10. Hukuk Dairesi 2013/3808 E. , 2013/4497 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, asıl dava ve birleşen davalar yönünden rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle asıl dava ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı ... Sanayi Ticaret A.Ş vekili ile ... İnşaat Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26 ve 87. maddeleri olup, davada; öncelikle halledilmesi gereken sorun, iş kazasına maruz kalan sigortalıyı çalıştıran ... İnşaat Ltd. Şti. ile, davalı ... Sanayi Ticaret A.Ş arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin, bir başka ifade ile, asıl işveren-taşeron ilişkisi olup, olmadığının saptanmasıdır.
506 sayılı Kanunun 87. maddesi hükmüne göre; aracı, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentisinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran 3. kişidir.
Asıl işveren taşeron ilişkisinin varlığı için öncelikle, işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile, asıl işverenin işverenlik sıfatına devredilen iş dolayısıyla sahip olması, asıl işyeri, ya da, işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir.
İşin belirli bir bölümünde değil de, tamamının bir bütün halinde, ya da, bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatının haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenler de, asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir.
Aracı sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise; asıl işverenden istenilen işin, asıl iş ya da işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır.
Mahkemece, davalılardan ... Sanayi Ticaret A.Ş’nin, davaya konu iş kazasının meydana geldiği iş sahasında sigortalı çalıştırıp-çalıştırmadığı; işin tamamından el çekerek, anahtar teslimi şeklinde diğer davalılara yaptırıp-yaptırmadığı araştırılarak, varsa, taraflar arasındaki sözleşmelerin bir sureti celp edilip, taraflar arasındaki asıl işveren-taşeron ilişkisi irdelenerek, varılacak sonuca göre, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ile, iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden; kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
2-Kabule göre de; davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Yasanın 26. maddesine göre, davalıların rücu alacağından sorumluluğu, ancak maddede öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde mümkündür. Bu maddeye dayanan rücu davalarında; kusurun belirlenmesinde, mahkemece, öncelikle, iş kazasının ne şekilde olduğu, dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak, varsa, çelişki giderilerek belirlenmeli ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, kusur oran ve aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesine gidilmelidir.
Davaya konu somut olayda, sigortalı, davalı ... ...’in kullandığı aracın kaza yapması sonucu yaralanmıştır.
Mahkemece, kimya ve inşaat mühendisi iş güvenliği uzmanı bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ve iş kazasında Ahmet ...’in %60, ... İnşaat Ltd. Şti’nin %40, sigortalı ve ... Sanayi Ticaret A.Ş.’nin kusursuz olduğunu bildiren kusur raporu alınmış ise de, raporlar arası çelişki giderilmeden, gerekçesi açıklanmadan ve hak sahibi tarafından açılan davada, işbu davanın davacısı Kurum taraf olmadığından, hak sahibi dosyasındaki kusur raporunun eldeki davada bağlayıcı olmadığı da gözetilmeden, hak sahibi dosyasında, iki trafikçi bilirkişi ile, makine mühendisi iş Güverliği uzmanı bilirkişi heyetince hazırlanan ve Ahmet ...’in %75, ... İnşaat Ltd. Şti. ile ... Sanayi Ticaret A.Ş.’nin %25 oranında kusurlu olduğunu bildiren 07.06.2002 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, anılan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve işveren yada işverenlerin sorumluluğunun belirlenmesi için İşçi sağlığı ve İş Güvenliği mevzuatı ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi veya bilirkişilerden, iş güvenliği mevzuatına göre işveren veya işverenlerce hangi önlemlerin alınması gerekeceği, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığı ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığı irdelenecek şekilde, kusur oran ve
aidiyeti konusunda rapor alınarak, varılacak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı ... Sanayi Ticaret A.Ş vekili ile ... İnşaat Ltd. Şti. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hükmü temyiz etmeyen davalı ... ... yönünden, davacı Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumu da gözetilerek karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ... San.Tic.A.Ş. ve ... İnş.Ltd.Şti."ne iadesine, 11.03.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi