
Esas No: 2022/5476
Karar No: 2022/6060
Karar Tarihi: 16.05.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/5476 Esas 2022/6060 Karar Sayılı İlamı
9. Hukuk Dairesi 2022/5476 E. , 2022/6060 K."İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : ... 27. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 17. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; iş sözleşmesine haklı bir sebep olmaksızın işverence son verildiğini ve ödenmeyen işçilik alacakları bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını ve davacının ödenmeyen alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıya ait işyerinde 02.12.2014-31.10.2017 tarihleri arasındaki dönemde 2 yıl 10 ay 29 gün süre ile çalıştığı, iş sözleşmesine işveren tarafından haklı bir sebep olmaksızın son verildiği ve davacının ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili; ıslahın süresinde yapılmadığını, ücret tespitinin Mahkemece hatalı olarak yapıldığını, davacıya tazminatları eksiksiz olarak ödendiği hâlde kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu; davacı tarafça fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının ispat edilemediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurulmuştur.
2. Davalı vekili 09.04.2021 tarihinde Bölge Adliye Mahkemesine sunduğu dilekçesinde; tarafların İlk Derece Mahkemesi kararı yönünden istinaf yoluna başvurulmasından sonra arabulucu nezdinde anlaştıklarını, dava konusuz kaldığından davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3. Davalı vekili 26.10.2021 tarihinde Bölge Adliye Mahkemesine sunulan dilekçesinde; davacı vekilinin kimlik tespiti ile feragat beyanını eklemek suretiyle davacı tarafın feragatine bir diyecekleri olmadığını, davacıdan herhangi bir yargılama gideri ve vekâlet ücreti taleplerinin olmadığını, feragat sebebiyle davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilince dosyaya ibraz edilen 09.04.2021 tarihli dilekçe ekinde arabuluculuk son tutanağının ibraz edildiği ve dava konusuz kaldığından davanın reddinin talep edildiği, arabuluculuk son tutanağına göre "...tarafların ... 17. İş Mahkemesi'nin 2018/220 Esas sayılı davasını sulh ile bitirme konusunda anlaşmaya vardıkları..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı istinaf talebinde haklı çıktığından davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, ... 17. İş Mahkemesinin 17.07.2019 tarihli ve 2018/220 Esas, 2019/690 Karar sayılı kararının davalı tarafın istinaf sebeplerinde haklı çıkması nedeniyle ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına; bu kapsamda, tarafların sulh olması sebebiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, alınması gereken 80,70 TL harçtan peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 36,30 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, davacı lehine takdir edilen 5.100,00 TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı tarafından yatırılan toplam 3.294,90 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ve davacı tarafından yapılan toplam 900,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan masrafın ise kendi üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davacının davadan tamamıyla feragat ettiğini, feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı yönünde verilen kararın hatalı olduğunu, davadan feragat edildiğinde aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, davacıdan herhangi bir yargılama gideri ve vekâlet ücreti taleplerinin de bulunmadığına ilişkin beyanlarının dosyada mevcut olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın feragat sebebiyle reddi gerekip gerekmediğine ve davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Davadan feragat" kenar başlıklı 307 nci maddesi şöyledir :
"Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir."
2. 6100 sayılı Kanun'un "Feragat ve kabulün zamanı" başlıklı 310 uncu maddesinin ilgili bölümleri şöyledir :
"(1) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
(2) (Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir.
..."
3. 6100 sayılı Kanun'un "Feragat ve kabul hâlinde yargılama giderleri" kenar başlıklı 312 nci maddesinin ilgili bölümü şöyledir :
" (1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. ..."
4. 6100 sayılı Kanun'un "Özel yetki verilmesini gerektiren hâller" kenar başlıklı 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:
"1) Açıkça yetki verilmemiş ise vekil; sulh olamaz ... davadan veya kanun yollarından feragat edemez, ..."
5. 6100 sayılı Kanun'un "Taleple bağlılık ilkesi" kenar başlıklı 26 ncı maddesinin birinci fıkrası ise şöyledir:
"Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir."
3. Değerlendirme
1. Davalı vekili; 09.04.2021 tarihinde Bölge Adliye Mahkemesine sunduğu dilekçe ile tarafların İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmasından sonra arabulucu nezdinde anlaştıklarını belirterek davanın konusuz kalması sebebiyle reddine karar verilmesini istemiştir. 26.10.2021 tarihinde Bölge Adliye Mahkemesine sunduğu dilekçe ile ise davacı vekilinin kimlik tespiti ile feragat beyanını eklemek suretiyle davacı tarafın davadan feragat ettiğini ve davacının feragatine bir diyecekleri olmadığını, davacıdan herhangi bir yargılama gideri ve vekâlet ücreti taleplerinin olmadığını belirterek feragat sebebiyle davanın reddini istemiştir. Ne var ki Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 26.10.2021 tarihli dilekçe ve ekleri değerlendirilmeden 09.04.2021 tarihli dilekçe ve eklerine göre karar verilmiştir.
2. Öte yandan davacı vekilinin kendisi de dosyaya, 14.10.2021 tarihinde e- imza ile onaylı şekilde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden davadan feragat beyanı göndermiştir. Dava dilekçesine ekli vekâletnameden vekilin davadan feragat yetkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
3. Şu halde İlk Derece Mahkemesi kararından sonra Bölge Adliye Mahkemesi kararından önce dosyaya UYAP üzerinden gönderilen feragat beyanı, davalının 26.10.2021 tarihli dilekçesi ve ilâmın "İlgili Hukuk" bölümünde yer verilen yasal düzenleme ile birlikte değerlendirilerek sonucuna göre davanın esası ile yargılama giderleri ve vekâlet ücreti hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
16.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.