
Esas No: 2022/5249
Karar No: 2022/6075
Karar Tarihi: 16.05.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/5249 Esas 2022/6075 Karar Sayılı İlamı
9. Hukuk Dairesi 2022/5249 E. , 2022/6075 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... Belediyesinin değişen taşeronları nezdinde çalışmakta iken iş sözleşmesinin haklı bir neden olmadan ve bildirimsiz şekilde feshedildiğini ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 25.09.2019 tarihli ve 2016/18624 Esas, 2019/17235 Karar sayılı kararı ile davaya konu alacaklar bakımından davalıların sorumluluklarının ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken alacakların tümünden davalıların aynı şekilde sorumlu tutulmasının hatalı olduğu; davacı vekilince dava ve ıslah dilekçesinde ihbar tazminatına yasal faiz yürütülmesi talep edilmiş olmasına ve ilgili alacağa yürütülmesi gereken faiz oranı da yasal faiz olmasına rağmen taleple bağlılık ilkesi ihlal edilmek suretiyle ihbar tazminatı alacağına en yüksek mevduat faizinin yürütülmesinin ve fazla çalışma ücretinin tüm davalılardan tahsili yönünde karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle gerekçeli karar başlığında davanın tarafı olmamasına rağmen “...”nın davalı olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğunun anlaşılmasına göre davalı Belediyenin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İşçilik alacaklarında ücret türünden alacaklara ve kıdem tazminatına bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretine yasal faiz, toplu iş sözleşmesinden kaynaklı alacaklara ise en yüksek işletme kredisi faizi uygulanmaktadır.
Somut olayda, davacı vekilince, dava ve ıslah dilekçesinde ihbar tazminatına yasal faiz yürütülmesi talep edilmiş olup ilgili alacağa yürütülmesi gereken faiz oranı da yasal faiz oranıdır. Nitekim Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 25.09.2019 tarihli ve 2016/18624 Esas, 2019/17235 Karar sayılı kararı ile bu hususta bozma yapılmış olup Mahkemece bozma ilâmına uyulmasına rağmen, “... ihbar tazminatına yasal faiz yürütülmesi yönünde karar vermek gerekirken sehven bu husus atlanmış, gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişkiye mahal vermemek adına bu hususta değişiklik yapılmadığı ...” ifade edilmiştir. İhbar tazminatına yasal faiz oranı uygulanması gerektiği hâlde taleple bağlılık ilkesinin de ihlali olacak şekilde en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesi hatalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Öte yandan, davanın niteliği dikkate alındığında ihbar tazminatına dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekmektedir. Ancak bozma öncesi İlk Derece Mahkemesinin 15.03.20216 tarihli ve 2014/143 Esas, 2016/59 Karar sayılı kararında da söz konusu alacağa fesih tarihinden itibaren faiz yürütülmek üzere hüküm kurulduğu, davalı tarafça bozma öncesi verilen karara bu sebeple herhangi bir temyiz itirazında bulunulmadığı, ihbar tazminatına yürütülen faizin başlangıç tarihine ilişkin olarak taleple bağlılık ilkesinin ihlali gibi resen incelemeyi gerektirecek nitelikte kamu düzenine ilişkin hukuki bir aykırılığın da tespit edilemediği anlaşılmakla, bu husus Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 25.09.2019 tarihli ve 2016/18624 Esas, 2019/17235 Karar sayılı kararında bozmaya konu edilmemiştir. Dolayısıyla bozma ile davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu anlaşılan bu husus bakımından işbu dosyada da ayrıca bozma yapılmamıştır.
Sonuç:
Temyize konu kararın hüküm fıkrasının (b) bendinin hükümden tamamen çıkarılarak yerine;
“4.190,87 TL ihbar tazminatının iş sözleşmesinin fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve...Peyzaj İnş. Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine”, rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 16.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.