Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/483
Karar No: 2019/1453
Karar Tarihi: 21.02.2019

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2019/483 Esas 2019/1453 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2019/483 E.  ,  2019/1453 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


    Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ticari kamyonetiyle saman balyalarını taşıdığı sırada, elektrik tellerine temas etmesi sonucu kamyonetin ve samanların yandığını, elektrik tellerinin yerden en az 5.5 metre yükseklikte olması gerekirken, kamyonetin tellere çarptığı noktada tellerin yerden yüksekliğinin yalnızca 4.70 metre olduğunu, yangına elektrik dağıtım hattının yönetmeliklere uygun tesis edilmemesinin neden olduğunu, bu nedenle müvekkilinin uğradığı zararı davalının tazmin etmesi gerektiğini belirterek; 1.000,00 TL"nin olay tarihi olan 30.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve 580,85 TL tespit giderinin sarf tarihi olan 11.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 20.05.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 28.900,00 TL"ye çıkarmıştır.
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayın meydana gelmesinde müvekkili kuruma atfedilecek bir kusur bulunmadığını, olayın, saman yüklü kamyonun olması gerekenden daha fazla yükseklikte yük taşınmasından kaynaklandığını, kamyonun iletkene çarptığı noktada iletkenin yoldan yüksekliğinin 6,5 metre olduğunun tespit edildiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini dilemiştir
    Mahkemece davanın kabulü ile, 28.900,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2015/4698 esas 2015/10761 karar sayılı 11/06/2015 tarihli ilamıyla;
    “ Dava; davacının aracının elektrik dağıtım hattına teması ile çıkan yangın nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
    Temyize konu öncelikli uyuşmazlık; yangının, saman yüklü kamyonetin olması gerekenden daha fazla yükseklikte yük taşınmasından mı, yoksa kamyonetin tellere çarptığı noktada tellerin yerden yüksekliğinin olması gerekenden daha az mesafede olmasından mı kaynaklandığı noktasında toplanmaktadır.
    Mahkemece, makina ve ziraat mühendisleri tarafından hazırlanan rapor hükme esas alınarak karar verilmiş olup, bilirkişiler raporda, uzmanlık alanlarının dışında tespitler yapmışlar ve aracın seyir halindeyken temas ettiği elektrik telinin kopması sonucu yandığını, kamyonun azami yükseklik olan 4 m ölçüsünü aşıp aşmadığının belirlenemediğini, ancak olay öncesi yapılan trafik kontrolünde uygulanan cezanın bu maddeyi kapsamadığı ve kopan elektrik kablosunun Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği"nin 46. maddesine uygun olmadığı kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir
    Olayın özelliğine göre somut olayda görüşüne başvurulması gereken bilirkişiler arasında elektrik bilirkişisinin de bulunması gerekirdi. Zira; kamyonetin tellere çarptığı noktada tellerin yerden yüksekliğinin Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği"nin ilgili hükümlerine uygun olup olmadığı noktasında görüşüne başvurabilecek uzman bilirkişi elektrik bilirkişisidir.
    Diğer taraftan eldeki dava, kusursuz sorumluluk esasına göre meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkin ise de, hiç kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağı ilkesinden hareketle davacının zararın meydana gelmesinde veya artmasında kusurlu olup olmadığının da elektrik uzman bilirkişiden alınacak raporla belirlenmesi gerekirdi.
    Hal böyle olunca mahkemece; kamyonetin tellere çarptığı noktada tellerin yerden yüksekliğinin Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği"nin ilgili hükümlerine uygun olup olmadığı ve zararın meydana gelmesinde veya artmasında davacının kusurlu olup olmadığı hususlarında içinde elektrik bilirkişisininde bulunduğu uzman bilirkişi heyetinden taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, uzman bilirkişiden kusur raporu alınmaksızın, yetersiz bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
    Söz konusu bozma ilamı sonrasında mahkemece; olayın meydana gelmesinde davalının tamamen kusurlu olduğu, bilirkişi raporunda belirlenen yakıt bedelinin ne kadar olduğu tespit edilemediğinden talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 27.500,00 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekir .
    2- HMK"nın 266 ve devamı maddeleri uyarınca hakim; çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakim, kendisinin sahip olmadığı özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişiye başvurur. Bu nedenle, bilirkişinin kendisinden sorulan husus hakkında, özel ve teknik bir bilgiye sahip olması, başka bir deyişle o konuda uzmanlaşmış olması gerekir.
    Bozma ilamında davacının kusurlu olup olmadığı hususlarında içinde elektrik bilirkişisininde bulunduğu uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğinin belirtildiği, bu kapsamda bozma sonrası alınan bilirkişi heyeti raporuna göre de davacının yangının oluşumunda % 10, davalı ... şirketinin % 90 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkemece ise davalı tamamen kusurlu kabul edilerek hüküm verildiği görülmektedir.
    O halde mahkemece; bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi heyeti raporuna göre dava konusu olayın meydana gelmesinde davacının % 10 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmesi nedeniyle, meydana gelen zarar miktarından kusur oranında indirim yapılarak hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafın sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı taraf yararına HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi