Abaküs Yazılım
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/5496
Karar No: 2022/6386
Karar Tarihi: 23.05.2022

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/5496 Esas 2022/6386 Karar Sayılı İlamı

9. Hukuk Dairesi         2022/5496 E.  ,  2022/6386 K.

    "İçtihat Metni"



    BÖLGE ADLİYE
    MAHKEMESİ : ... 5. Hukuk Dairesi
    DAVA TÜRÜ : TAZMİNAT

    İLK DERECE
    MAHKEMESİ : ... 31. İş Mahkemesi

    Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

    Kararın davacı ... davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; davacının başvurusunun esastan reddine, davalının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının görevini ihmal etmesi sonucunda başvurudaki gecikme nedeniyle Ekim 2009 - Temmuz 2013 döneminde gerekmediği halde KDV ödemek zorunda kaldıklarını, muafiyetten yararlanma imkânı bulunduğu halde gereksiz olarak 41.833.901,00 TL KDV ödendiğinin tespit edildiğini, davalının ihmali sebebiyle uğranılan maddi zararın 10.523.385,00 TL olarak hesaplandığını, ödenen 41.833.901,00 TL KDV tutarının ödeme tarihinden itibaren üç sene sonra geri alınmasına kadar uğrayacağı değer kaybının tazmini, şayet değer kaybına ilişkin talepleri Mahkemece kabul edilmezse gereksiz ödenen 41.833.901,00 TL KDV tutarının ödeme tarihinden itibaren geri alınmasına kadar geçen üç sene içerisinde işleyen avans faizinin davalıdan tahsili gerektiğini, davalının ihalesiz olarak ve başka firmalardan teklif alınmadan, gelininin çalıştığı firma ve onunla bağlantılı T. Gümrük Müşavirliğine, ...ın mevcut personel sayısı ile ilave bir maliyet olmaksızın yerine getirebileceği işi verdiğini, böylece şahsi ilişkileri nedeni ile kendisine ve bu firmalara iş ve menfaat sağlamak için görevini kötüye kullandığını, yurt dışındaki tedarikçi firmalardan satın alımlara ilişkin olarak gerçekleştirilen sevkiyatlardan bazılarının konsolide edilmeden aynı gün içinde birden fazla veya yakın tarihlerde farklı sevkiyatlar hâlinde gerçekleştirildiğini, bu nedenlerle gereksiz yere beyanname sayısının artması sonucunda gümrük işlem maliyetine, fazladan iş gücü harcanmasına, yurt içi ve yurt dışı nakliye maliyeti ile ödenen ordino bedellerinin (işlem başına minimum 60,00 TL) artmasına neden olunduğunun tespit edildiğini, ayrıca söz konusu firma ile görüşme ve pazarlıkların İdari Alımlar Müdürlüğü tarafından yapılması gerekirken mevcut durumda davalı Dış Ticaret Müdürü İ. Ceylan tarafından yapılmasının doğru olmadığını, 2012 yılından bu yana gümrük müşavirlik hizmetinin büyük kısmının alındığı T. Gümrük Müşavirlik ile ... içi nakliye hizmetlerinin yaptırıldığı söz konusu firma ile bağlantılı davalıya yakınlığı ile bilinen ...'e haksız bir avantaj sağlandığını ve ...ın zarara uğratıldığını ileri sürerek 100.000,00 TL manevi tazminat ile 10.000,00 TL maddi tazminat taleplerinin davalıdan tazminini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (6100 sayılı Kanun) öngörülen koşulları taşımadığını, davanın hukuki yarar yokluğu ve husumet sebebiyle reddi gerektiğini, genel kurul ibrasından geçen işlemler ile ilgili olarak dava açılmasının hatalı olduğunu, ayrıca davanın süre yönünden de reddi gerektiğini, davacının iç denetçi raporu ile mahkemeyi hatalı yönlendirmeye çalıştığını, iddiaların yasal dayanağının ortaya konulamadığını, ortada suç olarak nitelenebilecek bir fiil olmadığı gibi iddia konusu iş ve işlemlerin hiyerarşik yapı içinde yapıldığını, bu işlemlere yönetim kurulunun ve genel kurulun da dahil olduğunu, açılan davanın zarar verici herhangi bir eylemi yahut suçu bulunmayan davalı açısından iddialar yığılmasından ibaret olduğunu savunarak davanın esastan da reddini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
    “ ...davacının, 01/07/1983 - 21/03/2018 tarihleri arasında davacı iş yerinde en son Dış Ticaret Müdürü olarak çalıştığı, emekli olarak iş yerinden ayrıldığı, davalının 2009-2013 yıllarında davacı iş yerini KDV yönünden mali kayba uğrattığı iddia edilmiş olmakla birlikte dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgeler ile tanık anlatımları, davalının sorumlulukları arasında KDV ödemesi ve iadesi bulunmadığı, vergi ile ilgili tüm iş ve işlemlerin Muhasebe ve Mali İşler Bölümünün sorumluluğunda olduğu, dosya kapsamına ibraz edilen belgelerden KDV ödemesi ve istisnasından nasıl yararlanılacağı konusunda Gümrükler Genel Müdürlüğü ile yazışmalar yapılarak görüş istenildiği, organizasyon şeması ve görev tanımı itibariyle davalının bu yazışmaları tek başına yapma yetkisinin olmadığı, (A) grubu yönetici ile birlikte bu yazışmaların yapıldığı, her yıl Sermaye Piyasası Kurulu'nun denetimine tabi yöneticileri tarafından bu yazışmaların bilinmesinin imkan dahilinde olduğu, iddia edilen eylemlerin davacı tarafından maddi zarara sebebiyet verdiği sonucuna varılamayacağı, zira davacının (A) grubu imza yetkisine sahip olmadığı maddi zarara uğradığı iddia edilen işlemin (A) grubu yöneticinin bilgisi dahilinde olması gerektiği, yine beyanname işlemlerinin ihale yoluyla hangi firmaya verileceği ile işe alım yapılma hususunda da (B) grubu imza yetkisine sahip yöneticinin her yıl Sermaye Piyasası Kurulu'nun denetimine tabi şirkette tek başına hareket etmesinin imkan dahilinde olmadığı hususları ile ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/169073 sor. - 2019/27079 karar no.lu kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar ve savcılık dosya evrakı birlikte değerlendirildiğinde davalının, davacı iş yerini zarara uğrattığı ispatlanamadığı...” gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1. Davacı vekili; davacının fesih hakkına engel olmak amacıyla dürüstlük kuralını ihlal ederek istifa ettiği, davacının ağır ihmalleri ve makamını kullanarak kendisi ve üçüncü kişiler yararına menfaat temin etmeye çalışması, ...ın ticari ilişki içerisinde bulunduğu şirket ortağı şahıslardan para temin etmesi, yine bu şahıslar vasıtasıyla ...a eleman almaya çalışması gibi birçok eylemi olduğu, bu eylemler sonucu ...ın zarara uğradığı, ... İç Denetim Başkanlığı tarafından hakkında inceleme başlatıldığı, ... imza sirkülerinde yer alan yetkilerin sadece imzaya ve şirketin temsiline ilişkin olduğu, yönetim ve karar yetkisinin devrinin söz konusu olmadığı, Şirketin iç ilişkisine yönelik bir düzenleme olduğu, Dış Ticaret Müdürlüğünün amacının ithal edilen malzemelerin ithalat ve gümrükleme işlemleri ile ihraç edilecek malzemelerin ihracat ve gümrükleme işlemlerini yasal mevzuata ve ... gereksinimlerine uygun şekilde yapmak olduğu, davalının sorumluluklarını yerine getirmediği ve görevini ağır şekilde ihmal ettiği, gümrük vergileri ile ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmesinde ilgili mali otoriteler ile iletişimi sağlamanın ve gümrük vergileri konusundaki mevzuat değişikliklerinin ... uygulamaları açısından değerlendirilmesi ve uygulanmasına yönelik faaliyetlerin yürütülmesinin Muhasebe ve Mali İşler Direktörlüğünün görev ve sorumluluğuna girmediği, KDV dâhil bütün ithalat vergilerinden yararlanılması hususu ve bu amaçla yapılacak işlemlerin o dönem davalının başında bulunduğu Dış Ticaret Müdürlüğünün görev ve sorumluluğunda olduğu iddialarıyla istinaf talebinde bulunmuştur.

    2. Davalı vekili; davanın 100.000,00 TL manevi tazminat ile 10.000,00 TL maddi tazminat alacağının tahsili talebiyle açıldığı, 12.896.410,80 TL olarak ıslah edildiği, kararda tek bir maktu vekâlet ücretine hükmedildiği, maddi tazminat yönünden maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, maddi tazminat için davalı lehine hükmedilmesi gereken vekâlet ücreti miktarının 217.589,10 TL, manevi tazminat için de en az 3.400,00 TL ve katları şeklinde olması gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
    “...sunulan imza sirkülerinde yöneticilerin genel müdür, (A) grubu ve (B) grubu yöneticiler olarak gruplandırıldığı, davalının (B) grubu yönetici olduğu, şirketi ilzam ve taahhüt altına sokacak her türlü sözleşme ve işlemlerde tek başına imza yetkisinin olmadığı, (A) grubu yöneticilerden birisi ile ancak yapılan işlemin hüküm ifade edeceğinin belirtildiği, Gümrükler Genel Müdürlüğü ile yapılan yazışmaların, “Malzeme İkmal Direktörü”nün ve “Gümrük İthalat İhracat Müdürü” unvanı ile davalının imzalarını taşıdığı, davacı şirkette, KDV istisnasından faydalanabilmek için Gümrükler Genel Müdürlüğü ile 2011 yılından itibaren yazışmalar yapıldığı, bu yazışmaları davalının (A) grubu bir yönetici ile birlikte yaptığı, anılan yazışmaların şirket yöneticilerince bilinmesi gerektiği, her yıl Sermaye Piyasası Kurulunun denetimine tabi bir şirkette (B) grubu imza yetkisine sahip bir yöneticinin kendi başına hareket etmesinin düşünülemeyeceği; davalının,...Gümrük Müşavirlik firması ile ... firması lehine kazandırıcı işlemler yaptığı, bazı çalışanların işe başlama sürecinde usulsüzlükler olduğu ve bu sebeplerle davacının zarar uğradığının iddia edildiği, bu işlemlerle ilgili karar ve işlemlerin yönetim kurulu ve ilgili kurulların onayından geçtiği, davalının işvereni zarara uğrattığına dair delil olmadığı, davalının aldığı borcu, 10.09.2015 tarihinde işe alınan Didem Köyceğiz'in işe alınmasından önce 06.05.2015 tarihinde ödediği, nitekim iddia edilen bu eylemler nedeniyle davalı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından KYO kararı verildiği, mahkemenin red kararında hata olmadığı anlaşılmıştır.
    ...
    Davalı lehine Mahkemece tek vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. AAÜT.nin 10/3 ve 4. Maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak, davacının istinaf başvurusunun reddi, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.nun 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararın kaldırılarak düzeltilmesi gerekmiş...” gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek, vekâlet ücreti düzeltilmek suretiyle davanın reddine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelere temyiz dilekçesinde de yer vererek temyiz yoluna başvurmuştur.

    2. Davalı vekili; maktu vekalet ücreti yerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz talebinde bulunmuştur.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davalı işçinin kasıt veya ihmali ile davacı ... zarara uğratıp uğratmadığı, maddi ve manevi tazminat koşullarının bulunup bulunmadığı ve davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin miktarı ile ilgilidir.

    2. İlgili Hukuk
    6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu, 50 nci ve 56 ncı ve 400 üncü maddeleri. 6100 sayılı Kanun’un 190 ıncı maddesi.
    Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Manevi tazminat davalarında ücret" kenar başlıklı 10 uncu maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
    "...
    (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.
    (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.
    ..."

    3. Değerlendirme
    Somut uyuşmazlıkta, davacının, davalının işyerini zarara uğrattığına yönelik iddiaları ile diğer iddialarını ispat edemediği, maddi ve manevi tazminat taleplerinin koşullarının oluşmadığı, davalı temyizi açısından hükmedilen vekalet ücreti miktarının doğru ve yerinde olduğu, temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçenin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ... davalı vekillerinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    23.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi