12. Ceza Dairesi 2018/8599 E. , 2020/3470 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama, işaret ve engel koymama
Hüküm : 1-Taksirle yaralama suçundan; sanık ...
hakkında TCK’nın 89/1, 62/1, 52/2. maddeleri gereği
mahkumiyet; temyiz isteminin reddine dair ek karar
2- Taksirle yaralama suçundan sanık ...
hakkında; CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat
3-İşaret ve engel koymama suçundan; tüm sanıklar
hakkında; CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat
Taksirle yaralama suçundan sanık ...’ın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar sanık müdafii tarafından; taksirle yaralama suçundan sanık ... hakkındaki beraat ve işaret ve engel koymama suçundan; tüm sanıklar hakkındaki beraat kararları ise mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
1-Taksirle yaralama suçundan sanık ...’ın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete"de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK"nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL"ye kadar (2000 TL Dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL Dahil) para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu,18.12.2014 tarihinde TCK"nın 89/1, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca doğrudan verilen 3000 TL adli para cezasından ibaret mahkumiyet hükmüne yönelik suç vasfına ilişkin herhangi bir temyiz istemi de olmayıp, sanık müdafinin temyiz isteminin reddine ilişkin Çeşme 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2015 tarihli ek kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, verilen red kararının isteme uygun olarak ONANMASINA;
2-İşaret ve engel koymama suçundan; sanıklar ... ve ... haklarında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının suçun oluştuğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklar hakkında işaret ve engel koymama suçundan ve taksirle yaralama suçlarından dava açıldığı, işaret ve engel koymama suçunun tehlike, taksirle yaralama suçunun zarar suçu olduğu, bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanıklar ... ve ... hakkında taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kararı verildiği, buna göre trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekir iken, bu suçtan CMK’nın 223/2-e maddesine göre beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendin kaldırılarak yerine "sanıklar hakkında işaret ve engel koymama suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına" cümlesinin yazılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Taksirle yaralama ile işaret ve engel koymama suçundan sanık ...’in beraatine ilişkin hükümlere yönelik, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Katılan sanık ...’ın idaresindeki otomobil ile 2.18 promil alkollü olarak gece vakti, aydınlatma olan tek yönlü yolda seyir halinde iken, olay yerine geldiğinde yolun üçte ikisini kaplayacak şekilde yola dökülen kum yığınına çarptığı ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı olayda; sanık ...’in kumun döküldüğü kaldırım ve yol bitişiğindeki inşaatın sahibi olduğu, inşaatın hemen bitişiğinde ise diğer sanık ...’ın satış temsilcisi olduğu inşaat malzemeleri satan...Metal adında işletmenin bulunduğu, sanık ...’in ve yanında çalışan işçilerin tüm aşamalardaki ifadelerinde inşaatın kuma ihtiyacının olmadığı, kumun...Metal işletmesine ait olduğu iddiaları ile...Metal satış temsilcisi sanık ... ile burada işçi olarak çalışan ve kamyonla gelen kumun dökülmesi talimatını veren sanık ...’ün sanığın kendilerinden kum satın aldığı, 21.03.2014 tarihli irsaliye düzenlendiği, 3 kamyon kum siparişi verdikleri, olay gecesi 2 kamyon kumun kendi depolarına indirildiği, 1 kamyon kumun ise sanık ...’in talimatı ile inşaatının önüne döküldüğü şeklindeki ifadeleri dikkate alındığında; kumun ... tarafından satın alındığı kabul edilse dahi, gece vakti kum kamyonunu yola gelecek şekilde boşaltılmasını talimatını veren diğer sanıkların kusurlu oldukları, sanık ...’in satın aldığı kumun teslimi sırasında inşaatta olmadığı ve kaldırıma boşaltma talimatı verdiğine dair dosya içinde delil bulunmadığından;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, mahalli Cumhuriyet savcısının sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 15.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.