
Esas No: 2020/21645
Karar No: 2022/4097
Karar Tarihi: 09.02.2022
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/21645 Esas 2022/4097 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Sanık, ablasının arkadaşı olan ve sosyal medya üzerinden yazıştığı mağduru tehdit ettiği gerekçesiyle suçlu bulunmuştur. Ancak, meşru müdafaa şartlarının oluşmadığı ve haksız tahrik hükümlerinin sanık lehine uygulanma olanağı tartışılmadan hüküm kurulduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararı bozulmuştur. TCK'nın 25/1 ve CMK'nın 223/2-d maddeleri gereğince beraat yerine ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. TCK'nın 25/1. maddesi gereğince meşru müdafaa sınırları içinde kalabilmesi için saldırıya ve savunmaya ilişkin şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Saldırıya ilişkin şartlar; saldırının bulunması, haksız olması, meşru savunmayla korunabilecek bir hakka yönelmiş olması ve savunma ile eşzamanlı bulunması olarak belirtilirken, savunmaya ilişkin şartlar zorunluluk, saldırana karşı olma ve orantılılıktır. Hükümdeki kanun maddeleri; TCK'nın 25/1. ve CMK'nın 223/2-d maddeleridir.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığı
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
A) 5237 sayılı TCK'nın 25/1. maddesinde; "Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı, o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez" şeklindeki düzenlemeye göre, meşru müdafaa hukuka aykırılığı ortadan kaldırmakta ve bu nedenle de eylemi suç olmaktan çıkarmaktadır. Bir olayda meşru müdafaanın oluştuğunun kabul edilebilmesi için saldırıya ve savunmaya ilişkin şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
1- Saldırıya ilişkin şartlar:
a) Bir saldırı bulunmalıdır.
b) Bu saldırı haksız olmalıdır.
c) Saldırı meşru savunma ile korunabilecek bir hakka yönelik olmalıdır. Bu hakkın, kişinin kendisine veya bir başkasına ait olması arasında fark yoktur.
d) Saldırı ile savunma eşzamanlı bulunmalıdır.
2- Savunmaya ilişkin şartlar:
a) Savunma zorunlu olmalıdır. Zorunluluk ile kastedilen husus, failin kendisine veya başkasına ait bir hakkı koruyabilmesi için savunmadan başka imkanının bulunmamasıdır.
b) Savunma saldırana karşı olmalıdır.
c) Saldırı ile savunma arasında oran bulunmalıdır.
Savunmanın, meşru savunma şartlarının bulunduğu sırada başladığı, ancak orantılılık ilkesinin ihlal edilmesi nedeniyle meşru savunmanın gerçekleştiğinin kabul edilmediği durumlarda, "sınırın aşılması" söz konusu olabilmektedir.
Bu açıklamalar çerçevesinde; sanığın, ablası olan...ile bir dönem arkadaşlık yapan ve dosya kapsamından ...’a yönelik tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından hakkında soruşturma yürütülüp kamu davası açıldığı anlaşılan mağdur ile facebook isimli sosyal paylaşım sitesi üzerinden karşılıklı yazışırken, mağduru tehdit ettiği iddiası ile açılan kamu davasında, suçun işlendiği anda mağdur ...’nın başlamış ve devam eden sanık ...’a ya da yakınlarına ait bir hakka yönelmiş ciddi tehlike oluşturacak bir saldırısı bulunmadığı ve sanığın iddia olunan eyleminin meşru savunma sınırları içinde olmadığı gözetilmeden, sanığın savunması tespit edilip, tüm deliller toplanıp, olayın çıkış sebebi üzerinde durularak TCY’nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin sanık lehine uygulanma olanağı tartışıldıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
B) Kabule göre ise; sanığın eyleminin, TCK'nın 25/1. maddesi gereğince meşru müdafaa sınırları içinde kaldığı kabul edilmesine karşın, TCK'nın 25/1 ve CMK’nın 223/2-d maddeleri gereğince beraat yerine ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer ve Üst Cumhuriyet Savcılarının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/02/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.