22. Hukuk Dairesi 2017/22662 E. , 2019/11420 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01.11.2008 tarihinde davalı ..."ın Konya şubesinde çalışmaya başladığını, 11.01.2013 tarihinde iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini, 09.00-21.00 saatleri arasında çalışmasına rağmen fazla çalışma ücretinin ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma ücretinin hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkil bankaya ait fazla çalışma talimatında fazla çalışma yapabilecek unvanların açıkça belirtildiğini, davacının ise yönetmen olarak çalıştığından fazla çalışma yapabilecek ünvanlar içinde yer almadığını, bu nedenle fazla mesai alacağının bulunmadığını, ayrıca hizmet sözleşmesinin 8. maddesinde açıkça belirtildiği üzere fazla mesai alacağının ücrete dahil olduğunu, davacının talep konusu alacağa hak kazanamadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı ve hesabı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. Fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödendiğinin öngörülmesi ve buna uygun ödeme yapılması halinde, yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerekir.
Somut olayda; dosya içeriğine göre davacı ile yapılan İş Sözleşmesinin 8. maddesinde ücrete fazla mesainin de dahil olduğu belirtilmiştir. İşçinin imzasını taşıyan bu sözleşmeye değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. Bu sebeple yıllık 270 saat fazla çalışma alacağı mahsup edilmeksizin hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan; her ne kadar mahkeme ilamının gerekçe kısmında fazla çalışma süresinin yazılı belgelerle ispatlanması nedeniyle fazla çalışma ücreti alacağından hakkaniyet indirimi yapılmasına yer olmadığına karar verildiği belirtilmekte ise de; hüküm altına alınan miktarın hükme esas bilirkişi raporunda hesaplanan %30 hakkaniyet indirimli miktar olduğu anlaşılmaktadır. Dosya ekinde yer alan davacı tarafından sunulan ekran görüntüleri tüm çalışma dönemine ilişkin olmayıp; 2009-2013 yıllarındaki farklı tarihlere ilişkin olduğundan, mahkemce hükme esas alınan bilirkişi raporunda söz konusu kayıtların genel işleyişi göstermek bakımından önemli olduğu belirtilmekle, söz konusu kayıtların doğrudan hesaplamaya esas alınmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple Mahkemece gerekçe ile hüküm kısmında çelişki yaratılmış ise de, doğrudan yazılı belgeler hesaplamaya esas alınmadığından hakkaniyet indirimi uygulanması yerinde olup bahse konu çelişki bu anlamda sonuca etkili değildir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 22.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.