
Esas No: 2022/5510
Karar No: 2022/6646
Karar Tarihi: 26.05.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/5510 Esas 2022/6646 Karar Sayılı İlamı
9. Hukuk Dairesi 2022/5510 E. , 2022/6646 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve ... 3. İş Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 16.05.2003-30.12.2012 tarihleri arasında mermer işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve gerekçesiz olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının taşeron Firma olan N. Sarı ekibinde sezonluk işçi olarak çalıştığını, davacının tüm alacaklarının taşeron Firma tarafından ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli ve 2016/715 Esas, 2018/481 Karar sayılı kararıyla toplanan delillere ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.03.2020 tarihli ve 2019/407 Esas, 2020/629 Karar sayılı kararıyla kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mevcut delillere göre İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davacı vekilinin yerinde bulunmayan bütün istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 02.02.2021 tarihli ve 2020/2136 Esas, 2021/3229 Karar sayılı kararıyla davacının diğer temyiz itirazları yerinde görülmeyerek, yapılan emsal ücret araştırmasının yetersiz olduğu, yeniden emsal ücret araştırması yapılarak dosya kapsamındaki tüm deliller bir arada değerlendirilerek aylık ücret miktarının belirlenmesi gerektiği, hükmedilen fazla çalışma ücreti ile hafta tatili ücreti yönünden Mahkemece dava dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden %30 indirim yapılmasının hatalı olduğu, talepten indirim olmayacağından bilirkişinin hesaplamış olduğu miktar üzerinden %30 indirim yapılarak ve talep miktarı da dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiği, kabule göre de Mahkemece bilirkişi raporunun (c ) seçeneğindeki hesaplamaya değer verildiği, raporda ulusal bayram ve genel tatil alacağı 242.19 TL olarak hesaplanmasına rağmen sonuç kısmında maddi hata yapılarak 167.03 TL olarak bildirildiği, Mahkemece bu miktar üzerinden indirim yapılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının mevsim başında işe alınmadığı, bu nedenle davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiğinin kabulü ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, tanık beyanlarına göre davacının haftalık 45 saat olan çalışma süresini aşan fazla çalışma yaptığı, hafta tatili kullanmadığı ve ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı kabul edilerek hesaplanan fazla çalışma ücreti ile hafta tatili ücreti miktarından davacının yaptığı iş ve çalışma süresi de göz önünde bulundurularak % 30 oranında indirim ile söz konusu alacakların hüküm altına alındığı, davacının hesaplanan ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının takdiren indirim uygulanmadan hüküm altına alındığı, davacının davalı bünyesinde mevsimlik işçi olarak çalışmış ise de kurum kayıtlarına göre iki dönem çalışmasının 11 ayı geçtiği, davacının 11 ayı aşkın iki dönem çalışması yönünden mevsimlik işçi statüsünden çıktığı, anılan iki dönem yönünden izin ücreti alacağına hak kazandığı, davalı tarafça bu iki dönem yönünden izinlerin kullandırıldığı yönünde dosyaya herhangi bir delil bildirilmediği anlaşıldığından hesaplanan yıllık izin ücreti alacağının hüküm altına alındığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının mermer işçisi olarak mermer üzerine bir işletme olan davalı işverene ait işyerinde çalıştığını, yapılan işin sezonluk işçi çalıştırmayı gerektirecek mahiyette bir iş olmadığını, bu suretle davacının işe giriş tarihinden itibaren daimi işçi olduğunun kabulüne göre yıllık izin hakkı olduğu kabul edilerek hesaplama yöntemine gidilmesi gerektiğini, davacının kıdemi ve görevi nazara alındığında kayıtlarda görünen ücret ile çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yapılan emsal ücret araştırmalarının da davalı iş yerinde elden ödeme olduğunu ortaya koyduğunu, fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarına uygulanan %30 oranında indirimin fahiş olduğunu ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık ücret miktarı ile hak kazanılan yıllık izin süresinin ispatı, fazla çalışma ve hafta tatili ücretine uygulanan indirim oranı noktalarındadır.
2. İlgili Hukuk
1.4857 sayılı İş Kanunu hükümleri.
2.Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09.05.1960 tarihli, 1960/ 21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararı). Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1959/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı kararı).
3. Değerlendirme
1. Dairemizin yerleşik kararlarında da belirtildiği gibi bozulan karar, sonradan verilen kararın eki niteliğinde değildir. Hüküm bozulmakla tamamen ortadan kalkar. Hükmün bozulması üzerine mahkemece, davacının talep ettiği tüm alacaklarla ilgili kabul veya ret yönünde yeniden hüküm kurulmalıdır.
2.Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtayın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalan bölümleri hakkında da yeni bir karar veremez. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur.
3. Mahkemece, bozma ilâmı doğrultusunda, yukarıdaki başlıkta yapılan açıklamalara uygun şekilde araştırma yapılarak hüküm kurulduğu, bozmaya konu alacaklar yönünden bozma gereklerinin de yerine getirildiği anlaşılmıştır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Uyulan bozma kararı gereğince tesis edilmiş İlk Derece Mahkemesi kararında hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik olmamasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmamasına göre yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.