Abaküs Yazılım
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/5781
Karar No: 2022/6468
Karar Tarihi: 25.05.2022

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/5781 Esas 2022/6468 Karar Sayılı İlamı

9. Hukuk Dairesi         2022/5781 E.  ,  2022/6468 K.

    "İçtihat Metni"



    BÖLGE ADLİYE
    MAHKEMESİ : ... 30. Hukuk Dairesi

    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    İLK DERECE
    MAHKEMESİ : ... Anadolu 3. İş Mahkemesi

    Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan ilk yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli ve 2019/395 Esas, 2020/17 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.07.2020 tarihli ve 2020/1363 Esas, 2020/1730 Karar sayılı kararında davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.

    Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 28.10.2001-31.03.2009 tarihleri arasında davalı Şirkette gemici olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin herhangi bir haklı neden gösterilmeksizin feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatının da ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında yapılan incelemede davacının davalı Şirkette 28.10.2001-31.03.2009 tarihleri arasında çalıştığının anlaşıldığı, davalı vekilince kanuni süresi içerisinde sunulan zamanaşımı defi hususunda yapılan incelemede, sözleşme fesih tarihi itibariyle özel bir zamanaşımı süresi belirlenmediği görülen kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarına 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ncı maddesindeki genel zamanaşımı süresinin tatbik edileceği, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma ilâmı sonrasında Türkiye İş Kurumuna yazılan müzekkere cevabı itibariyle davacının başvurusu sonrasında davalıya ait işyerinde bir kısım incelemeler yapıldığı ancak 6098 sayılı Kanun'un 154 üncü maddesi kapsamında zamanaşımı süresini keser nitelikte bir ikrar ya da ödeme bulunmadığı anlaşıldığından zamanaşımı süresinin 31.03.2019 tarihinde dolması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle davacının dava açmadan önce 17.06.2009 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ... Bölge Müdürlüğüne başvuru yapmış olup haklarının tespiti ve ödenmesi için gerekli araştırma ve incelemenin yapılmasını talep ettiğini, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Kurumu ... Bölge Müdürlüğünün yaptığı incelemede davacıyı haklı bulduğunu, davacıya gönderdiği 05.11.2009 tarihli cevap yazısında kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesi gerektiğinin tespit edildiğini ve bu konuda davalı işverene gerekli tebligatın da yapıldığını ancak davalı işveren tarafından davacının kıdem ve ihbar tazminatı haklarının ödenmediğini, davacının bunun üzerine ... Anadolu Arabuluculuk Bürosuna 2018/137105 nolu arabulucuk numarası ile dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu, 22.06.2018 tarihinde düzenlenen Arabuluculuk Son Tutanağı ile tarafların anlaşamadığının tutanak altına alındığını, bu nedenle huzurdaki davayı açmak zorunda kaldığını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ... Bölge Müdürlüğünden celbedilen başvuru dosyasına göre davacı ile ilgili çalışma süresi ve kıdemine ilişkin beyanların kabul edildiğinin görüleceğini ancak Mahkemece dosyadaki tespit ve beyanların işverence yapılan ikrar veya ödeme olarak kabul görmediğini, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 14.01.2013 tarihli ve 2010/38436 Esas, 2013/253 Karar sayılı kararında "...şikâyet üzerine Bölge Çalışma Müdürlüğünde alacağı ikrar etmesi, zamanaşımını keser..." şeklinde değerlendirme yapıldığını, gerek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ... Bölge Müdürlüğüne yapılan başvuru ve başvuru dosyasındaki tespit ve beyanların davalı işverenin ikrar ve kabulü olarak görülmesi gerektiği, gerekse başvuru ile inceleme sonucunun davacıya tebliği arasında geçen süre ile arabuluculuk sürecinde geçen sürenin de zamanaşımını durdurduğu dikkate alındığında davanın süresinde açıldığını düşündüklerini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uygulama ve öğretide kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına ilişkin davaların, hakkın doğumundan itibaren mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125 inci maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabi tutulduğu, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Kanun’un 146 ncı maddesinde de genel zamanaşımının 10 yıl olarak belirlendiği, 6098 sayılı Kanun'un 154 üncü maddesinde (mülga 818 sayılı Kanun'un 133 üncü maddesi) zamanaşımını kesen nedenlerin gösterildiği, bunlardan borçlunun borcunu ikrar etmesinin (alacağı tanıması), zamanaşımını kesen nedenlerden biri olduğu, borcun tanınması, tek yanlı bir irade bildirimi olup borçlunun, kendi borcunun devam etmekte olduğunu kabul anlamında olduğu, borç ikrarının sonuç doğurabilmesi için, eylem yeteneğine ve malları üzerinde tasarruf yetkisine sahip olan borçlunun veya yetkili kıldığı vekilinin, bu iradeyi alacaklıya yöneltmiş bulunması ve ayrıca zamanaşımı süresinin dolmamış olmasının gerektiği, gerçekte de borç ikrarının ancak işlemekte olan zamanaşımını keseceği, farklı anlatımla zamanaşımı süresinin tamamlanmasından sonraki borç ikrarının kesme yönünden bir sonuç doğurmayacağı, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca dava açılması veya icra takibi yapılmasının zamanaşımını kesen nedenlerden olduğu, 156 ncı maddede ise, zamanaşımının kesilmesi halinde yeni bir sürenin işlemesi gerektiğinin açıkça belirtildiği, maddede açıkça düzenlemediğinden ihtiyati tedbir istemi ile mahkemeye başvurma veya işçilik alacaklarının tespiti ve ödenmesi için Bölge Çalışma İş Müfettişliğine şikâyette bulunmanın zamanaşımını kesen nedenler olarak kabul edilemeyeceği ancak işverenin şikâyet üzerine Bölge Çalışma Müdürlüğünde alacağı ikrar etmesinin zamanaşımını keseceği, somut uyuşmazlıkta davacı işçinin 28.10.2001-31.03.2009 tarihleri arasında davalı işverenlikte gemici olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiği iddia ederek 854 sayılı Deniz İş Kanunu gereğince hak kazandığı kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini 04.07.2009 tarihinde açtığı davada talep ettiği, davalı işverenin ise süresinde sunduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunduğu, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı 10 yıllık dava zamanaşımına tabi olduğundan ve feshe bağlı alacaklardan olduğundan bu alacaklar yönünden zamanaşımının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte başlayacağı, davacının da kabulünde olan iş sözleşmesinin fesih tarihi 31.03.2019 tarihi ile dava tarihi olan 31.07.2019 tarihi arasında 10 yıllık dava zamanaşımı süresi dolduğundan ve yine davacının davalı işveren hakkında dava tarihinden önce 23.06.2009 tarihinde dava dışı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ... Bölge Müdürlüğüne vermiş olduğu şikayet dilekçesi 6098 sayılı Kanun'un 154 üncü maddesinde belirtilen dava zamanaşımını kesen sebepler arasında olmadığı gibi yapılan soruşturma esnasında davalı Şirket yetkilisi N.Y imzalı ve ihtirazi kayıt konulmayan dava dışı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen 07.10.2009 tarihli tutanakta işyeri insan kaynakları sorumlusu N.Y ile görüşülmek suretiyle yapılan teftişte işveren yetkilisinin işçinin her çalıştığı dönem için kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretinin ödendiğini, bir defa ihbar tazminatının ödendiğini ancak işçinin yurt dışında karıştığı kavgadan ötürü son dönem için kıdem tazminatının ödenmediğini beyan ve ifade ettiği belirtilmiş olup yine 16.10.2009 tarihli ve 119 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı İnceleme Teftiş Raporunda da "1. hizmet akdinin (28/10/2001-21/08/2002 tarihleri arasında devam ettiği, 2. hizmet akdinin 24/01/2003-08/09/2003 tarihleri arasında devam ettiği, 3.hizmet akdinin 03/12/2003-08/10/2004 tarihleri arasında devam ettiği, 4.hizmet döneminin 08/01/2005-01/03/2006 tarihleri arasında devam ettiği, 5.hizmet akdinin 23/09/2005-17/12/2006 tarihleri arasında devam ettiğini, 6.hizmet akdinin 29/05/2006-17/12/2006 tarihleri arasında devam ettiği, 7. ve son sözleşmesinin 20/03/2007-31/03/2009 tarihleri arasında devam ettiği" şeklinde belirtildiğinin anlaşılması karşısında davacının 7 ayrı çalışma döneminde davalı işverene ait işyerinde gemici olarak çalıştığı, davalı işveren vekilinin dava dışı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından tutulan ve imzası bulunan tutanağa konu beyanı değerlendirildiğinde ilk altı çalışma dönemi yönünden davacıya kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı ancak son çalışma dönemi olan 20.03.2007-31.03.2009 yönünden ise davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığının savunulduğu gözetildiğinde son çalışma dönemi yönünden 6098 sayılı Kanun'un 154 üncü maddesi kapsamında zamanaşımını kesen bir ikrar niteliğinde beyanda bulunulmadığı gibi borç ikrarı niteliğinde beyanda bulunulan 6 ncı çalışma dönemine ilişkin fesih tarihi olan 17.12.2006 tarihinden ve yine borç ikrarı bulunulmayan son çalışma döneminin fesih tarihi olan 31.03.2009 tarihinden itibaren dava tarihi olan 04.07.2019 itibariyle 10 yıllık dava zamanaşımının dolduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle gerek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ... Bölge Müdürlüğüne yapılan başvuru ve başvuru dosyasındaki tespit ve beyanların davalı işverenin ikrar ve kabulü olarak görülmesi gerektiği, başvuru ile inceleme sonucunun davacıya tebliği arasında geçen süre ile arabuluculuk sürecinde geçen sürede de zamanaşımını durdurduğu dikkate alındığında davanın süresinde açıldığı, Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen davalı Şirket yetkilisinin beyanlarının davadaki alacağın olduğu dönemi kapsamadığı şeklindeki değerlendirmenin hatalı olduğu, sonuç olarak davacının alacağı ile ilgili olarak Bölge Çalışma Müdürlüğünde ikrar edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle zamanaşımının bu ikrar nedeniyle kesildiği ve davanın süresi içerisinde açıldığına karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.25.10.2017 tarihli ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun (7036 sayılı Kanun) "Zamanaşımı süresi" kenar başlıklı ek 3 üncü maddesi ile kıdem ve ihbar tazminatı alacakları yönünden zamanaşımı süresi beş yıl olarak belirlenmiş ise de aynı Kanun'un geçici 8 inci maddesi dikkate alınarak uyuşmazlığın tabi olduğu zamanaşımı süresi 6098 sayılı Kanun'un 146 ıncı maddesine göre belirlenmelidir.

    2. 6098 sayılı Kanun'un 146 ıncı maddesine göre; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir."

    3. 6098 sayılı Kanun'un "Zamanaşımının kesilmesi" kenar başlıklı 154 üncü maddesi şöyledir:
    " Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir:
    1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse.
    2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa.
    "

    4. 7036 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin on yedinci fıkrası şu şekildedir:
    " Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez."

    3. Değerlendirme
    Yukarıdaki paragraflarda özetlenen İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeleri, ilgili hukuk bölümünde açıklanan mevzuat ve Dairemizin yerleşik hâle gelen ilkeleri ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı dosya kapsamına uygundur.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple;
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    25.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi