ettiği anlaşılmaktadır. Söz konusu belge imzası ikrar edilmiş belge olup içerik bakımından borcun ödendiğini gösterir. Bu nedenle İİK"nun 169/a maddesi gereğince 03.07.2013 vade tarihli 155.000 TL bedelli bono bakımından takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken mahkemece bu yöne ilişkin istemin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
İİK"nun 169/a-6 maddesinde; “Borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere ... tazminata mahkum edilir.” hükmü yer almaktadır.
13.05.2013 tanzim tarihli 10.000 TL bedelli senet bakımından İİK"nun 169 /a maddesi gereğince takibin 4.000 TL"lik kısmının durdurulmasına karar verildiği, lehtar olan alacaklının senetteki tahrifatı bilebilecek konumda olduğu ve ağır kusurlu olduğu anlaşıldığından ağır kusurlu sayılan alacaklı aleyhine ve borçlu yararına 4.000 TL"nin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
2- Alacaklının temyiz isteminin incelenmesinde ;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK"nun 170/a-son maddesinde, "her ne suretle olursa olsun, ... borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise" takip dayanağı belgenin kambiyo senedi vasfını taşımadığı nedeni ile takibin iptal edilemeyeceği hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda borçluların, icra mahkemesine başvurularında 13.05.2013 vade tarihli 21.000 TL bedelli bononun aslında 1.000 TL bedelli iken başına “2” rakamı eklenerek 21.000 TL bedelli yapıldığını 1.000 TL"yi de ödediklerini beyan ettiği, böylece borcu kısmen kabul edip ödediklerini iddia ettikleri anlaşıldığından artık İİK"nun 170/a-son maddesine göre senedin tanzim yerinin bulunmadığı, bu nedenle kambiyo senedi vasfını taşımadığı gerekçesiyle takibin iptaline karar verilemez. Bu durumda mahkemece borçluların söz konusu senet hakkındaki iddiaları araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlularının ve alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK"nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.