Abaküs Yazılım
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/4933
Karar No: 2022/6247
Karar Tarihi: 17.05.2022

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/4933 Esas 2022/6247 Karar Sayılı İlamı

9. Hukuk Dairesi         2022/4933 E.  ,  2022/6247 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı İsteminin Özeti
    Davacı vekili; davacının 04.02.2007-30.09.2007 tarihleri arasında davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde kalıp ustası olarak çalıştığını, aylık ücretinin 1.200,00 USD olduğunu, üç öğün yemek, barınma ve ısınma gibi gereksinimlerinin davalı işveren tarafından karşılandığını, iş sözleşmesinin sonlandırılarak Türkiye'ye gönderildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

    Davalı Cevabının Özeti
    Davalı vekili; davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının çalışmasının proje bazlı ve dönemsel olduğunu, her projenin bitimi ile iş sözleşmesinin kendiliğinden sona erdiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatı hakkı bulunmadığını, saat ücreti ile çalıştığını, son ücretinin 3,00 USD/saat olduğunu ve izin ücretlerinin ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    Mahkeme Kararının Özeti
    Mahkemece, toplanan kanıtlara ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.

    Bozma ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
    Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20.12.2018 tarihli ve 2015/27840 Esas, 2018/23729 Karar sayılı kararı ile diğer temyiz itirazları reddedilmiş ve davacının aylık ücretinin 900,00 USD olduğu kabul edilerek dava konusu alacakların hesaplanması gerektiği, kabule göre de davalı işverence sunulan mesai şeritlerinde günlük mesainin 8 saat olarak belirtilmesi karşısında, hesaba esas alınan saat ücretinin aylık 240 saat yerine 225 saat ile çarpılmasının da hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Bozmaya uyan Mahkemece, davacının aylık 900,00 USD temel ücret ve 200,00 USD sosyal yardımın eklenmesiyle 1.100,00 USD giydirilmiş ücretle çalıştığı kabul edilerek dava konusu alacaklar hüküm altına alınmıştır.
    Kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 23.06.2021 tarihli ve 2021/6416 Esas, 2021/10647 Karar sayılı ilâmı ile ihbar tazminatında hüküm altına alınan miktarın hatalı olduğu ve fesih tarihi 26.08.2009 olmasına rağmen, Mahkemece hüküm fıkrasında fesih tarihinin 26.08.2019 olarak yazılması ve kıdem tazminatına bu tarihten itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesinin de isabetsiz olduğu gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

    Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda, kıdem ve ihbar tazminatları hüküm altına alınmış, yıllık izin ücreti alacağı talebi bozma konusu yapılmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

    Temyiz
    Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    Gerekçe
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
    a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
    b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
    c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
    ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
    d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
    e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulunun 2007/14-778 Esas, 2007/611 Karar; Dairemizin 01.04.2008 tarihli ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilâmları).
    Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılması bu kısımların bağımsız bir şekilde onandığını göstermez, hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup korumaktır.

    Yargıtayca bozulan karar, sonraki kararın eki niteliğinde değildir. Bozma kararı üzerine önceki hüküm tamamen ortadan kalkarak hukuki geçerliliğini yitirir. Mahkemece bozulan karara atıf yapılarak yeni hüküm oluşturulamaz. Bu sebeple bozma kararından sonra da Mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddelerinde belirtilen unsurları taşıyacak şekilde yeni bir karar verilmek zorundadır. Hukuk Genel Kurulunun 05.10.2011 tarihli ve 2011/20-607 Esas, 2011/604 Karar ve 10.10.2012 tarihli ve 2012/9-851 Esas, 2012/705 Karar sayılı kararlarında da bu ilkeler aynen kabul edilmiştir.
    Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararı sonrasında “davacının yıllık izin ücreti alacağı talebi bozma konusu yapılmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,” şeklinde hüküm oluşturulmuştur.

    Mahkemece yukarıdaki kanuni düzenlemeler ve ilkeler dikkate alınmaksızın, bozma sebebi yapılmayan alacak kalemi hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm oluşturulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

    Sonuç:
    Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi