Abaküs Yazılım
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/5240
Karar No: 2022/6095
Karar Tarihi: 16.05.2022

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/5240 Esas 2022/6095 Karar Sayılı İlamı

9. Hukuk Dairesi         2022/5240 E.  ,  2022/6095 K.

    "İçtihat Metni"



    BÖLGE ADLİYE
    MAHKEMESİ : ... 30. Hukuk Dairesi
    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    İLK DERECE
    MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi

    Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

    Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 2014 yılının 6. ayından iş sözleşmesini haklı olarak feshettiği 2017 yılının 1. ayına kadar cami temizlik işçisi olarak çalıştığını, sürekli baskı yapılması, bölüm ve görev değişikliği yapılması, yasal alacakların eksik ödenmesi veya hiç ödenmemesi, sigorta primlerinin eksik yatması nedeniyle iş sözleşmesinin davacı tarafından 2016 yılının 3. ayında haklı olarak feshedildiğini, hafta içi ve hafta sonu sabah 07.30'dan akşam 15.30'a kadar çalıştığını, ayrıca işin bitimine bağlı olarak haftada 2-3 gün 1-2 saat mesai yaparak çalıştığını, dinî bayramlarda da çalışmaya devam ettiğini, asgari geçim indirimi alacağının da ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı defilerinin bulunduğunu, davacının yapmış olduğu fazla çalışmalarının bordrolara yansıtılarak ödendiğini, davacının iş arkadaşlarıyla olan geçimsizliği yüzünden kendisinin işten ayrıldığını, mazeretsiz işe gelmediğine dair tutanakların bulunduğunu ve özensiz bir işçi olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

    2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı definde bulunduklarını, davacının davalı olan Şirkette 24.10.2015-05.02.2017 tarihleri arasında çalıştığını ve kendi isteği ile işten ayrıldığını, davalı Şirketten hiçbir alacağının kalmadığına yönelik istifa dilekçesi sunduğunu, davacının iş arkadaşlarıyla geçimsizliği olan bir işçi olduğunu ve bu nedenle işten kendisinin ayrıldığını savunarak kötüniyetle açılan davanın reddini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;
    “...Mevcut bordrolardan davacının son ücretinin 2.028,30 TL olduğu anlaşılmış, davacı tanığı ...'nın diğer tanıklarla örtüşen beyanları dikkate alındığında davacının 07.30-15.30 saatleri arasında haftanın 6 günü çalıştığı, buna göre 8 saatlik çalışmasından 1 saat ara dinlenme süresinin mahsubu ile haftalık 42 saat mesai yaptığı ve fazla mesai alacağının bulunmadığı görülmüştür. Asgari Geçim İndirimi talebine ilişkin olarak ise, dosyaya sunulan bordrolarda davacının ücretlerinin dönem asgari ücretlerinin az da olsa üzerinde ücret aldığı görülmüş, mevcut bordroların tamamında asgari geçim indirimi tahakkuklarının bulunduğu görülmüştür.Toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının işçilik alacaklarını alamayıp haklı nedenle iş sözleşmesini feshettiği veya rızası dışında görev ve çalışma koşullarında değişiklik ispatlanamamış olup, davacı tanık beyanlarının cevap dilekçesindeki vakıaları destekler mahiyette davacının iş arkadaşlarıyla huzursuzluk, geçimsizlik yaşaması nedeniyle ayrıldığına yönelik beyanları, davacının 31.01.2017 tarihli istifa dilekçesini kabulü, SGK 05.02.2017 tarihli 03 çıkış kodu, 09-10-11 Şubat tarihli devamsızlık tutanakları birlikte değerlendirildiğinde iş sözleşmesinin işçinin istifası ile sona erdiği anlaşıldığından davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağı ...” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı vekili, feshin haklı sebebe dayandığı, fazla çalışma iddiasının ispat edildiği, asgari geçim indiriminin ödendiğinin işverenlikçe ortaya konulamadığı ve bu sebeplerle dava konusu alacakların lehlerine hüküm altına alınması gerektiği iddialarıyla istinaf talebinde bulunmuştur.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun; davacının haklı fesih iddiasını ve fazla çalışma yaptığını ispat edemediği ve dosyaya sunulan ücret bordrolarından asgari geçim indirimlerinin ödendiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili; davacı işçinin gerçekleştirdiği feshin haklı olduğu, işyerinde fazla çalışma yaparak çalıştığını ispatlamasına ve ödenmeyen alacaklarına rağmen bu taleplerin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla temyiz talebinde bulunmuştur.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacı işçi tarafından yapılan feshin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ile davacının fazla çalışma ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) “İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı” kenar başlıklı 24 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi şöyledir:
    “İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse,”

    2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) “İspat yükü” kenar başlıklı 6 ncı maddesi şöyledir:
    “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”

    3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) “İspat yükü” kenar başlıklı 190 ıncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
    “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.“

    3. Değerlendirme
    Somut uyuşmazlıkta, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ve işyerinde fazla çalışma yaparak çalıştığını ispatlayamadığı ve asgari geçim indiriminin ödendiğinin davalı işverence ispatlandığı anlaşıldığından, temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve kararın gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple;
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    16.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



















    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi