
Esas No: 2022/4946
Karar No: 2022/5877
Karar Tarihi: 12.05.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/4946 Esas 2022/5877 Karar Sayılı İlamı
9. Hukuk Dairesi 2022/4946 E. , 2022/5877 K."İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : ... 9. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Bakanlık tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Bakanlık tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının veri giriş kontrol işletmeni olarak hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalı ... Bakanlığına bağlı Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalışmaktayken, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalı Bakanlık ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7 nci maddesinde; “İşbu sözleşme süresince işçiye her ay brüt asgari ücretin % 40 fazlası üzerinden günlük olarak ödeme yapılır.” hükmünün bulunduğunu, davacının kadroya geçtikten sonra 2018 yılında asgari ücretin %40 fazlası üzerinden ücretinin belirlendiğini ve ilave toplu iş sözleşmesi gereğince %4 oranında zamların yapıldığını, sözleşme hükmüne göre ücretin her yıl asgari ücretin %40 fazlası olarak belirlenmesinin gerekmesine karşın sözleşmeye aykırı olarak davacının ücreti asgari ücret seviyesine çekilmek ve bu ücrete %4 zam uygulanmak suretiyle eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek davacının eksik ödemeden kaynaklı fark ücret alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı definde bulunduklarını, kadroya geçiş sonrası asgari ücret tespit komisyonu tarafından belirlenen oranlarda zam yapıldığını, yasaya ve hukuka aykırı uygulamanın söz konusu olmadığını ve davacı iddialarının haksız bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin19.04.2021 tarihli ve 2020/237 Esas, 2021/157 Karar sayılı kararı ile davacının 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçiş yaptığı, kadroya geçiş sırasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde asgari ücretin %40 fazlası üzerinden ücret ödeneceğinin açıkça belirtildiği, davacıya sözleşmesinde yazılı miktar üzerinden uygulanacak zam oranları doğrultusunda işçilik alacaklarının ödenmesi gerektiği, bu bağlamda davacının fark ücret alacağının bulunduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal haklarının belirlenmesinde, kadroya geçirilmeden evvel işçilerin bireysel iş sözleşmelerinin yanı sıra alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin var olup olmadığına göre ayrıma gidilerek bu hakların kadroya geçirilmeden evvel bir toplu iş sözleşmesi mevcut ise toplu iş sözleşmesinin bitimine kadar bu toplu iş sözleşmesinin uygulanması suretiyle oluşan ücret ile diğer mali ve sosyal haklardan fazla olamayacağını; kadroya geçirilmeden evvel bir toplu toplu iş sözleşmesi mevcut değil veyahut kadroya geçtikten sonra yararlanılmaya başlayan ve fakat idarelerce kabul edilen toplu iş sözleşmesi bitiminden evvel süresi sona eren toplu iş sözleşmesi var ise geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesine göre belirleneceğinin kabul edildiğini, davacının izah edilen bu şartları kabul ederek kendi talebi ile kadroya geçirilme işlemlerinin tamamlandığını, geçiş aşamasındaki rızalarının varlığının yüklenici bünyesinde çalışmaktan ziyade Bakanlık bünyesinde iş güvencesine sahip oldukları sözleşmeyi akdederek feragat ettiği haklarına istinaden dava açılmasında ahde vefa, iyiniyet ve dürüstlük kurallarına uygun davranıldığından söz edilemeyeceğini, sürekli işçi kadrosunda çalışan davacının aldığı tüm ücretlerin banka yolu ile ödendiğini, ihtirazı kayıt konulmaksızın kabul edildiğini, ödenen ücretin zımni örtülü olarak kabul edildiğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (375 sayılı KHK) geçici 23 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, ülke genelinde tüm kamu kurum ve kuruluşları nezdinde çalışan sürekli işçiler bakımından tatbik olunması zaruret arz eden ve Yüksek Hakem Kurulunca karara bağlanan toplu iş sözleşmesi uygulanması sebebiyle, sulh sözleşmesi ile kendisine tanınan haklar karşılığında “alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmelerinden doğan haklarından” feragat eden ve belirlenen ücrete yazılı rıza gösteren davacı yönünden mevzuat hükümleri çerçevesinde işlem tesis eden Bakanlığın mesul tutulmasının imkân dâhilinde bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Kamu Denetçiliği Kurumunun 17.07.2020 tarihli, 2020/65116-5.20.70660 sayı ve 2020/5528 başvuru numaralı kararının sunulduğunu, Anayasa'nın 55 ve 65 inci maddeleri ile 375 sayılı KHK'nın geçici 23 üncü maddesindeki düzenleme ile diğer ilke ve esaslar dikkatle alındığında, yasama yetkisi kapsamında düzenlenen bir konuda idarelerin aksine bir uygulama yapamayacacağını, Devletin, sosyal ve ekonomik yükümlülüklerini mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirmekle yükümlü olduğunu, sürekli işçilerin ücret ve diğer mali haklara ilişkin taleplerinin de bu ilke ve esaslar ile geçerli olan Yüksek Hakem Kurulu kararlarına göre belirlenmesi gerektiğinin değerlendirildiğini, başvuranın ücretinin, İdare tarafından düzenlemelere uygun bir şekilde belirlendiğini ve İdare işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını ve başvurucunun bu doğrultudaki ücret talebinin reddedildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/815 Esas, 2022/265 Karar sayılı kararı ile Dairemizin emsal nitelikte olduğu belirtilen 13.01.2022 tarihli ve 2021/12008 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilâmı alıntılanarak dosya içerisinde yer alan davacının imzalamış olduğu 02.04.2018 tarihli iş sözleşmesinin 7 nci maddesinde; işçiye her ay brüt asgari ücretin % 40 fazlası üzerinden günlük olarak ödeme yapılacağının belirtilmiş olduğu, söz konusu yazılı kuralın işvereni bağlayacağı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda asgari ücretin % 40 oranında fazlası üzerinden tespit edilen ücrete toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre % 4 zam yapılmak sureti ile yapılan hesaplama sonucu davacının fark ücret alacağının kabulüne ilişkin verilen kararın dosya kapsamına ve emsal ilâma uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle temyiz yoluna başvurulmuş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark ücret alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.20.11.2017 tarih ve 696 sayılı KHK'nın 127 nci maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23 üncü maddesinde belirtilen kamu idareleri ve bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar ile ve yine maddede belirtilen idarelerin merkez ve taşra teşkilatlarında, 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 04.12.2017 tarihi itibariyle çalışmakta olanların, maddede öngörülen şartları taşımaları, yazılı olarak başvurmaları ve yapılacak sınavda başarılı olmaları kaydıyla sürekli işçi kadrolarına geçirilecekleri hususu düzenlenmiştir.
2. 375 sayılı KHK'nın geçici 23 üncü maddesinde: "Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerden, geçiş işlemi yapılırken mevcut işyerinin girdiği işkolunda kurulu işyerinden bildirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal haklan, bu madde kapsamındaki idarelerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitimine kadar bu toplu iş sözleşmesinin uygulanması suretiyle oluşan ücret ile diğer mali ve sosyal haklardan fazla olamaz. Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerden; geçişten önce toplu iş sözleşmesi bulunmadığından kadroya geçirildiği tarihte yürürlükte olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerinin geçerli olduğu işçiler ile geçiş işleminden önce yapılan ve geçişten sonra yararlanmaya devam ettiği toplu iş sözleşmesi bulunmakta birlikte bu madde kapsamındaki idarelerde alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitiminden önce toplu iş sözleşmesi sona eren işçilerin ücreti ile diğer mali ve sosyal haklan, bu madde kapsamındaki idarelerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesine göre belirlenir." düzenlemesi yer almıştır.
3. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 12.04.2018 tarihinde "375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23 üncü Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret İle Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri" başlığı altında "375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 23 üncü maddesinin altıncı fıkrasında; geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin, anılan madde kapsamında yer alan idarelerce sürekli işçi kadrolarına geçirilen işçilerin ücreti ile diğer mali ve sosyal haklarının belirlenmesinde esas alınacağı düzenlemiştir. Geçiş işlemleri tamamlanan işçilere idarelerce uygulanmak üzere, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve 31.10.2020 tarihine kadar uygulanacak olan toplu iş sözleşmesinin ücret, mali ve sosyal haklara ilişkin hükümleri aşağıda yer almaktadır.
ÜCRET ZAMMI:
01.01.2018- 30.06.2018 tarihleri arası ücret zammı:
İşçilerin 01.01.2018 tarihinde almakta oldukları günlük çıplak ücretlerine aynı tarihten itibaren %4 (yüzde dört) oranında zam yapılmıştır. Ancak bu dönemde verilmiş bir ücret zammı varsa %4 (yüzde dört)'ten mahsup edilir.
01.07.2018- 31.12.2018 tarihleri arası ücret zammı:
İşçilerin 30.06.2018 tarihinde almakta olduklan günlük çıplak ücretlerine 01.07.2018 tarihinden itibaren %4 (yüzde dört) oranında zam yapılmıştır.
01.01.2019- 30.06.2019 tarihleri arası ücret zammı:
İşçilerin 01.01.2019 tarihinde almakta oldukları günlük çıplak ücretlerine aynı tarihten itibaren %4 (yüzde dört) oranında zam yapılmıştır.
01.07.2019- 31.12.2019 tarihleri arası ücret zammı:
İşçilerin 30.06.2019 tarihinde almakta olduklan günlük çıplak ücretlerine 01.07.2019 tarihinden itibaren %4 (yüzde dört) oranında zam yapılmıştır.
01.01.2020-30.06.2020 tarihleri arası ücret zammı:
İşçilerin 01.01.2020 tarihinde atmakta oldukları günlük çıplak ücretlerine aynı tarihten itibaren %4 (yüzde dört) oranında zam yapılmıştır.
01.07.2020- 31.10.2020 tarihleri arası ücret zammı:
İşçilerin 30.06.2020 tarihinde almakta oldukları günlük çıplak ücretlerine 01.07.2020 tarihinden itibaren %4 (yüzde dört) oranında zam yapılmıştır." düzenlemesine yer verilmiştir.
4. 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) "Çalışma koşullarında değişiklik ve iş sözleşmesinin feshi" kenar başlıklı 22 nci maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir :
"İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. ..."
5. 4857 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi gereğince gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanması gerekir.
6.7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" kenar başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında " Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesi dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü, ikinci fıkrasında ise: "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü yer almaktadır.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili tarafından davalı Bakanlığa bağlı işyerinde ihale ile hizmet alımı yapılan alt işveren şirketler nezdinde çalışmakta iken, 696 sayılı KHK'nın 127 nci maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23 üncü maddesi kapsamında 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirilmiş olan davacı işçinin, geçiş esnasında tanzim edilen belirsiz süreli iş sözleşmesinin aylık ücretin düzenlendiği 7 nci maddesinde yazılı bulunan oran dikkate alınmaksızın temel ücretinin hatalı belirlenmesi nedeniyle eksik ödeme yapıldığı iddiasıyla arabulucuya başvurulmuş, sürecin anlaşamama ile sonuçlanması üzerine 12.08.2020 tarihli son tutanak dava dilekçesine eklenerek 25.08.2020 tarihinde somut dava açılmıştır. Bununla birlikte Mahkemece hükme esas alınan ve davacının ıslahına dayanak oluşturan bilirkişi raporundaki dava konusu alacaklara ilişkin hesaplamalar 25.08.2020 olan dava tarihine kadar yapılmıştır. Arabuluculuk faaliyeti ise tarafların anlaşamadığına ilişkin düzenlenen son tutanak tarihinden önce muaccel olan alacaklar için gerçekleştirilmiştir.
3. Arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra ihtilaf konusu olan 12.08.2020 son tutanak tarihi ile 25.08.2020 dava tarihi arasında kalan talep dönemi için arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği dikkate alındığında, bu dönem yönünden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple,
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.