Abaküs Yazılım
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/4840
Karar No: 2022/6356
Karar Tarihi: 23.05.2022

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/4840 Esas 2022/6356 Karar Sayılı İlamı

9. Hukuk Dairesi         2022/4840 E.  ,  2022/6356 K.

    "İçtihat Metni"



    BÖLGE ADLİYE
    MAHKEMESİ : ... 28. Hukuk Dairesi

    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    İLK DERECE
    MAHKEMESİ : ... 13. İş Mahkemesi

    Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait Şirkette 31.03.1993 tarihinde hesap işleri müdürü olarak çalışmaya başladığını, davalı Şirketin o tarihten bu yana birçok kez unvan değiştirdiğini, iştigal konularını genişlettiğini, buna bağlı olarak da müvekkili davacının görev tanımlarının değiştiğini, en son ticari satım personeli iken iş sözleşmesinin 23.06.2014 tarihinde haksız şekilde feshedildiğini, aylık ücretinin net 4.000,00 TL olduğunu, asgari ücrete kadar olan kısmının bankadan, geri kalanının elden ödendiğini, davacının çalışma süresi boyunca haftanın altı günü 07.00-21.00 saatleri arasında çalıştığını, dinî ve millî bayramlarda da çalışmaya devam ettiğini, söz konusu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, yıllık izinleri kullandırılmadığı gibi karşılığı yıllık izin ücreti alacağının da ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.


    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının müvekkiline ait işyerinde 17.11.2005-21.08.2006 tarihleri arasında çalıştığını, ücrete ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, çalıştığı süre boyunca her zaman aldığı ücret üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) primlerinin bildirildiğini, davalıya ait işyerinde hafta içi 09.00-18.00, Cumartesi ise 09.00-13.00 saatleri arasında çalışma olduğunu, ayrıca ara dinlenmelerin de kullandırıldığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde yıllık 270 saate kadar fazla çalışmanın ücrete ilişkin olduğunun kararlaştırıldığını, davacının fazla çalışma ücreti alacağının bulunmadığını, davacının yıllık iznini kullandığını, buna ilişkin belge suretini sunduklarını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre davacının davalıya ait işyerinde 31.03.1993-23.06.2014 tarihleri arasında çalıştığı, işveren tarafından iş sözleşmesinin haksız olarak ve ihbar sürelerine uyulmaksızın feshedildiği, davacının fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatlamasına rağmen söz konusu çalışmalarının karşılığının ödendiğinin, ücretli izinlerinin kullandırıldığının veya karşılığı yıllık izin ücreti alacağının ödendiğinin işverence ispat edilemediği, dolayısıyla davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazandığı; ancak davacının hafta tatillerinde çalıştığını ispat edemediğinden hafta tatili ücreti alacağına hak kazanamadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette sadece 17.11.2005-21.08.2006 tarihleri arasında çalıştığının (Sosyal Güvenlik Kurumu) SGK kayıtları ve ücret bordrosu ile sabit olmasına rağmen aksinin kabulünün hatalı olduğunu, davacının çalıştığı son işverenin müvekkili davalı Şirket olmadığını, son işverenin davaya dahili ile karar verilmesi gerektiğini, SGK kayıtlarına göre davacının 28.02.2011 tarihinde işten ayrılmış göründüğünü, dava dilekçesinde iddia edilen 23.06.2014 tarihine kadar çalışma olgusu ispat edilememesine rağmen hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacıya hizmet tespit davası için süre verilmesi yönündeki taleplerinin reddinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının SGK kayıtlarında belirtilen ücretten daha yüksek ücret aldığını yazılı belgelerle ispat etmesi gerekirken tanık beyanlarıyla dahi desteklenmeyen ücret miktarı kabulünün hatalı olduğunu, davacının müvekkili Şirketten ayrıldığı anda kıdem ve ihbar tazminat hakkının doğmadığını, davalıya ait işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, hafta içi 09.00-18.00; cumartesi ise 09.00-13.00 saatleri arasında çalışma olduğunu, ayrıca ara dinlenmelerin de kullandırıldığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde yıllık 270 saate kadar fazla çalışmanın ücrete ilişkin olduğunun kararlaştırıldığını, dinî, millî bayramlar ile resmî tatil ilan edilen günlerde çalışma yapılmadığını, yıllık izninin kullandırıldığına ilişkin yazılı belgenin de sunulduğunu, dosyada yer alan SGK kayıtlarına göre davacının son işverenin T... Kart Pazarlama A.Ş. olduğunu, husumetin söz konusu Şirkete yöneltilmesi gerektiğini, ıslaha karşı zamanaşımı defi nedeniyle davacının taleplerinin reddi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddini; aksi kanaat olması halinde ise davacıya hizmet tespit davası açması için süre verilmesini ya da davacının son işvereni T... Kart Pazarlama A.Ş. davaya dahil edilerek davacıya ait işyeri özlük dosyasının temininden sonra bilirkişi raporu aldırılarak buna göre karar verilmesini talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili istinaf başvurusunda belirttiği gerekçelere dayanarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacının davalı Şirkete ait işyerinde geçen hizmet süresi ve davacının almış olduğu ücretin miktarına ilişkin tespitlerin yerinde olup olmadığı, davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı ile yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığı, davacının taleplerinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve taraf teşkilinin usulüne uygun sağlanıp sağlanmadığı hususlarındadır.

