Abaküs Yazılım
4. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/32445
Karar No: 2022/5313
Karar Tarihi: 21.02.2022

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/32445 Esas 2022/5313 Karar Sayılı İlamı

4. Ceza Dairesi         2021/32445 E.  ,  2022/5313 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Hakaret
    HÜKÜM : Mahkumiyet

    KARAR

    Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
    Sanık hakkındaki ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin 18/10/2012 tarih ve 2012/219 esas, 2012/666 sayılı ilamın; temyiz edilmeden kesinleşmesine müteakip, kanun yararına bozma istemi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesince verilen bozma kararı sonrası kurulan yeni hükmün temyizen incelenmesi talep edilmiş ise de; kanun yararına bozma sonrası kurulan hükme karşı sanığın olağan kanun yoluna başvurma hak ve yetkisi bulunmadığı,
    Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun'un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ...’ın tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 21/02/2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.


    Karşı Oy
    Sanık ... hakkında müştekiler ...,. ... ve ...’a yönelik 23/03/2012 tarihinde işlediği hakaret suçundan Hatay... Asliye Ceza Mahkemesinin 21/02/2017 tarihli ve 2016/414 Esas ve 2017/153 sayı Kararıyla;
    • Görevli Memurlara Hakaret suçundan Türk Ceza Kanunu'nun 125/1-3-(a), 43/2, 62, 53 maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis ve hak yoksunluğuna,
    Karar verilmiştir.
    Dosya incelendiğinde, sanık hakkında müştekilere yönelik atılı suçtan Hatay 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 18/10/2012 tarihli ve 2012/219 E., 2012/666 K. sayılı Kararıyla aynı ceza verilmiş ve seçimlik cezada sanığın mükerrir olduğu gerekçesiyle hapis seçilmiş verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
    Söz Konusu kararın kanun yolu başvurusu olmaksızın kesinleşmesini müteakip, Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma başvurusu üzerine Yüksek Yargıtay .... Ceza Dairesi'nin 18/01/2016 tarihli ve 2015/30971 E., 2016/664 K. sayılı kararıyla özetle, sanık hakkında uygulanan tekerrür hükümlerine konu edilen önceki hükümlülüğünün kesin nitelikte adli para cezası olması sebebiyle koşulları oluşmadığı halde tekerrür hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmadığı ve sanığın mükerrir kabul edilmesi sebebiyle seçenekli yaptırımlardan hapis ceza tercih edildiğinden; kamu görevlisine hakaret suçundan kurulan hükmün bozulmasına, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4-b maddesi gereğince sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına karar verilmiştir.
    Özel Dairenin kanun yararına bozma kararı üzerine bu kere yukarıda belirtilen kararı vermiştir.
    Kararın süresi içinde temyizi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin 21/02/2022 tarihli ve 2021/32445 Esas, 2022/9313 sayılı kararıyla “Sanık hakkındaki .... Sulh Ceza Mahkemesi'nin 18/10/2012 tarihli ve 2012/219 E., 2012/666 K. sayılı ilamının, temyiz edilmeden kesinleşmesini müteakip, kanun yararına bozma istemi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesince verilen bozma kararı sonrası kurulan yeni hükmün temyizen incelenmesi talep edilmiş ise de, kanun yararına bozma sonrası kurulan hükme karşı sanığın olağan kanun yoluna başvurma hak ve yetkisi bulunmadığı” gerekçesiyle temyiz isteğinin oy çokluğuyla reddine karar verilmiştir.
    Yüksek Daire'nin söz konusu kararına aşağıda izah edilen gerekçelerle iştirak edilememiştir.
    Konu daha iyi anlaşılabilmesi bakımından kanun yolu muhakemesi hakkında genel olarak açıklamalara ihtiyaç bulunmaktadır.
    1) GENEL OLARAK KANUN YOLU MUHAKEMESİ
    Malumları olduğu üzere Ceza Muhakemesi Hukuku, bir suçun işlendiğinin öğrenilmesinden kesin hükme kadar uygulanması gereken kuralları düzenler. Ancak, muhakeme sonunda her zaman maddî gerçeğe ulaşılması mümkün olmayabilir. Bunun bir sonucu olarak, kesin hüküm hâline gelene kadar verilen kararlara karşı da adlî hataların tamiri amacıyla bazı kanun yolları öngörülmüştür.
    Bununla birlikte, bir ceza muhakemesi neticesinde verilen hüküm aleyhine sınırsız bir şekilde kanun yoluna başvuru imkânı tanımak, hakkında yargılama yapılan kişilerin hayatı boyunca muhakeme tehdidi altında bulunmasını sağlar ki bu durum, toplumdaki huzur ve güvenliğin bozulmasına sebebiyet verir. Buna karşı bir tedbir olarak, “kesin hüküm” kavramı kabul edilmiştir. Kesin hükümle, insana hukuk güvenliği sağlanmakta ve taraflar açısından uyuşmazlık çözülmektedir. Ancak, muhakeme sonucunda verilen bu kararların mutlak doğru olduğundan söz edilemez.
    Bir hâdisenin oluşu ve bunun mahkemede değerlendirilmesi maddî gerçeği ortaya çıkarmayabilir. Bu takdirde, vakıanın mahkemeye doğru bir şekilde aksetmeyeceğini kabul edip, mahkemelerin hüküm tesis edememesi neticesine varmak veya verilen hükümleri daha sonra meydana çıkacak hâdiseler çerçevesinde değiştirilmesini kabul etmek gerekecektir. Bu kapsamda, kesin hükmün otoritesine karşı bazı hukukî hataların tamiri amacıyla olağanüstü kanun yolları kabul edilmiş bulunmaktadır.
