Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/12718
Karar No: 2019/1700
Karar Tarihi: 28.02.2019

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/12718 Esas 2019/1700 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2017/12718 E.  ,  2019/1700 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


    Taraflar arasındaki asıl ve birleşen tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve birleşen davaların reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde asıl ve birleşen davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Asıl dosya davacısı; vekili ... vasıtasıyla, ... plaka sayılı aracı, dava dışı 3. şahıs ..."in vekil tayin etmiş olduğu ..."ndan satın aldığını ve aracı ... plaka ile kendi adına tescil ettiğini, ancak 3. Kişi ... tarafından yapılan şikayet üzerine, satışa esas olan vekaletnamenin sahte olduğu anlaşıldığından dolayı, ... Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliğinin 2006/149 esas 2011/166 karar sayılı dosyasında müvekkili adına yapılmış olan tescilin iptaline karar verildiğini, aracın satış işleminin sahte vekaletnameye dayanılarak, ... 21. Noterliğinin 29/04/2005 tarih 1603 yevmiye numarasında kayıtlı kati satış sözleşmesinin yapıldığını, sahte vekaletnameden dolayı müvekkilinin zarara uğradığını belirterek; araca ödenen bedel olan 16.245,00 TL"nin 22/07/2011 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevzuat faizi ile, 3.263,70 TL, tescil iptali mahkeme masrafının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Birleşen dosya davacısı; aracını dava dışı ..."a bir aylığına kiraladığını, bir ay sonra ..."a ulaşamadığı için savcılığa şikayette bulunduğunu, aracın ... 23. Noteri davalı ... ve diğer davalı ... ...tarafından sahte vekaletname tanzimi ile dava dışı ... ismindeki şahsa satıldığını öğrendiğini, daha sonra mahkeme kararı ile aracın satışının iptal edilerek müvekkili adına tescil edildiğini, bu süre zarfında müvekkilinin aracından mahrum kalması, aracın kıymetinin düşmesi, elde edeceği kiralardan mahrum kalması nedeniyle zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL"nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı, kusurlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece; davalı Noter ve Noter Katibinin kusursuz sorumluluklarına gidilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde asıl ve birleşen davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava; sahte nüfus cüzdanına dayalı olarak davalı noter başkatibi tarafından verilen sahte vekaletnameye istinaden araç satış sözleşmesi ile satın alınan aracın, alıcı olan davacının elinden alınması nedeniyle oluştuğu iddia edilen maddi zarar ile birleşen davada araç maliki davacının oluştuğunu iddia ettiği zarar kalemlerinin davalı noterden tahsili istemine ilişkindir.
    1512 sayılı Noterlik Kanunu"nun 162.maddesine göre; ""Noterler bir işin yapılmamasından veya hatalı yahut eksik yapılmasından dolayı zarar görmüş olanlara karşı sorumludurlar"". Bu maddeye göre noterlerin sorumluluğu Kusursuz sorumluluktur. Kusursuz sorumlulukta ise, zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur, aksine kusursuz sorumlu olan davalının (noterin) olayla zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerekir.
    Sorumluluk Hukukunun önemli ögelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Teoride ve uygulamada; mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru ile illiyet bağı kesilir ve kusursuz sorumlu olan kişi sorumluluktan kurtulur.
    Diğer taraftan Noterlik Yasası"nın 72.maddesi gereğince noter; iş yaptıracak kişilerin kimlik ve adresleri ile gerçek isteklerini tam öğrenmekle yükümlüdür. Noterin sahte belgeler ile işlem yapması ve gerçek maliki iyi tespit edememesi, hatalı ve eksik bir işlemdir.
    Somut olayda; davacının, 29/04/2005 tarihinde noterlikte yaptığı araç satış sözleşmesi ile birleşen dosya davacısı adına kayıtlı olan aracı, davalı noter katibinin görev yaptığı ... 23. Noterliğinde düzenlenen 25/04/2005 tarihli vekaletnameye istinaden satın aldığı, daha sonra düzenlenen 25/04/2005 tarihli vekaletnamenin sahte olduğunun anlaşıldığı ve akabinde de davaya konu edilen aracın birleşen davacı tarafından açılan dava ile tescilinin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
    Mahkemece,dosya kapsamı itibariyle üçüncü kişinin (haksız fiil faili) kusurlu eylemi ile davalı noterin kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldıracak şekilde illiyet bağının kesildiğinin kabulü gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de,mahkemece yapılan yargılama sürecinde davaya konu edilen sahte vekaletnamenin düzenlenmesinde kullanıldığı açık olan birleşen davacıya ait sahte nüfus cüzdan suretinin aslının temin edilemediği açıktır. Sahte nüfus cüzdan suretinin aslı temin edilemediğinden de mahkemece söz konusu sahte nüfus cüzdanının iğfal kabiliyetine sahip olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılamamıştır. Bu durumda,sahte nüfus cüzdanı kullanılarak düzenlenen sahte vekaletnameye istinaden söz konusu araç satışının yapıldığı belirlenmekle nedensellik bağının kesildiğini ispat külfeti davalı notere düşmektedir.
    O halde mahkemece; aslı temin edilemeyen, bu nedenle iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı tespit edilemeyen sahte nüfus cüzdanına istinaden düzenlenen sahte vekaletname ile söz konusu araç satış işleminin yapıldığı, gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği, davalı noterin bu şekli ile söz konusu sahte nüfus cüzdanının iğfal kabiliyetinin bulunduğu iddiasını ispat edemediği, noterlerin sorumluluğunun da kusursuz sorumluluk olduğu, dikkate alınarak davacıların talep edebileceği zarar kalemlerinin mevcudiyeti halinde, tazminine karar verilmesi gerekirken,eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi