10. Ceza Dairesi 2019/1637 E. , 2019/2992 K.
"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığının, 18/04/2019 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki kamu davasının durmasına dair Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/01/2019 tarihli ve 2019/14 esas, 2019/31 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 29/04/2019 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli hakkında, 30/10/2016 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 20/12/2016 tarihinde TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ayrıca erteleme süresi zarfında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar uyuşturucu madde kullanması veya kullanmak için bulundurması halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunda uyarılmasına karar verildiği, erteleme kararının şüpheliye 09/01/2017 tarihinde tebliğ edildiği, şüphelinin hiç bir aşamada erteleme kararına itiraz etmediği,
2- Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce şüpheliye uyarılı ilk başvuru davetiyesi gönderildiği, şüphelinin 17/01/2017 tarihinde kuruma müracaat ederek tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başladığı, ancak 5 yıllık erteleme süresi zarfında 16/06/2018 tarihinde tekrar uyuşturucu madde kullandığından bahisle TCK’nın 191/4. maddesinin (c) bendi uyarınca erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açıldığı,
3- Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/01/2019 tarihli ve 2019/14 esas, 2019/31 sayılı kararı ile "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun kesinleştirilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, bu nedenle tedavi tedbirinin ihlalinin de söz konusu olamayacağı, bu hususun kovuşturma şartlarından olduğu" gerekçesiyle, “kamu davasının durmasına” karar verildiği, kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "Benzer bir olay nedeni ile Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09/11/2017 tarihli ve 2017/6829 esas, 2017/5597 karar sayılı ilamı ile, "...şüphelinin hiçbir aşamada bu karara karşı itiraz etmediği ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başladığı, ancak erteleme süresi zarfında 08/11/2015 tarihinde tekrar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinden bahisle yeni bir soruşturma başlatıldığı anlaşılmakla, TCK’nın 191/4. maddesi uyarınca kamu davası açılma koşulları oluştuğundan, yargılamaya devam olunarak esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, “kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheliye tebliğ edilmediği” şeklindeki dosya kapsamına aykırı gerekçe ile durma kararı verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerindedir..." şeklinde de belirtildiği üzere,
Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 20/12/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile 5237 sayılı Kanun"un 191/3. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, söz konusu erteleme kararının şüpheliye 09/01/2017 tarihinde tebliğ edildiği, şüphelinin hiçbir aşamada bahse konu karara karşı itiraz talebinde bulunmadığı, dosyada mevcut Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 17/01/2018 tarihli ve 2016/4745 DS sayılı yazısı ile tedbir kararının infazının 17/01/2018 tarihinde tamamlandığının anlaşıldığı, ancak şüphelinin erteleme süresi içerisinde, 16/06/2018 tarihinde Sarıçam İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memurları tarafından yapılan üst aramasında 10,4 gram uyuşturucu madde ile yakalanarak aynı nitelikte suçu yeniden işlediği anlaşılmakla,
5271 sayılı Kanun"un 191/4. maddesinde yer alan, “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında yargılamaya devam olunarak esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/01/2019 tarihli ve 2019/14 esas, 2019/31 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
TCK"nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (b) ve (c) bendlerinde, "Kişinin, erteleme süresi zarfında;...Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,... hâlinde, hakkında kamu davası açılır. " hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 09/01/2017 tarihinde tebliğ edildiği, şüphelinin hiçbir aşamada erteleme kararına itiraz etmediği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce gönderilen uyarılı ilk başvuru davetiyesinin de yine aynı tarihte tebliğ edildiği, şüphelinin 17/01/2017 tarihinde kuruma müracaat edip tedbirin infazına başladığı, ancak daha sonra, erteleme süresi zarfında 16/06/2018 tarihinde tekrar uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açıldığı, bu hali ile şüphelinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını ve hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulandığını öğrendikten sonra erteleme süresi zarfında tekrar uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği anlaşılmakla, TCK’nın 191/4. maddesi uyarınca kamu davası açılma koşullarının oluştuğu,
Mahkemenin “kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usule uygun kesinleştirilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı” şeklindeki gerekçesinin de yasal dayanağı bulunmadığı, “kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” kesinleştirilmeden tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağına ilişkin herhangi bir yasa veya yönetmelik hükmü bulunmadığı gibi tam tersine CMK’nın 269/1. maddesinde “İtiraz, kararın yerine getirilmesinin geri bırakılması sonucunu doğurmaz.” şeklinde hüküm yer aldığı, kaldı ki şüphelinin kuruma müracaat ederek tedbirin infazına başladıktan sonra da hiçbir aşamada itiraz etmediği ve tedbirin infazına devam ettiği, bu nedenle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheliye tebliğini müteakip kesinleşmesi beklenmeden tedbirin infaz işlemlerine başlanmış olmasının dava şartının gerçekleşmesine bir etkisi olmayacağı, anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, somut olayda erteleme süresi zarfında tekrar uyuşturucu madde kullandığı iddia edilerek kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılan ve hakkında dava açılan şüpheli hakkında her iki suça ilişkin deliller birlikte değerlendirilerek davanın esası hakkında bir hüküm verilmesi gerekirken, kamu davasının durmasına karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan, kanun yararına bozma talebi yerindedir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; kamu davasının durmasına ilişkin Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/01/2019 tarihli ve 2019/14 esas, 2019/31 sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 20.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.