
Esas No: 2022/4207
Karar No: 2022/5074
Karar Tarihi: 21.04.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/4207 Esas 2022/5074 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davacı, davalı işyerinde 33 yıldır kesintisiz çalıştığını ve son görevinin satın alma müdürlüğü olduğunu belirtmiştir. Davacı, işyerindeki paletlerin işyerinden izinsiz olarak görev yazısı olmadan ve şirkete ait araç ile işyeri dışına çıkarıldığını iddia edilmiştir. Davalı şirket bu iddiayı kabul etmediği için davacının işten çıkarılması için zemin hazırlama amacı güttüğünü beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesi toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacının lehine karar verdi. Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını hukuka uygun bularak davalının istinaf başvurusunu reddetti. Ancak, Temyiz Mahkemesi kararına göre, davacının ilk dönem çalışması tasfiye edildiği ve ödenen kıdem tazminatı tutarının mahsup edildiği hesaplamaya göre tüm dönem üzerinden kıdem tazminatı alacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak bu hesaplama yanlıştır. Çünkü davacının ilk dönem çalışması kıdem tazminatının hesaplanması için dikkate alınmayacak dönem olup, emeklilik sonrası dönem önceki dönemden bağımsız olarak değerlendirilerek hesaplama yapılmalıdır. Anılan kararın dayanağı ise 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14/2 nci maddesi olup, bu maddeye göre işçinin
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : ... 7. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 30. İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde 33 yıldır kesintisiz çalıştığını,son görevinin satın alma müdürlüğü olduğunu , 23.10.2018 tarihinde savunma yazısı istendiğini, savunma konusunun; “işyerinin herhangi bir onayı veya talimatı olmadan işyerinden izinsiz olarak, görev yazısı olmadan, şirkete ait malzemelerin...ile birlikte araca yüklendiği ve...tarafından şirkete ait araç ile işyeri dışına çıkartıldığı, bu durumun şirket yönetiminin bilgisi dahilinde olmadığı, bu durumun sadakat yükümlülüğüne, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu” olarak belirtildiği , 24.10.2018 tarihinde savunmasını verdiğini ve içeriğinde özetle; “olayın doğru olduğu, götürülen paletlerin işyerinde yıllardır devam eden uygulamanın gereği ve sonucu olduğu, boşa çıkan paletlerin ihtiyacı olanlar tarafından alındığı, bu durumun işyerince bilindiği, kendisinde zaman zaman aldığını,palet çalıp satmadıklarını hırsız olmadıklarını” ifade ettiğini, bu konuda savunma istenmesinin davacının işten çıkartılması için zemin hazırlamaya yönelik olduğunu ve söz konusu isnadın davalı işyerinde çalışmasını imkansız hale getirdiğini bu nedenle haklı olarak işten ayrılmak zorunda kaldığını beyanla kıdem tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle fesih hakkı bulunmadığını, 24.10.2018 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını, davacının ilk dönem çalışmasının emeklilik nedeniyle sona erdiğini akabinde davacının tekrar işe girişinin yapıldığını, bu dönem için kıdem tazminatının ödendiğini, ilk dönem çalışmasının tasfiye edildiğini, davacının eyleminden önce,şirket tarafından hurda malzemeler ve paletlerin daha sonra satılmak üzere depolanması yönünde karar alınmış olup, bu hususta tüm çalışanlara bilgi verildiğini, davacının işyerine ait paletleri izinsiz olarak işyeri aracına yükleyerek işyerinden çıkarmasının sadakat borcuna aykırılık teşkil ettiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu :
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, taraflar arasındaki sözleşmeye, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının ilk dönem çalışmasının tasfiye edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
1475 sayılı Kanun’un 14/2 nci maddesi, işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme bağlamıştır. O halde kıdem tazminatına hak kazanmaya dair sürenin hesabında, işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları dikkate alınır. Bununla birlikte, her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi, hizmet birleştirmesi için şarttır. İşçinin önceki çalışmaları sebebiyle kıdem tazminatı ödenmişse, aynı dönem için iki defa kıdem tazminatı ödenemeyeceğinden, tasfiye edilen dönemin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması mümkün olmaz. Ancak, tasfiye edilen dönem için yapılan ödemelerin yasal hakların altında kaldığının anlaşılması halinde yine tasfiye esası benimsenmekle birlikte, zamanaşımı def’inden etkilenmemesi halinde ilgili döneme ilişkin fark alacak, ait olduğu dönem ücretine göre belirlenmelidir.
Somut olayda; davacının, davalı işyerinde 11.04.1985 - 26.08.2008 ve 06.10.2008 - 24.10.2018 tarihleri arasında iki dönem halinde çalıştığı, ilk dönem çalışmasının 26.08.2008 tarihinde emeklilik nedeni ile sonlandığı ve davacıya kıdem tazminatının ödendiği anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ilk dönem çalışmasının tasfiye olarak kabul edilip edilmemesi takdirine göre seçenekli olarak hesaplama yapılmış, Mahkemece ilk dönem çalışmasının tasfiye edilmediğinin kabulü ile ödenen kıdem tazminatı tutarının mahsup edildiği hesaplamaya göre tüm dönem üzerinden kıdem tazminatı alacağı hüküm altına alınmıştır.
Davacı, 26.08.2008 tarihinde emekli olmuş, emeklilik nedeniyle kendisine 16.355,01 TL kıdem tazminatı ödenmiştir. Davacının bu tarih itibariyle kıdem tazminatının eksik ödendiğine ilişkin iddiası bulunmamaktadır. Davacı işçi emeklilik sonrasında davalı işyerinde yeniden işe başlamış ve fesih tarihi olan 24.10.2018 tarihine kadar çalışmıştır. Emeklilik sonrasında ödenen kıdem tazminatının eksik ödendiği iddiası bulunmadığına göre emeklilik öncesi dönem tasfiye edilmiştir. Emeklilik sonrası dönemin ise önceki dönemden bağımsız olarak değerlendirilmesi gereken yeni bir çalışma dönemidir. Buna göre, kıdem tazminatı hesabı bakımından sadece ikinci dönem çalışması esas alınarak sonuca gidilmesi gerekirken tüm dönem üzerinden değerlendirme yapılıp emeklilikte ödenen miktarın faizi ile birlikte mahsubu ile yetinilmesi hatalıdır.
Sonuç :
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.