    2. İlgili Hukuk
    1.4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) "Yıllık izin ücreti" kenar başlıklı 57 nci maddesine göre;
    " İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır.
    Bu ücretin hesabında 50 nci madde hükmü uygulanır.
    Günlük, haftalık veya aylık olarak belirli bir ücrete dayanmayıp da akort, komisyon ücreti, kâra katılma ve yüzde usulü ücret gibi belirli olmayan süre ve tutar üzerinden ücret alan işçinin izin süresi için verilecek ücret, son bir yıllık süre içinde kazandığı ücretin fiili olarak çalıştığı günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama üzerinden hesaplanır.
    Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, izin ücreti işçinin izine çıktığı ayın başı ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır.
    Yüzde usulünün uygulandığı yerlerde bu ücret, yüzdelerden toplanan para dışında işveren tarafından ödenir.
    Yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ayrıca ödenir."

    2. 4857 sayılı Kanun'un "Sözleşmenin sona ermesinde izin ücreti" kenar başlıklı 59 uncu maddesi ise şu şekildedir:

    "İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Bu ücrete ilişkin zamanaşımı iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar.
    İşveren tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde 17 nci maddede belirtilen bildirim süresiyle, 27 nci madde gereğince işçiye verilmesi zorunlu yeni iş arama izinleri yıllık ücretli izin süreleri ile iç içe giremez."

    3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Hakimin davayı aydınlatma ödevi" kenar başlıklı 31 inci maddesinde; "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddiveya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." hükmü bulunmaktadır.

    3. Değerlendirme
    1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

    2. 4857 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.
    Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlamalıdır.
    6100 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinde d, hâkimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup; hâkim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilecek, soru sorabilecek ve delil gösterilmesini isteyebilecektir.
    Somut uyuşmazlıkta, dinlenilen tanık beyanları (özellikle yönetim kurulu üyesi olduğu anlaşılan davacı tanığı T... E... D... beyanı), dosyada yer alan diğer bilgi ve belgelere göre, davacının davalı işveren nezdindeki çalışma süresinin 31.03.1993-23.06.2014 tarihleri arasında 21 yıl 2 ay 23 gün olduğu kabulünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ancak, Mahkemece davacının 21 yıl boyunca hiç izin kullanmadığı kabul edilerek yıllık izin ücreti alacağının hesaplanması ve hüküm altına alınması hatalı olmuştur. Zira, davalı cevap dilekçesinde davacının hak kazandığı yıllık ücretli izinlerini kullandığını, buna ilişkin belgenin sunulduğunu belirtmiştir. UYAP üzerinden yapılan kontrolde, cevap dilekçesinin ekinde davacının 01.08.2006-17.08.2006 tarihlerinde yıllık izin kullanma talebine ilişkin imzalı dilekçesinin yer aldığı görülmüştür. Ancak 2006 yılının Ağustos ayına ilişkin imzalı ücret bordrosu da cevap dilekçesi ekinde yer almakta olup; 21 gün çalışma karşılığı 371,70 TL tahakkuk içerdiği; yıllık izin ücreti tahakkukuna ilişkin kısmın ise "0.00" şeklinde belirtildiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla gerek söz konusu belge içeriği gerekse de davacının 21 yıl hiç izin kullanmadan çalışmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu hususu dikkate alınarak hâkimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde, davacı asılın çalışma süresi boyunca ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün yıllık ücretli izin kullandığı konusunda beyanının alınması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple;
    Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,


    Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    23.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi