
Esas No: 2022/4217
Karar No: 2022/6211
Karar Tarihi: 17.05.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/4217 Esas 2022/6211 Karar Sayılı İlamı
9. Hukuk Dairesi 2022/4217 E. , 2022/6211 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilince sunulan temyiz dilekçesinde temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.05.2022 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davalı adına vekili Avukat... ile davacı adına vekili Avukat ...duruşmaya katılmışlardır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin Irak’ta bulunan işyerinde 06.02.2004-21.06.2013 tarihleri arasında beton santral operatörleri formeni olarak net 2.400,00 ABD doları ücretle çalıştığını, 3 öğün yemek ve kalacak yerin davalı işverenlikçe temin edildiğini, davacının 07.00-21.00 saatleri arası hafta tatili günleri de dâhil olmak üzere çalıştığını, dinî bayramların ilk günü dışında ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, fazla çalışma ve tatil ücretlerinin ödenmediğini, davacıya kısmi ödeme yapıldığını belirterek kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatil, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile bakiye ücret alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı defi ileri sürdüğünü, davacının davalı Şirkette 28.01.2004-20.06.2013 tarihleri arasında santral operatörü olarak çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin işverence haklı nedenle feshedildiğini, davacının yurt dışı hizmet sözleşmesinde aylık ücretin brüt 600,00 ABD doları olduğunu, çalışma saatlerinin haftanın 6 günü 08.00-17.00 saatleri arasında olduğunu, Irak'ta hafta sonu tatilinin cuma günleri yapıldığını, dinî bayramlarda ve Nevruz Bayramı'nda da şantiyelerde çalışma yapılmadığını, Irakta'ki şantiyelerde iklim koşulları gereği yaz aylarının günün belirli saatleri çalışma yapılamadığını, davacının ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacaklarını eksiksiz aldığını ve yasal izinlerini kullandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.02.20219 tarihli ve 2015/366 Esas Esas, 2019/126 Karar sayılı kararıyla kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile bakiye ücret alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının net 2.000,00 ABD doları ücret aldığı yönündeki tespitin, davalı Şirkete karşı açılmış diğer dava dosyalarının emsal alınarak hüküm kurulmasının, ücretin brütleştirilmesinin, husumetli tanık beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu; dosyaya sunulan makbuz ve dekontlara göre davacının hiçbir alacağı olmadığını, fazla çalışmaların ücretle birlikte ödendiğini, yaz aylarında hava şartlarından dolayı öğle saatlerinde çalışma yapılmadığını, akşamları telafi çalışması yapıldığını, tanık beyanlarına göre hafta tatili ücretlerinin bir kısmının ödendiğinin ispatlandığını, davacının Türkiye'de geçirmiş olduğu süreler de dışlanarak hesaplama yapılması gerektiğini, davacının uzun süre yurt dışında ücret alacakları ödenmeden çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 08.10.2020 tarihli ve 2019 /1854 Esas, 2020/1564 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde görülerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 20.05.2021 tarihli ve 2021/2427 Esas, 2021/9445 Karar sayılı ilâmıyla; diğer temyiz itirazları yerinde görülmeyerek dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan davacıya ait banka hesap özetine göre davalı işverence 06.08.2013 tarihinde dava konusu 2013 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin yapılan bir kısım ücret ödemesi değerlendirilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle karar bozularak dosya kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmına uyularak dosya kapsamında sunulan bordrolar, banka kayıtları, tanık beyanı ve emsal ücretler değerlendirilerek davacının belirttiği ücret esas alınmış ve bu tutarı tamamlar nitelikteki bordrolarda fazla çalışma olarak gösterilen ücret bilirkişi raporundaki fazla çalışma ücreti hesaplamasından mahsup edilmediğinden, tanık beyanlarında da ücretin eksik ödendiğine ilişkin bir beyan bulunmadığı anlaşıldığından davacının bu yöndeki bakiye ücret alacağı talebinin reddine; davacının dava konusu 2 ay 21 günlük ücretine ilişkin alacağının ise bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalara göre hüküm altına alınmasına karar verilmiş, bozma konusu olmayan diğer hususlarda ise bozma öncesinde olduğu gibi hüküm kurulmuştur.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının bakiye ücret alacağına ilişkin yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, banka kaydından anlaşılacağı üzere davacının ücretinin peyder pey, eksik ve geç ödendiğini, 06.08.2013 tarihinde yapılan ödemenin davacının geçmiş dönem bakiye ücret alacağına ilişkin olduğunu ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının net 2.000,00 ABD doları ücret aldığı yönündeki tespitin, davalı Şirkete karşı açılmış diğer dava dosyalarının emsal alınarak hüküm kurulmasının, ücretin brütleştirilmesinin, iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğine dair kabulün, husumetli tanık beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu; fazla çalışmaların ücretle birlikte ödendiğini, yaz aylarında hava şartlarından dolayı öğle saatlerinde çalışma yapılmadığını, akşamları telafi çalışması yapıldığını, tanık beyanlarına göre hafta tatili ücretlerinin bir kısmının ödendiğinin ispatlandığını, davacının uzun süre yurt dışında ücret alacakları ödenmeden çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ücret alacağının olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (keza mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda) usuli kazanılmış hak kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibarıyla, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
3. Değerlendirme
1. Dairemizin yerleşik kararlarında da belirtildiği gibi bozulan karar, sonradan verilen kararın eki niteliğinde değildir. Hüküm bozulmakla tamamen ortadan kalkar. Hükmün bozulması üzerine mahkemece, davacının talep ettiği tüm alacaklarla ilgili kabul veya ret yönünde yeniden hüküm kurulmalıdır.
2.Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtayın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalan bölümleri hakkında da yeni bir karar veremez. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur.
3. Mahkemece, bozma ilâmı doğrultusunda, yukarıda yapılan açıklamalara uygun şekilde hüküm kurulduğu, bozmaya konu alacak yönünden bozma gereklerinin de yerine getirildiği anlaşılmıştır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Uyulan bozma kararı gereğince tesis edilmiş İlk Derece Mahkemesi kararında hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik olmamasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı yararına takdir edilen 3.815,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine,
17.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.