20. Ceza Dairesi 2017/4372 E. , 2018/157 K.
"İçtihat Metni"Mahkeme : Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya İncelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Anayasa"nın 40/2, 5271 sayılı CMK"nın 34/2, 231/2 ve 232/6. Maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; dosya kapsamına göre, sanığın yüzüne karşı verilen 07/06/2010 tarihli kararda kanun yolu mercii ve başvuru merciinin, başvuru şekli ile başvuru süresinin ne zaman başlayacağının gösterilmemiş olması karşısında; söz konusu karar kesinleşmediğinden, bu kararın infazına ilişkin işlemler ile "tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin ihlal edildiği gerekçesi ile 07/06/2010 tarihli karar ile hükmedilen 1 yıl hapis cezasına ilişkin kararın aynen infazına" ilişkin 28/09/2010 tarihli ek kararın hukuken geçersiz olduğu, sanığın 05/08/2011 tarihli temyiz isteminin, 07/06/2010 tarihli hükme yönelik olduğu kabul edilerek, 07/06/2010 tarihli asıl hükmün incelenmesinde;
1)Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
a)Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun"un 68. maddesi ile değiştirilen TCK"nın 191. maddesi ve aynı Kanun"un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun"a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına",
b)Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun"un 68. maddesi ile değiştirilen TCK"nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu ve uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamaz" hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK"nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca "davanın düşmesine"
Karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
2) 07/06/2010 tarihli kararın hüküm fıkrasında; sanık hakkında "5560 sayılı Kanun ile değişik TCK"nın 191/1. fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile birlikte aynı maddenin 6 . fıkrası yollaması ile 2. fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" karar verilmesi nedeniyle, sanığa, aynı maddenin 7. fıkrası gereği, "Sanığın, mahkûm olduğu cezanın, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde, infaz edilmiş sayılacağına, aksi takdirde, derhal infaz edileceğine, " ilişkin ihtarat yapılması gerekirken, hakkında TCK"nın 191/2. fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilenler için, aynı maddenin 5. fıkrasıda öngörülen, "Sanığın tedavinin ve denetimli serbestlik gereklerine uygun davrandığı takdirde hakkında açılmış olan davanın düşmesine karar verileceği, aksi takdirde, davaya devam olunarak hüküm verileceği" şeklindeki ihtarın yapılması suretiyle, sanığın yanıltılmasına neden olacak şekilde hatalı karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, bozma nedenleri dışında diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 11/01/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.