Abaküs Yazılım
15. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/5583
Karar No: 2016/1853
Karar Tarihi: 24.032016

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2015/5583 Esas 2016/1853 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Dava, bir iş sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı yüklenici okul inşaatında % 42'lik artış haricinde % 9.40'lık bir zarara uğradıklarını iddia ederek davalı iş sahibinden bu zararın tazminini istemiştir. Davalı iş sahibi ise, güçlendirme bedelinden 765.319,84 TL'nin yükleniciden alınmasını talep etmiştir. Birleşen davalarda da İş sahibi İl Özel İdaresi ayıplardan kaynaklanan zararlarını istemiştir. Mahkemece, asıl ve birleşen davalar yönünden İl Özel İdaresinin taraf bulunduğu gözetilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Kanun maddeleri:
- 5302 sayılı Kanun'un \"İl Özel İdarelerinin görev, yetki ve sorumlulukları\" başlıklı 6. maddesi
15. Hukuk Dairesi         2015/5583 E.  ,  2016/1853 K.
"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki asıl ve birleşen dosya davacısı ile birleşen dosyalar davacısı vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava ve birleşen davalar eser sözlemesinden kaynaklanmakta olup, davacı yüklenici asıl davada, müvekkili şirketin taahhüdü altında yapımı tamamlanan .. İli Merkez .. Mahallesi ... Müdürlüğü"nce .. tarihli tutanağı ile kullanıma alındığını, geçici kabulün yapıldığını, okul inşaat maliyetinde birinci keşfe nazaran artış olması nedeniyle Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünce mukayeseli keşif özeti ve gerekçe raporu düzenlendiğini ve Müdürlüğü Emanet Komisyonu"nun incelemeleri sonucunda % 12"lik kısmının ise İl Daimi Encümeni"nde görülmesine karar verildiğini, İl Daimi Encümeni"nin .. tarih ve 284 sayılı kararı ile işin sulhname ile yapıldığını, okul inşaatının % 42"lik artış haricinde % 9.40"lık bir zarara uğraması nedeniyle % 9.40 olan artış oranının yeniden görüşülmesini talep ettiğini, ancak bu güne kadar bir karar verilmediğini, 1.. tarihi itibariyle 10.756.806.215,00 TL zarara uğradıklarını, bu miktarın davalıdan tahsilin talep etmiş, birleşen .. Esas sayılı dosyada hakedişten kesilen 1.000,00 TL"nin de hüküm altına alınmasını istemiş, davalı iş sahibi ise, birleşen 2012/ Esas sayılı dava dosyasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla güçlendirme bedelinden 765.319,84 TL"nin yükleniciden alınmasını, yine birleşen .. Esas sayılı dosya ile de, görevli idare personelinin bu bedelden sorumlu tutulmasını istemiş,
Mahkemece, yüklenicinin açmış olduğu davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm Dairemizin 22.03.2007 tarihli ilamıyla, "Türkiye genelindeki deprem riskine karşı yapılan incelemeler meyanında dava konusu okulun ayıplı olarak yapıldığı ve yıkılma tehlikesine karşı tahliye edildiği dosyadaki bilgilerden anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, davacı yüklenicinin yükümülülüğündeki binada ayıp bulunup bulunmadığı, ayıplı ise bu ayıbın gizli ayıplı olup olmadığı, binadaki çatlamaların davacının kusurundan ileri gelip gelmediğinin tespiti ile gizli ayıp varsa, ayıp miktarına göre davanın reddine veya yapılan iş miktarından tenzili ile sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir" gerekçesiyle bozulmuş,
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında İdare"nin açmış olduğu davalar birleştirilmiş, Mahkemece bu kez husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bozmaya uyulup devam eden yargılama aşamasında 06.03.2014 tarihli celsede davacı yüklenici vekili davanın İl Özel İdaresine karşı devam ettirilmesini istemiş, davalı.. vekili ise, davacı vekilinin taraf değişikliğiyle ilgili beyanına bir diyecekleri olmadığını bildirmiş, mahkemece .. tarihli ara kararında, davacı vekilinin beyanı doğrultusunda davanın İl Özel İdaresine karşı devamını isteyip, bu kez bu talepten vazgeçtiğinden bahisle bir kez ıslah olabileceği düşüncesiyle istemin reddine karar verilip, .. karşı devamına imkan olmadığı gerekçesiyle husumet yokluğundan dava reddedilmiştir.
Taraf sıfatı,bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasında ki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise def"i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re"sen nazara alınmasıdır.
Husumet ehliyeti kamu düzenine ilişkin olup resen incelenmelidir. Asıl davada davacı ..Müdürlüğü"nü hasım göstererek dava açmışsada, davada yüklenici sözleşme ilişkisine dayanmış ve iş bedelini istemiş, birleşen davada da hakedişten kaynaklanan alacağını talep etmiştir.
Birleşen davada da bu kez İş sahibi İl Özel İdaresi ayıptan kaynaklanan zararlarını istemiştir. 5302 sayılı Kanun"un İl Özel İdarelerinin görev, yetki ve sorumlulukları başlıklı 6. maddesi uyarınca (a) Gençlik ve Spor Sağlık, tarım, sanayi ve ticaret Belediye sınırları il sınırı olan Büyükşehir Belediyeleri hariç ilin çevre düzeni plânı, bayındırlık ve iskân, toprağın korunması, erozyonun önlenmesi, kültür, sanat, turizm, sosyal hizmet ve yardımlar, yoksullara mikro kredi verilmesi, çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtları ilk ve orta öğretim kurumlarının arsa temini, binalarının yapım, bakım ve onarımı ile diğer ihtiyaçlarının karşılanmasına ilişkin hizmetleri il sınırları içinde, yapmakla yetkili ve görevli kılınmıştır. Kaldı ki, dava konusu inşaatın ayıplı olduğu iddiasıyla dava açılmış ve eldeki davayla birleştirilmiştir. Az yukarıda açıklandığı üzere husumet itirazı her aşamada nazara alınır ve kazanılmış hak söz konusu olmaz. Dairemizin bozma ilamında bu hususa değinilmemesi husumet yönünden kazanılmış hak sağlamaz. Mahkemece, davacı tarafın .. tarihindeki beyanı üzerine işin esasına girilip, asıl ve birleşen davalar yönünden İl Özel İdaresinin taraf bulunduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, davacı vekilinin beyanı nazara alınarak 2. kez ıslah yapılamaz düşüncesiyle husumet nedeniyle reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Öte yandan asıl davada davacının limited şirket olup, yüklenicinin karar başlığında isminin gerçek kişi olarak yazılması da hatalı olmuştur.
SONUÇ, Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden Asıl ve birleşen dosya davacısı ile birleşen dosyalar davacısına geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 24.032016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi