
Esas No: 2022/5109
Karar No: 2022/5764
Karar Tarihi: 11.05.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/5109 Esas 2022/5764 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davalı olan Bakanlık, davanın taraf olarak gösterilemeyeceğini savunarak işçilerin taşeron şirketin işçisi olduğunu iddia etmiş. Mahkeme, deliller ve bilirkişi raporuna dayanarak davanın kısmen kabul edilmesine karar vermiş, ancak daha sonra yapılan bir başvuru sonucunda karar Yargıtay tarafından bozulmuş. Davacının ücretlerindeki eksik ödemelerin belirlenmesi için yeniden bir hesaplama yapılması istenmiş. Mahkemece yapılan hesaplamaya göre davalı Bakanlık, belirtilen ücret miktarını ödemesi gerektiği sonucuna varılmış. Temyiz eden tarafın itirazları reddedilmiş ve karar bozulmuştur. Harçlar Kanunu'nun 13/j. maddesi uyarınca, davacı tarafın harçsız olması gerektiği, ancak bu esas dikkate alınmaksızın harç ve masrafların sorumluluğunun davalı Bakanlık tarafından ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Kanun Maddeleri:
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 317/2 ve 319. maddeleri
- Harçlar Kanunu'nun 13/j. maddesi
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin ... ... İl Müdürlüğü... Ek hizmet birimi asıl işvereninde taşeron şirkete bağlı olarak çalıştığını, 01/01/2010 tarihinden sonra ücretlerinin düşürüldüğünü, davacının ücretlerinin haberi olmadan düşürülmesi nedeniyle 19/04/2010 tarihinde ... 3. İş Mahkemesi’nde dava açıldığını, yargılama sonucunda davacının 01/01/2010-19/04/2010 arasındaki eksik ödenen ücretin davalıdan tahsiline karar verildiği ancak davalının 19/04/2010 tarihinden itibaren ücretlerini eksik ödemeye devam ettiğini iddia ederek eksik ödenen ücretleri için şimdilik 500,00 TL ücret alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, husumet itirazında bulunarak davalı Bakanlığın taraf olarak gösterilemeyeceğini, davacının hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yüklenici firmaların işçisi olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce davalının temyiz itirazının reddine, davacının temyiz itirazının kabulü ile emsal dosyalarda ücret düşürüldükten sonra işçilere her altı ayda bir zam yapıldığı belirlendiğinden, bu zam miktarı gözetilerek davacının dönem ücretlerinin tespit edilmesi ve hesaplanması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda aldırılan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamada, 317/2 ve 319 uncu maddeler uyarınca ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı definde bulunulabileceği kabul edilmelidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ilkeye göre, kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması, saklı tutulan kesim için zamanaşımını kesmez, zamanaşımı, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktar için kesilir.
Somut uyuşmazlıkta açılan dava kısmi dava olup ıslah dilekçesine karşı davalı taraf süresi içinde zamanaşımı def’i ileri sürebilir.Davalı tarafça davacının ıslah dilekçesine karşı süresinde zamanaşımı def'inde bulunduğunun anlaşılmasına göre mahkemece ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı savunması değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken davanın belirsiz alacak davası olduğu değerlendirmesiyle ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı definin dikkate alınmaması isabetsiz olmuştur.
3- Davalı Bakanlık, Harçlar Kanunu'nun 13/j. maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen harçlar ayrıca hesaplanmaksızın harç ve masraflar toplamı yargılama giderinden kabul ve red oranı dikkate alınarak sorumlu tutulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, 11.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.