
Esas No: 2022/5516
Karar No: 2022/6156
Karar Tarihi: 17.05.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/5516 Esas 2022/6156 Karar Sayılı İlamı
9. Hukuk Dairesi 2022/5516 E. , 2022/6156 K."İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : ... 8. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2001 yılına kadar geçici mevsimlik işçi statüsünde ... Köy Hizmetleri Müdürlüğünde çalıştığını, işe başladığı tarihten itibaren ... Sendikasına üye olduğunu, 2001 yılında daimi işçi statüsüne geçirildiğini ancak kadrolu işçi statüsüne geçirilirken geçici işçilikte geçen kıdeminin dikkate alınmadığını, ayrıca çalışma süresi boyunca aslında hep bakımevi sorumlusu olarak görev yapmasına rağmen farklı kadroda gösterildiğini, 2005 yılında Köy Hizmetleri Müdürlüğü'nün lağvedilmesi ile tüm hak ve alacaklarının ... İl Özel İdaresine devredildiğini, geçici işçilikten daimi statüye geçerken önceki hizmetleri dikkate alınarak intibak yapılması gerekirken bu şekilde uygulama yapılmaması sebebiyle emsal işçilere göre eksik ücret aldığını, bu durumun adalet ve eşit davranma ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek davacının kadrolu işçi statüsüne intibak işlemlerinin yanlış olduğunun tespiti ile olması gereken derece kademesi belirlenerek ücret, yıpranma primi, ilave tediye, akdi ilave tediye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının ... Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünde mevsimlik işçi olarak çalışmakta iken 28.10.2000 tarihinde imzalanan protokol kapsamında kadroya geçirildiğini, protokolde mevsimlik işçilikte geçen hizmetlerin intibaklarında değerlendirileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından değerlendirme yapılmadığını, davacının kadroya geçmeden önceki hizmetlerinin derece ve kademesinde değerlendirilerek intibak işlemi yapıldığını ve davacıya 26.12.2013 tarihinde brüt 17.935,35 TL fark ücret ödendiğini, intibak fark ödemelerinin yapıldığı 2013 tarihinden bu yana 7 yıl geçtiğini, borç ikrarının sonuç doğurabilmesi için zamanaşımı süresinin dolmamış olması gerektiğini, müvekkili İdarenin resmi bir kamu kurumu olması nedeniyle Sayıştay denetimine tabi olduğunu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümleri gereğince beş yıl içinde alacakları tarafından talep edilmeyen alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının tüm hak ve alacaklarıyla birlikte mevsimlik işçi statüsünden ... Köy Hizmetleri Müdürlüğüne (şimdiki adıyla İl Özel İdaresi) daimi/kadrolu işçi statüsüne geçirilmesi sırasında fiilen çalıştığı kadro pozisyonu dikkate alınmaksızın yapılan intibakın yanlış olduğu, davacının davalı İdare tarafından görevlendirme tarihi dikkate alınarak 10.09.2011 tarihinden itibaren bakımevi sorumlusu olarak çalıştığının anlaşıldığı gerekçesiyle dava tarihi olan 18.02.2020 tarihi itibarıyla olması gereken derecesinin 14, kademesinin ise 30 olduğunun tespitine ve bundan doğan fark alacaklarının kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, dosyaya sunulan belgelere göre davacının kendi kadrosu dışında çalışmayı kabul ettiğine dair muvafakatname ve taahhüdü olduğunu, bilirkişi tarafından işçinin fiilen çalıştığı pozisyonun görevlendirme olduğu dikkate alınmadan kendi kadrosu gibi görülerek hesaplama yapıldığını, bu hesaplamanın bilirkişilik ilke ve hükümlerine, kanuna, işçinin bağlı bulunduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerine, kamu etiği ve vicdanına aykırı olduğunu, ilerde telafisi mümkün olmayan kamu zararlarının oluşmasına neden olduğunu, ayrıca davacının toplu iş sözleşmesinden doğan fark ücret, yıpranma primi, akdi ikramiye ve ilave tediye alacaklarının belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceklerinin mahkemece nazara alınmamasının hatalı olduğunu, davacının fiilen çalıştığı pozisyona karşılık gelen tüm ödemelerin yapıldığını, tespit edilen derece ve kademenin dava açıldığı tarihte işyerinde uygulanmakta olan derece ve kademe ile aynı olduğunu, tespit talebinde hukuki yararın olmadığını, davacının 28.10.2000 tarihli protokol kapsamında kadroya geçirildiğini, mevsimlik işçilikte geçen hizmetlerinin intibak işlemlerinde ve ücretlerinde sayılacağına ilişkin hüküm bulunmadığını, davacıya 26.12.2013 tarihi itibariyle intibak ödemelerinin yapıldığını, bu ödemelerin üzerinden 7 yıl geçtiğinden zamanaşımı defi ileri sürdüklerini, borç ikrarının sonuç doğurabilmesi için zamanaşımı süresinin dolmamış olması gerektiğini, müvekkilinin resmi kamu kurumu olduğunu ve açılan dava sayısının fazlalığı ile bu davaların getireceği külfetlerin çokluğu nedeni ile kamu zararına sebebiyet verileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi tarafından davalı tarafça ileri sürülen tüm istinaf sebepleri usul ve yasaya uygun bir şekilde değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulduğu sonucuna varılarak davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının çalıştığı süre boyunca fiilen bakımevi sorumlu olarak çalışmış olmasına rağmen kayıtlarda farklı işçi kadrolarında gösterilmesinden dolayı intibakının hatalı yapılıp yapılmadığı ve fark alacaklarının doğup doğmadığı, ayrıca davalı nezdinde daimi kadroya alınmadan önceki mevsimlik işçi statüsünde geçen sürelerin derece ve kademelerini etkileyip etkilemediği, etkilemiş olması halinde derece ve kademelerinin tespiti ile fark alacak taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Yol İş Sendikası ile TÜHİS arasındaki 5 inci Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin 26 ncı maddesinin ( a) ve ( b )bentleri şöyledir:
"Bütün işçilerin pozisyonlarında günlük çalışma süresince tam olarak çalışmaları esastır.
a) Ancak, işçiler mevsim ve iş şartları gereği tayin edildikleri pozisyon dışında ünvanı ve niteliği benzer veya üst pozisyonda çalıştırılabilirler.
b) "İzin, hastalık, işten ayrılma gibi sebeplerle ayrılan işçilerin işlerinin aksamaması için, işverenin işçileri geçici olarak meslekleriyle ilgili olmak şartıyla, ayrılan işçinin işinde çalıştırabilir. Ancak, bu süre 3 aydan fazla olamaz."
3. Değerlendirme
Dosya kapsamındaki belgelerden, davacının davalıya ait işyerinde 10.09.2011 tarihinden itibaren fiilen bakımevi sorumlusu olarak çalıştığı, dava tarihi itibarıyla derece ve kademesinin 14. derece 30. kademe olarak belirlenmesinin yerinde olduğu ve ücretinin eksik belirlenmesi sebebiyle fark alacaklara hak kazandığının anlaşılmasına göre İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara yönelik istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının dosya kapsamına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
17.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.