    Olağan-olağanüstü kanun yolu ayrımı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu yürürlüğe girmeden önce 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun uygulama döneminde öğretide kabul edilmekte ise de, Ceza Muhakemesi Kanunu yürürlüğe girdikten sonra bu ayrıl yasal alt yapıya kavuşmuş bulunmaktadır.
    Buna göre, olağan kanun yolu yargılama makamları tarafından verilen kesin olmayan kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularına; olağanüstü kanun yolları ise kesin nitelikteki kararlarına karşı yapılan kanun yolu başvurularına denilmektedir. Bu kapsamda, CMK’da düzenlenen itiraz, istinaf ve temyiz olağan kanun yolu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı, kanun yararına bozma ve yargılamanın yenilenmesi ise olağanüstü kanun yolu olarak tasnif edilmiştir.
    2) YASAL DÜZENLEMELER
    İncelenen olayda özellikle temyiz kanun yoluna tabi kararlar bakımından mevzuat değerlendirildiğinde:
    A) 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesinin “Bölge Adliye Mahkemeleri'nin, 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemeleri'nin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddeleri uygulanır.”
    B) 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu
    Madde 305- (Değişik madde: 21/01/1983 - 2789/1 md.) Ceza Mahkemeleri'nden verilen hükümler temyiz olunabilir. Ancak, on beş sene ve ondan yukarı hürriyeti bağlayıcı cezalara ait hükümleri hiç bir harç ve masrafa tabi olmaksızın Yargıtayca re'sen tetkik olunur.
    1- (Değişik bent: 18/11/1992 - 3842/28 md.) İki milyar liraya kadar (İki milyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler,
    2- (Değişik bent: 18/11/1992 - 3842/28 md.) Yukarı sınırı on milyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,
    3- Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, Temyiz olunamaz.
    Hükümden evvel verilip hükme esas teşkil eden kararlar dahi hükümle bertaraf temyiz olunabilir.
    C) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
    “Madde 286. (1) Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri'nin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir.
    (2) Ancak;
    a) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları,
    b) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları,
    c) (Ek: 20/7/2017-7035/20 md.) Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,
    d) (Anayasa Mahkemesi'nin 27/12/2018 tarihli ve E.:2018/71 K.:2018/118 sayılı Kararı ile İptal; Yeniden Düzenleme: 20/2/2019-7165/7 md.) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272. maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,
    e) Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,
    f) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Sadece eşya veya kazanç müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,
    g) On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,
    h) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,
    ı) Yukarıdaki bentlerde yer alan sınırlar içinde kalmak koşuluyla aynı hükümde, cezalardan ve kararlardan birden fazlasını içeren bölge adliye mahkemesi kararları, temyiz edilemez.”
    3) HUKUKİ NEDENLER
    Bilindiği üzere, bir kararın temyiz edilip edilmeyeceği kanun tarafından belirlenir. Mahkemenin kanuna göre temyiz edilemeyecek olan bir kararın temyiz edilebileceğini kararında göstermesi, o kararın temyiz incelenmesinin yapılmasını sağlamaz. Kural olarak, 1412 sayılı Kanun uygulaması bakımından, ilk derece mahkemelerinden verilen nihaî kararlara karşı; 5271 sayılı Kanun uygulaması bakımından ise İstinaf Mahkemeleri'nin kararlarına karşı temyiz yoluna başvurulabilir.
    Bununla birlikte, gerek 1412 sayılı Kanunda, gerekse 5271 sayılı Kanunda temyiz bakımından çeşitli kesinlik sınırları konulmuştur. Bunun dışında temyiz hakkını kısıtlayıcı bir hükme de yer verilmemiştir.
    Öte yandan, kanun yararına bozmanın düzenlendiği Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinde Özel Dairece verilecek kararlara yönelik kanun yolu gösterilmemiş; aynı maddenin beşinci fıkrasında bozma kararlarına karşı direnme kararı verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
    Şu husus da belirtilmelidir ki, olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesi üzerine verilen kararın olağan kanun yolu denetimine tabi olduğu konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
    Salt kanun yararına bozma sonrası verildiğinden bahisle mahkeme kararının olağan kanun yolu denetimine kapatılması hakkın kısıtlanması niteliği taşıyacaktır.
    Kanun yararına bozma ile kesin hükmün otoritesinin ortadan kalktığı nazara alındığında, bozma sonrası yapılan yargılamanın yeni bir süreç olduğu ve Yargıtay bozma ilamına uygun karar verilip verilmediğinin denetiminin gerekli olduğu da gözden uzak tutulmamalıdır.
    Ayrıca, Kanunumuzda kanun yararına bozma sonrası kurulan bir hükmün olağan kanun yolu denetimini kısıtlayıcı bir hüküm de yer almamaktadır.
    4) SONUÇ
    Yukarıda arz ve izah edilen gerekçelerle;
    Kamu görevlisine hakaret suçuna ilişkin kararda sanığın temyiz hakkının bulunması sebebiyle temyiz isteminin reddi kararı verilemeyeceği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edemiyorum.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi