![Abaküs Yazılım](/3.png)
Esas No: 2022/4157
Karar No: 2022/6297
Karar Tarihi: 27.06.2022
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2022/4157 Esas 2022/6297 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Karşılıklı boşanma davasında ilk derece mahkemesinde tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle iki davanın da kabulüne ve ferilerine karar verildi. Davalı-davacı kadın tarafından asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların, nafakaların miktarı ve yoksulluk nafakasının reddi yönünden temyiz edildi. Davacı-davalı erkek tarafından katılma yoluyla birleşen davanın kabulü, kusur belirlemesi ve ferileri yönünden istinaf kanun yoluna başvuruldu. Ancak, bölge adliye mahkemesi tarafından davalı-davacı kadının asıl istinaf taleplerine sıkı sıkıya bağlı \"katılma yoluyla\" istinaf talebine konu edilen birleşen davanın (kadının davasının) kabulü ile boşanma hükmüne karşı süresinde istinaf talebinde bulunulmaması nedeniyle erkeğin katılma yoluyla istinaf hakkı bulunmadığından, birleşen davanın kabulüne ilişkin istinaf talebinin usulden reddine karar verildi. Bu karar yanlıştır çünkü katılma yoluyla istinaf asıl istinaf talebine sıkı sıkıya bağlıdır ve burada erkeğin birleşen davanın kabulüne yönelik istinaf dilekçesi inceleme dışı bırakılmak suretiyle usûlden reddedildiği için hüküm münhasıran bu sebeple bozuldu. Kanun maddesi ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 348. maddesidir ve istinaf incelemesi yapılırken bu açıklamalar gözetilerek yapılması gerektiğini belirtmektedir.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından birleşen davanın kabulü, kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların, nafakaların miktarı ve yoksulluk nafakasının reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak görülen karşılıklı boşanma davasında ilk derece mahkemesince tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle iki davanın da kabulüne ve ferilerine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı-davacı kadın tarafından asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi ve feriler yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuş, daha sonra davacı-davalı erkek tarafından katılma yoluyla birleşen davanın kabulü, kusur belirlemesi ve ferileri yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesince “kadının asıl istinaf taleplerine sıkı sıkıya bağlı "katılma yoluyla" istinaf talebine konu edilen birleşen davanın (kadının davasının) kabulü ile boşanma hükmüne karşı süresinde istinaf talebinde bulunulmaması nedeniyle erkeğin katılma yoluyla istinaf hakkı bulunmadığından, birleşen davanın kabulüne ilişkin istinaf talebinin usulden reddine karar verilmiştir. Kadının davasının kabulü ile boşanma hükmü süresinde istinaf edilmemekle kesinleşmiştir. ” gerekçesiyle davacı-davalı erkeğin birleşen davanın kabulüne yönelik istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiş ve bu istinaf talebine ilişkin bir inceleme yapılmamıştır.
Katılma yoluyla istinaf, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 348. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan kanun maddesi; “(1) İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir. (2) İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir.” hükmünü içermektedir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (HMK m.33). Her ne kadar, bölge adliye mahkemesince davalı-davacı kadının “kendi davasının(birleşen davanın) kabulü”ne yönelik istinaf talebinde bulunmaması nedeniyle birleşen davanın kabulü yönünden erkeğin katılma yoluyla istinaf hakkının bulunmadığı belirtilerek katılma yoluyla istinaf dilekçesinin yukarıda belirtilen yönlerden usûlden reddine karar verilmiş ise de; bölge adliye mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere katılma yoluyla istinaf talebi asıl istinaf talebine sıkı sıkıya bağlı olup somut olayda karşılıklı boşanma davaları bulunduğu göz önüne alındığında hükmün davalı-davacı kadın tarafından sadece "Kusur belirlemesine" yönelik istinafı halinde dahi erkeğin katılma yoluyla "kadının davasının(birleşen davanın) kabulü” yönünden katılma yoluyla istinaf taleplerinin esastan incelenmesi gerekirken, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 348. maddesinin yorumunda hataya düşülerek, yazılı şekilde davacı-davalı erkeğin katılma yoluyla istinaf dilekçesinin bu yönlerden inceleme dışı bırakılmak suretiyle usûlden reddi doğru olmayıp, istinaf incelemesinin bu açıklamalar gözetilerek yapılması amacıyla hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcın istek halinde yatıranlara geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 27.06.2022 (Pzt.)
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.