Abaküs Yazılım
10. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/1636
Karar No: 2019/2990
Karar Tarihi: 20.05.2019

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2019/1636 Esas 2019/2990 Karar Sayılı İlamı

10. Ceza Dairesi         2019/1636 E.  ,  2019/2990 K.

    "İçtihat Metni"

    Adalet Bakanlığının, 08/04/2019 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki kamu davasının durmasına dair İstanbul Anadolu 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/12/2017 tarihli ve 2017/387 esas, 2017/592 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 17/04/2019 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
    Dosya incelendi.
    GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
    A) Konuyla İlgili Bilgiler:
    1- Şüpheli hakkında, 23/09/2015 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, bu kararın 28/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği,
    2- Şüphelinin Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat ederek tedbirin infazına başladığı, ancak tedbirin infazı sırasında 22/04/2017 tarihinde tekrar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla hakkında soruşturma başlatıldığı,
    3- Bunun üzerine şüpheli hakkında TCK"nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi gereğince erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açıldığı,
    4- Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/12/2017 tarihli ve 2017/387 esas, 2017/592 sayılı kararıyla "...tedbirin infazı sırasında gerçekleştiği iddia edilen olayda sanığın savunmasının aksine mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı..." gerekçesiyle, “kamu davasının durmasına” ve “dava açılmasının ertelenmesi kararının devamı için dosyanın C. Başsavcılığı"na iadesine,” karar verildiği, kararın yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
    Anlaşılmıştır.
    B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
    Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "Dosya kapsamına göre, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak veya kabul etmek suçundan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/03/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olarak 28/04/2016 tarihinde tebliğ edilerek kesinleşmesini müteakip, 22/04/2017 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde satın almak isterken yakalanan, anılan olay nedeniyle kolluk tarafından alınan aynı tarihli ifadesindeki beyanında da "Ben zaman zaman eroin maddesi kullanırım. Bu tarihten yaklaşık 3 ay kadar önce bir arkadaşım vasıtası ile eroin sattığını öğrendiğim...ismini ... olarak öğrendiğim şahıstan telefonla buluşarak 1 fişek eroini 30 Türk lirası karşılığında satın alıyordum. Bu şahısla genellikle Malkoçoğlu mahallesinde buluşuyorduk...Bu gün de uyuşturucu almak için şahsı yukarıda belirttiğim telefonumla aradım. Telefona çıkan şahıs ...bir aracın içerisinde olduğunu söylemesi üzerine ben yalnız başıma istasyonun arkasında bekleyen araca bindim. Araç içerisindeki şahıslar kendilerinin polis olduğunu söyleyip beni yakaladılar... Uyuşturucu madde içicisi olduğumu kabul ediyorum..." şeklinde beyanda bulunarak erteleme süresi içerisinde uyuşturucu kullandığını ve 22/04/2017 tarihinde de yine kullanmak için uyuşturucu almak üzere iken yakalandığını ikrar eden sanığın eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun"un 191/4. maddesindeki "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır." hükmüne göre, hakkındaki erteleme kararının ihlâli niteliğinde olduğu cihetle, yapılan yargılama sonunda sanığın mahkûmiyeti karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kamu davasının durmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, İstanbul Anadolu 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/12/2017 tarihli ve 2017/387 esas, 2017/592 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
    C) Konunun Değerlendirilmesi:
    TCK"nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (b) ve (c) bendlerinde, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; … Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması; Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır." hükmüne yer verilmiştir.
    Bununla birlikte, kanun maddesinde yer alan “erteleme süresi zarfında; … tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ve uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması” şeklindeki yargılama koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilebilmesi için, Mahkemece erteleme süresi zarfında işlendiği iddia edilen suça ilişkin olarak delil değerlendirilmesi yapılması gerektiği ve bu suçtan mahkûmiyete yeterli delil bulunması halinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen suç bakımından yargılama şartının gerçekleşmiş olacağı,
    Somut olayda ise, Mahkemece, erteleme süresi zarfında işlendiği iddia edilen suç bakımından yapılan delil değerlendirilmesi sonucunda, “tedbirin infazı sırasında gerçekleştiği iddia edilen olayda sanığın savunmasının aksine mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı” şeklindeki gerekçeye dayanılarak ilk suça ilişkin yargılama şartı bulunmadığı kanaatine ulaşıldığı ve bu nedenle durma kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, Mahkemece delillerin değerlendirilmesi ve takdir edilmesine dayalı olarak oluşturulan gerekçenin hatalı olduğu hususunun ancak olağan kanun yollarıyla incelenmesi mümkün olup, kanun yararına bozma yoluna konu olamayacağından, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.
    D) Karar :
    Açıklanan nedenlere göre; kamu davasının durmasına ilişkin İstanbul Anadolu 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/12/2017 tarihli ve 2017/387 esas, 2017/592 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talepleri yerinde görülmediğinden REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 20.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi