Abaküs Yazılım
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/3632
Karar No: 2022/5734
Karar Tarihi: 10.05.2022

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/3632 Esas 2022/5734 Karar Sayılı İlamı

9. Hukuk Dairesi         2022/3632 E.  ,  2022/5734 K.

    "İçtihat Metni"



    BÖLGE ADLİYE
    MAHKEMESİ : ... 28. Hukuk Dairesi
    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    İLK DERECE
    MAHKEMESİ : ... 17. İş Mahkemesi

    Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

    Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.05.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

    Duruşma günü davalı vekili Avukat Burhan Cem Erkin ile davacı vekili Avukat ... gelmişlerdir.

    Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

    Dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.09.2013-09.01.2016 tarihleri arasında davalının Türkmenistan Aşkabat'ta bulunan projelerinde taşeron hak ediş kontrol mühendisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini, müvekkilinin çalıştığı sürede fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili çalışmaları karşılığı ücretlerinin ödenmediğini, en son net 3.500,00 USD maaş aldığını, aylık ücretin bir kısmının elden yurtdışında ihtiyaçlarını görmesi için verilerek kalan kısmının bankadan ödendiğini belirterek, dava konusu işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 05.09.2013-09.01.2016 tarihleri arasında davalının Türkmenistan’da hak ediş mühendisi olarak çalıştığını, davacının tüm hak edişlerinin eksiksiz ödendiğini, davacının ücretinin 1.944,00 USD olduğunu, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacağının bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2020 tarihli ve 2018/137 Esas, 2020/546 Karar sayılı ilâmı ile dosyada mevcut tanık anlatımları, emsal çalışanlara ilişkin hesap cetveli, davacının iş yerinde taşeron hak ediş kontrol mühendisi olarak çalışması ve mevcut kıdemi ile çalışmanın yurt dışında yapılmış olması da nazara alınarak davacının 3.500,00 USD karşılığı 10.600,80 TL net, 12.206,63 TL brüt ücretinin bulunduğu, tanıkların da davacı ile birlikte çalıştığı dönem nazara alınarak davacının haftada ortalama on sekiz saat fazla çalışmasının bulunduğu, tanık anlatımlarına gerek dosyada mevcut delillere göre ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, mevcut tanık anlatımları ve deliller nazara alındığında davacının ortalama ayda iki hafta tatilinde çalışmasının bulunduğu, davacının imzalamış olduğu istifa dilekçesinin irade fesadına dayalı bir istifa dilekçesi olmadığının anlaşıldığı, davacının hak ediş mühendisi niteliğinde istifa dilekçesinin sonuç ve mahiyetini anlayabilecek nitelikte bir personel olduğu, davacı tarafça irade fesadı iddiasının usulüne uygun şekilde ileri sürülerek ispat edilemediği davacının iş sözleşmesinin istifa neticesinde sona erdirdiği gerekçesi ile davanın kıdem ve ihbar tazminatı talepleri yönünden reddine diğer alacaklar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının söz konusu istifa dilekçesini baskı altında imzaladığını, davacının isticvabında da bu hususu belirttiğini, dinlenen tanıkların ise davacının iş sözleşmesinin bizzat davalı tarafından feshedildiğini doğruladığını, müvekkilinin kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasını talep etmiştir.

    2.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, mahkemece tespit edilen ücretin hatalı olduğunu, davacının ücret alacağının bulunmadığını, davacının fazla çalışma ücretlerinin ödenmiş olduğunu, yapılan ödemelerde ihtirazı kayıt bulunmadığını, ayrıca bilirkişinin yapılan hesaplamada hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil günlerini dışlamadan sanki bu günlerde çalışma varmış gibi fazla çalışma alacağı hesapladığını, haftalık on sekiz saati aşan fazla çalışmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, husumetli tanık beyanlarına dayanılarak karar verilmesinin mümkün olmadığını, davacı tanıklarının davacı aynı işi yapan kişiler olmadığını, indirimin yetersiz olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli ve 2021/1131 Esas, 2021/1473 Karar sayılı ilâmı ile davacının kıdemi, yaptığı işin niteliği, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer yazılı kayıtlara göre en son ücretinin aylık net 3.500,00 USD olarak saptanmış olmasının yerinde olduğu, davacının 1.228,00 USD ücret alacağının ödendiği hususu işveren tarafından ispatlanamadığı, bu nedenle davacının talep ettiği ücret alacağına hak kazandığı davacının işveren tarafından işten çıkartıldığını ifade etmesi ve davacı asılın istifa için somut bir sebep göstermemesi, iki yıldan fazla bir çalışmasının bulunması ve tazminat haklarını geride bırakacak şekilde işten ayrılmasının da hayatın olağan akışına aykırı oluşu hususları birlikte değerlendirildiğinde; istifa dilekçesine değer verilmediğini, davacının iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın işveren tarafından sona erdirildiği kanaatine varıldığını, davacının kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar vermek gerektiğini, davacının ödenmeyen haftalık on sekiz saat karşılığı fazla çalışma alacağının bulunduğu, ayrıca puantaj kayıtlarında gösterilen hafta tatili ve genel tatil günlerinde çalıştığı ve karşılığının ödenmediği,yapılan takdiri indirim oranının davacının çalışma şekli, yapılan fazla çalışma saati, işinin ve işyerinin özelliği dikkate alındığında yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    2.Dairemizin 19.10.2021 tarihli ve 2021/8623 Esas, 2021/14487 Karar sayılı ilâmı ile özetle, diğer temyiz itirazları yerinde görülmeyerek dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarına göre irade fesadı ispatlanamadığı gibi tanıklarca davacının iş sözleşmesinin işin sona ermesi nedeniyle feshedildiği şeklindeki ifadelerin doğru olmadığının davacı asılın beyanı ile sabit olduğu, yine yaptığı işin niteliğine göre davacının imzaladığı istifa dilekçesinin sonuç ve mahiyetini anlayabilecek nitelikte bir personel olduğu, davacı asılın; 08.12.2020 tarihli celsedeki beyanında eşi ile birlikte Türkiye’ye dönmek zorunda olduğunu, böyle bir durum oluştuğunu ifade ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiği, bu hâlde kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerektiği gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.

    B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine, diğer alacaklar yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili, belirsiz alacak davasının şartlarının bulunmadığını, karara dayanak olan belgelerin hukuki olarak bir ispat gücünün bulunmadığını, davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini, davacı tanıklarının husumetli olduğunu, davacı tanıklarının davacının çalışma düzenine ilişkin bilgileri olmasının mümkün olmadığını, yapılan indirimin yetersiz olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Mahkemece kıdem ve ihbar tazminatı yönünden bozma ilâmına uygun karar verilip verilmediği, davalı tarafça ileri sürülen temyiz sebeplerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda usuli kazanılmış hak kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

    2.Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09.05.1960 tarihli, 1960/ 21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararı). Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1959/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı kararı).

    3. Değerlendirme
    1. Bir üst başlıkta yapılan açıklamalar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilâmına uygun şekilde kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddine dair hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

    2. Davalı tarafça bozma sonrası karara karşı ileri sürülen temyiz sebepleri, bozma ile karşı taraf yararına oluşan usuli kazanılmış hak sebebiyle yerinde görülmemiştir.

    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Uyulan bozma kararı gereğince tesis edilmiş Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik olmamasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmamasına göre yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

    Davacı yararına takdir edilen 3.815,00 TL duruşma vekalet ücreti ile aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,


    10.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi