Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/3076
Karar No: 2019/2959
Karar Tarihi: 07.05.2019

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2018/3076 Esas 2019/2959 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davalı elektrik şirketi ile davacı şirket arasında imzalanan \"Sistem Kullanım Sözleşmesi\" kapsamında, davalı tarafından 29 adet faturada geriye dönük olarak 582.129,10 TL cezai yaptırım uygulandığı ve bu bedelin ödenmesinin talep edildiği ancak davacının faturalara itiraz ederek iade ettiği, buna rağmen davalının bedeli tahsil etmek istediği ve borçlu olmadığının tespiti ile yapılan ödemenin istirdadı istendiği bir davada, mahkeme idari bir işlem veya eylem niteliğinde bulunmayan uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre adli yargıda karara bağlanması gerektiğini kabul etmediği için davanın reddine karar vermiştir. Ancak TTK'nın 16/1 maddesi uyarınca uyuşmazlık tacir olan taraflar arasında imzalanan özel hukuk sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davalı özel hukuk tüzel kişisi olup, uyuşmazlığın adli yargıda karara bağlanması gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle davalının idari değil özel hukuk kurallarına tabi olduğu, mahkemenin görevli olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın esası incelenip, taraf delilleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 16/1 maddesi uyarınca, ticaret şirketleri ve özel hukuk tüzel kişilerinin tacir sayıldığı belirtilmiştir.
19. Hukuk Dairesi         2018/3076 E.  ,  2019/2959 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi


    Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın yargı yolu yönünden reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    - KARAR -
    Davacı vekili, davacının EPDK"dan elektrik dağıtım lisansı aldığını, sanayi işletmelerinin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere davalı ... ile arasında ""Sistem Kullanım Sözleşmesi"" imzalandığını, davalının sözleşme kapsamından doğan tüm borçlarına ait aylık faturalarını düzenlediğini, davacının faturaları 2008 yılından bu yana eksiksiz ve zamanında ödediğini, ancak davalı tarafından 29/04/2013 tarihinde düzenlenen ve davacıya gönderilen 29 adet fatura ile, 2011 Mayıs ayından 2012 Aralık ayına kadar olan sürede her ay için sistem kullanım cezası tahakkuk ettirilerek bu bedelin ödenmesinin talep edildiğini, geriye dönük olarak hepsi aynı gün içerisinde tanzim edilmiş 29 adet faturada toplam 582.129,10 TL cezai yaptırım uyguladığını, faturalara itiraz edilerek iade edildiğini, ancak tüm faturaların bedeli olan 582.129,10 TL‘nin ödenmek zorunda kaldığını ileri sürerek, fatura bedellerinin toplamı olan 582.129,10 TL bedelden borçlu olmadıklarının tespitine, davalıya ödendiğinden bu bedelin 12/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, davacı ile davalı arasında sistem kullanım anlaşmaları imzalandığını, sistem kullanım anlaşmalarının ""Cezai Şartlar"" başlıklı maddesi uyarınca işlem yapıldığını savunarak, haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşme hükmüne göre, kamu tüzel kişiliğini haiz davalı idare tarafından kamu gücü kullanılarak tek yanlı irade açıklanması ile ceza tahakkuk ettirildiği, ceza tahakkuk ve tahsiline ilişkin işlemin yargısal denetiminin idari yargıda yapılması gerektiği gerekçesiyle, yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, taraflar arasında düzenlenen Sistem Kullanım Sözleşmesi"nden kaynaklanan cezai şart faturasının haksız olduğunun tespiti ile yapılan ödemenin istirdadı istemine ilişkin olup mahkemece, mevcut davaya bakma yetki ve görevinin idari yargıya ait bulunduğu gerekçesiyle, davanın, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
    Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK"nın 16/1"inci maddesi uyarınca ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar. Uyuşmazlık, tacir olan taraflar arasında imzalanmış olan ""Sistem Kullanım Anlaşması""ndan kaynaklanmakta olup, davalı da özel hukuk tüzel kişisidir. Davanın tarafları özel hukuk kurallarına göre faaliyet gösterdikleri gibi, uyuşmazlığa konu sözleşme de özel hukuk sözleşmesi niteliğindedir.
    O halde mahkemece, davalı şirketin, idare değil, özel hukuk hükümlerine tabi bir İktisadi Devlet Teşekkülü olduğu, uyuşmazlık konusunun idari bir işlem veya eylem niteliğinde bulunmadığı, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinin uygulanması suretiyle adli yargıda karara bağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, yargı yolu yönünden görevli olduğunun kabulü ile, uyuşmazlığın esası incelenip, taraf delilleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi