
Esas No: 2022/5493
Karar No: 2022/6541
Karar Tarihi: 25.05.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/5493 Esas 2022/6541 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davalı Bakanlıkta öğretmen olarak çalışan davacının evlilik sebebiyle iş sözleşmesinin feshedilmesi sonrasında kıdem tazminatı ve izin ücreti alacaklarının ödenmediği gerekçesiyle açtığı davada, Mahkeme davayı kabul etmiş ancak sonrasında yapılan temyiz sonucunda bozmuştur. Daha sonra Uyuşmazlık Mahkemesi'nin kararı ile adli yargının görevli olduğuna karar verilmiştir. Davacı kıdem tazminatı alacağını reeskont faizi ile talep etmiştir ancak Mahkeme en yüksek mevduat faizine hükmetmiştir. Bu yanlışlığın düzeltilmesi için hükmün 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Kanun Maddeleri:
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi
- Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesi
- 4857 sayılı İş Kanunu
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : DAVACI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili, davacının davalı Bakanlığa bağlı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunda öğretmen olarak görev yaptığını, iş sözleşmesinin davacı tarafından evlilik sebebiyle feshedildiğini, davacının kıdem tazminatı ile izin ücreti alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek söz konusu alacakların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti
Davalı vekili, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, ayrıca ders ücreti karşılığında görevlendirilen davacının kıdem tazminatı ile yıllık izne hak kazanamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece, toplanan delillere ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bozma ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
Kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.06.2020 tarihli ve 2016/19230 Esas, 2020/6243 Karar sayılı ilâmı ile uyuşmazlığın idari yargıya tabi olduğu gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucund, davanın yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilince aynı taleplerle ... 1. İdare Mahkemesinin 2020/1138 Esasına kayıtlı olarak açılan davada verilen 31.03.2021 tarihli karar ile Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19 uncu maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin 20.09.2021 tarihli ve 2021/307 Esas, 20201/468 Karar sayılı kararı ile davacı ile İdare arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdem tazminatının 4857 sayılı İş Kanunu'ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılarak ... 1. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile ... 2. İş Mahkemesinin 21.09.2020 tarihli ve 2020/535 Esas, 2020/408 Karar sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Uyuşmazlık Mahkemesi kararı üzerine Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve temyiz edenin sıfatına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesine göre hâkim talep ile bağlıdır.
Davacı kıdem tazminatı alacağı için reeskont faizi uygulanmasını talep etmesine rağmen, Mahkemece en yüksek mevduat faizine hükmedilmesi hatalıdır. Davacının talebi dikkate alınmalı ve en yüksek mevduat faizini geçmemek üzere reeskont faizine hükmedilmelidir.
Ne var ki söz konusu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ:
Temyiz edilen kararın hüküm fıkrasındaki “A-Brüt 9.139,55 TL kıdem tazminatının davalıdan alınarak, (Brüt 100 TL sinin akdin fesih edildiği, 30/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte) davacıya verilmesine,” rakam ve sözcükleri hükümden tamamen çıkartılarak yerine “A-Brüt 9.139,55 TL kıdem tazminatının davalıdan alınarak, (Brüt 100 TL sinin akdin fesih edildiği, 30/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizini geçmemek üzere en yüksek mevduat faizi ile birlikte ) davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.