20. Ceza Dairesi 2017/5288 E. , 2018/251 K.
"İçtihat Metni"Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dairemizce mahkemesine müzekkere yazılarak eksik belgelerin dosya içerisine konulmasının sağlandığı anlaşıldığından tebliğnamedeki Bitlis Ağır Ceza Mahkemesi"nin 2010/263 E sayılı dava dosyasının denetime imkan verecek şekilde dosyaya eklenmesi gerektiği yönündeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
6545 sayılı Kanun"un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun"un 106/3. maddesindeki “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek...” şeklindeki düzenleme gözetildiğinde, tebliğnamedeki “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” kısmının çıkartılarak, hükmün bozulmasını isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Safranbolu Sulh Ceza Mahkemesi"nce verilmiş 2004/48 esas, 2004/100 karar sayılı mahkumiyetine konu suçun 765 sayılı TCK"nın 191/1 maddesinde yazılı tehdit suçuna ait olduğu ve 5271 sayılı CMK"nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığının ve sanığın başkaca tekerrüre esas alınabilecek sabıkası olmadığının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 30/06/2010 yerine 2009 olarak yazılması,
2-TCK"nın 53. maddesi uygulanırken, TCK’nın 53. maddesinin (3.) fıkrası uyarınca 53/1-c madde ve bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanıkların kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, sanıkların kendi alt soyu dışındaki kişilerle ilgili, bu maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen “velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunma yetkisi”nden yoksun bırakılmasının hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden, yoksunluğun tümü için koşullu salıverilmeye kadar sürmesine karar verilmesi ve 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3-Adli sicil kaydında birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında, TCK’nın 58. ve 5275 sayılı Kanun"un 108/2. maddeleri uyarınca bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği gözetilmeyerek, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 1998/61 esas ve 1999/187 karar sayılı ilamı ile 765 sayılı TCK’nın 403/5-6-7, 59/2. maddeleri uyarınca verilen 10 yıl hapis cezası yerine, Safranbolu Sulh Ceza Mahkemesi"nin 2004/48 esas 2006/100 karar sayılı ilamı ile 765 sayılı TCK’nın 191/1. ve 647 sayılı Kanun"un 4. maddesi uyarınca verilen 63 TL para cezasının tekerrür uygulamasına esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ..., sanık ... ve müdafii ile sanıklar ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun"un 322. maddesi uyarınca giderilmesi mümkün bulunduğundan;
1-Gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak yazılan "2009" ibaresinin çıkarılarak yerine “30/06/2010” olarak yazılması,
2-TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanıklar hakkında, TCK"nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
3-Sanık ... hakkındaki hüküm fıkrasından tekerrürle ilgili bölümünün çıkarılması ve yerine “Tekerrür oluşturan İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 1998/61 esas ve 1999/187 karar sayılı ilamı ile verilen 10 yıl hapis cezası nedeniyle, hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK"nın 58. maddesinin 6 ve 7. fıkraları uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına; ancak sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle Safranbolu Sulh Ceza Mahkemesi"nce verilmiş 2004/48 esas, 2004/100 karar sayılı mahkumiyetine konu suçun 765 sayılı TCK"nın 191/1 maddesinde yazılı tehdit suçuna ait olduğu ve 5271 sayılı CMK"nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığının ve sanığın başkaca tekerrüre esas alınabilecek sabıkası olmadığının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi," ibaresinin yazılması suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Sanık müdafi tarafından 18/12/2013 tarihinde 19/12/2013 tarihli celseye katılamayacağından bahisle mazeret dilekçesi vermesine rağmen mazeret hakkında olumlu
veya olumsuz bir karar verilmeden ve 19/12/2013 tarihli celsede verilen esas hakkındaki mütalaa sanık müdafiine tebliğ edilmeden karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,
16.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi