13. Hukuk Dairesi 2016/4894 E. , 2018/11590 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının sahip olduğu taşınmaz üzerinde... İnşaat ... Ortaklığı ile yaptığı kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi gereğince yüklenici tarafından yapılan ... isimli inşaattan, yükleniciyle yaptığı sözleşmeyle F 1 blok 1. bodrum kat 2 nolu bağımsız bölümü satın aldığını ve yükleniciye bedelini ödediğini, yüklenici ile davalı arsa sahibinin noter harçlarını eksik ödemeleri sebebiyle haklarında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazının reddedildiğini, bu takip nedeniyle satın aldığı ancak tapuda devri yapılmayan dava konusu taşınmazın satış işlemlerine başlandığını, icra dosya borcunun yarısı olan 30.000,00-TL’yi ödemek zorunda kaldığını, bu bedelin davalıdan rucüen tahsili için başlattığı takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı, davalı hakkında başlatılan icra takibi nedeniyle satın aldığı taşınmazın satışa çıkarıldığını, satışı önlemek için davalının borcunu ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, ödediği bedelin davalıdan tahsili için başlattığı takibe vaki itirazın iptalini istemiş; davalı, 30.000,00-TL"nin alacaklı görünen kişiye ödendiğini, taşınmazın davacıya devredildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, arsa sahibi ile yüklenici inşaat firması arasında yapılan sözleşme gereğince masraflardan yüklenici inşaat firmasının sorumlu olduğunun tartışmasız olduğu, davacının arsa sahibinden herhangi bir alacak talep etme hakkı bulunmadığı, haciz tehdidi altında ödemiş olduğu 30.000,00-TL’yi yüklenici inşaat firmasından talep edebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacının taraf olmadığı davalı ile dava dışı yüklenici firma arasında düzenlenen 26.01.2007 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinde "müteahhit firma ile arsa sahipleri arasında sözleşme imzalandıktan sonra, müteahhit firma ... Belediyesine müracaat ederek imar durumunu ve kat sayısını belirleyecektir. İnşaat ruhsatı alınırken arsa sahiplerince hiçbir bedel, vergi ve harç alınmayacaktır" hükmüne yer verildiği, yine TBK"nun 127. maddesinde "Alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişi, aşağıdaki hallerde ifası ölçüsünde alacaklının haklarına halef olur: 1. Başkasının borcu için rehnedilen bir şeyi rehinden kurtardığı ve bu şey üzerinde mülkiyet veya başka bir ayni hakkı bulunduğu takdirde. 2. Alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişinin ona halef olacağı, borçlu tarafından ifadan önce alacaklıya bildirildiği takdirde. Diğer halefiyet hallerine ilişkin kanun hükümleri saklıdır." düzenlemesinin yer aldığı, anılan yasal düzenleme ve sözleşme hükmü birlikte değerlendirildiğinde, davacının ... 2. İcra Müdürlüğü"nün 2013/12750 esas sayılı dosyasındaki davalıya ait borcu alacaklıya ödeyerek TBK"nun 127. maddesine göre alacaklıya halef olduğu gözetilip, 26.01.2007 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinde davacının taraf olmadığı da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.