Abaküs Yazılım
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/5769
Karar No: 2022/6441
Karar Tarihi: 25.05.2022

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/5769 Esas 2022/6441 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı tır şoförü, davalı işveren tarafından haklı bir neden olmadan işten çıkarıldığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla çalışma ücreti talep etmiştir. Davalı ise iş sözleşmesinin feshedilmesinin haklı sebeplere dayandığını savunmuştur. Mahkeme, yapılan incelemeler sonucunda davacının ilk dönem çalışma süresinde fesihteki ihbar tazminatı hakkı bulunmadığı ancak diğer dönemlerdeki çalışmalarına göre ihbar tazminatı hesaplanması gerektiği kararı vermiştir. Bozma ilamına uyularak verilen bu karar, kısmen kabul edilmiştir. İlgili kanun maddeleri ise; İş Kanunu'nun 24, 25, 26 ve 4857 sayılı Kanun'un 17. maddesidir.
9. Hukuk Dairesi         2022/5769 E.  ,  2022/6441 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 07.03.2008-03.06.2015 tarihleri arasında tır şoförü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiğini, 2015 yılındaki ücretinin 1.600,00 TL olmasına rağmen sigorta kayıtlarında asgari ücret olarak tahakkuk ettirildiğini, haftanın 7 günü sürekli çalıştığını ancak fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla çalışma ücreti alacaklarını talep etmiştir.

    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, davalının son çalıştığı şirketin ...Tur. İnş. Nak. Taş. Tic. A.Ş. olmayıp ...Sey. Tur. Ve İnş. Tic. Ltd. Şti. olduğunu, davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının şoför olarak asgari ücretle çalıştığını, ancak düzenli bir çalışmasının bulunmadığını, zaman zaman işe gelmemeyi alışkanlık hâline getirdiğini, son olarak 27.09.2012 tarihinde işi terk ettiğini, telefonla aranmasına rağmen işi bıraktığını söylerek işe gelmediğini, üç gün beklenildikten sonra 30.09.2012 tarihinde çıkışının yapıldığını, davacının pişman olup yeniden işe başlamak istemesi üzerine işe başlatıldığını, ancak 31.12.2014 tarihinde kendi isteği ile tekrar ayrıldığını, davacıya 26.09.2014 tarihinde banka yoluyla 5.000,00 TL avans ödendiğini, davacının fazla çalışma, yıllık izin ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

    Bozma İlâmı ve Mahkeme Kararının Özeti :
    Mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararının davacı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 12.11.2019 tarihli ve 2016/23398 Esas, 2019/20924 Karar sayılı ilâmı ile öncelikle husumet yönünden değerlendirme yapılması, oluşacak sonuca göre davacının çalışma süresinin tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve usuli kazanılmış haklar da korunmak suretiyle işin esasına yönelik karar verilmesi gerektiği, taraflar arasındaki husumete yönelik uyuşmazlık giderilmeden ve davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı süre netleştirilmeden feshe yönelik bir değerlendirme yapılmasının hatalı olduğu, hâkimin aydınlatma yükümlülüğü ve tarafların davayı somutlaştırma yükümlülüğü çerçevesinde toplanması gereken bir kısım delillerin toplanmamış olmasının ve mevcut delillerin yeterince değerlendirilmemesinin de hatalı olduğu, gerek husumete gerekse çalışma süresine yönelik uyuşmazlıklar giderildikten sonra, iş sözleşmesinin feshine yönelik hususların aydınlatılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği, fazla çalışma iddiasının ispatı yönünden ise takograf kayıtlarının çözümüne dair liste üzerinde denetime elverişli şekilde inceleme yapılması, haftalık çalışma süresi ve buna göre her hafta için fazla çalışma yapılıp yapılmadığı veya günlük azami çalışma süresinin aşılıp aşılmadığının ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
    Mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilmiş, yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    Temyiz:
    Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

    Gerekçe:
    1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca imkân bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    2-Taraflar arasında, ilk dönem çalışmasında davacının iş sözleşmesinin kim tarafından feshedildiği, feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve ihbar tazminatı hakkının doğup doğmadığı noktalarında uyuşmazlık bulunmaktadır.
    İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir nedeni olmaksızın ve usulüne uygun bildirim süresi tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 24 ve 25 inci maddelerinde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 4857 sayılı Kanun'un 17 nci maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar süresi tanınmamış olması hâlinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih nedenine rağmen işçi ya da işverenin 26 ncı maddede öngörülen hak düşürücü süre içinde fesih yoluna gitmemeleri hâlinde sonraki fesihlerde karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar. İhbar tazminatı iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olduğu için, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz. Yine, işçinin mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14 üncü maddesi hükümleri uyarınca emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi sebeplerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır. Anılan fesihlerde işveren de ihbar tazminatı talep edemez.
    Dosya içeriği incelendiğinde; davacının 07.03.2008 - 30.09.2012, 05.01.2013 - 31.12.2014 ve 01.01.2015 - 31.05.2015 tarihleri arasında dönemler hâlinde çalıştığı, davacının dava dilekçesinde; "4-Kıdem ve İhbar Tazminatı Alacağı" başlığı altında aynen; "Davalı işveren müvekkili haksız ve sebepsiz olarak işten çıkarmasının yanında ihtamameye de eklenen SGK ... İl Müdürlüğünden alınan 25.09.2012 tarihli yazı gereği de 1475 sayılı İş Kanununun 14. Maddesine 4447 sayılı yasa ile eklenmiş bulunan 5.bent gereğince hak etmiş olduğu kıdem tazminatını alamamıştır..." şeklindeki ifade ile 25.09.2012 tarihli Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) yazısını sunduğu, davalının ise davacının 27.09.2012 tarihinde işyerini terkettiğini belirterek 27-28-29.09.2012 tarihli devamsızlık tutanaklarını sunduğu, 30.09.2012 tarihi itibarıyla (03) koduyla çıkışının yapıldığı, davacı tanıklarının iş sözleşmesinin feshine ilişkin bilgilerinin olmadığı, davalı tanıklarının ise 2012 yılında davacının kendi isteğiyle işten ayrıldığını beyan ettikleri anlaşılmıştır.
    Bu itibarla, davacının 07.03.2008 - 30.09.2012 tarihleri arasındaki ilk dönem çalışmasında iş sözleşmesini emeklilik nedeniyle feshettiği anlaşılmış olup yukarıda yapılan açıklamalarda belirtildiği şekilde iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmayacağından, davacının ilk dönem çalışma süresinin ihbar tazminatı hesabında dikkate alınmaması; 05.01.2013 - 31.12.2014 ve 01.01.2015 - 31.05.2015 tarihleri arasındaki çalışmalarının göz önüne alınarak ihbar tazminatının hesaplanması gerekir. Yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

    Sonuç:
    Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 25.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi