Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/2859
Karar No: 2013/4213

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2013/2859 Esas 2013/4213 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2013/2859 E.  ,  2013/4213 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi

    Davacı, SSK kapsamında yapılan yurt dışı borçlanmasının ve tahsis işlemlerinin geçerliliğini, ödenmeyen yaşlılık aylıkların ödenmesini, prim ve yersiz aylık borcuna ilişkin olarak çıkarılan tutarların da iptalini istemiştir.
    Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
    Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    İnceleme konusu olayda; 25.04.2008 günlü borçlanma talebi ve 14.08.2008 günlü ödemeyle yurt dışında geçen 1970-1984 arası 4.928 günlük süreyi SSK kapsamında ve 3201 sayılı Yasaya göre borçlanan davacıya, 2008 yılı 8.ayda yapılan 720 günlük askerlik borçlanmasıyla birlikte 01.09.2008 tarihinden itibaren 506 sayılı hükümleri uyarınca yaşlılık aylığı bağlanmıştır. 1993 yılında başlayan ve 20.09.2010 tarihinde sona eren vergi kaydı gözetilerek, 5510 sayılı Yasanın geçici 17.maddesi hükmü gereği 01.05.2008-20.09.2010 tarihleri arası dönemde 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı sayılan davacının yaşlılık aylığı, son tabi olunan kurumun Bağ-Kur olması ve dolayısıyla yurt dışı borçlanmasının da Bağ-Kur’dan yapılması gereğinden hareketle, başlangıç itibarıyla iptal edilmiş ve 01.09.2008-2010/11.ay arası dönem için 24.030,70 TL yersiz aylık borcu, ayrıca 1479 sayılı Yasa kapsamında Bağ-Kur’lu sayılan dönem için de 9.143,49 TL prim borcu tahakkuku yapılması üzerine eldeki bu dava açılmıştır.
    Davacı, SSK kapsamında yapılan yurt dışı borçlanmasının ve tahsis işlemlerinin geçerliliğini, ödenmeyen yaşlılık aylıkların ödenmesini, prim ve yersiz aylık borcu olarak çıkarılan tutarların da iptalini istemiştir.
    Mahkeme, borçlanma talep tarihi itibarıyla herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olunmadığı için SSK’dan yapılan yurt dışı borçlanması ve
    aylık bağlama işlemlerinin yerinde olduğu; ancak devam eden vergi kaydına dayalı olarak 01.05.2008-20.09.2010 tarihleri arası 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olunması nedeniyle, 3201 sayılı Yasanın 6/B maddesi hükmünde değişiklik yapan 5997 sayılı Yasanın yürürlük tarihi olan 19.06.2010 tarihine kadarki yaşlılık aylıklarını kesen kurum işleminin yerinde olduğu; anılan tarihten sonra ise, istendiği takdirde sosyal güvenlik destek primine tabi şekilde SSK’dan yaşlılık aylığına devam edilebileceğini gerekçelendirmiş, ancak bu gerekçelerle ve kendi içinde çelişki oluşturacak şekilde davanın tümüyle reddine karar vermiştir.
    Davanın yasal dayanağı, 3201 sayılı yasanın 6. maddesidir. Anılan maddenin “A” bendinde, “Bu Kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için; a) Yurda kesin dönülmüş olması, b) Tahakkuk ettirilen döviz borcunun tamamının ödenmiş olması, c) Döviz borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması, Şarttır.
    Yukarıdaki şartları yerine getirenlerden tahsise hak kazananların aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılmak üzere ilgili sosyal güvenlik kurumu kanunu hükümlerine göre bağlanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
    Aynı maddenin aylıkların kesilmesini düzenleyen “B” bendinde ise, “Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında çalışmaya başlayanların çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren aylıkları kesilir.
    Bunlardan yeniden kesin dönüş yapanların, bu hizmetlerini 4 üncü madde hükümleri gereğince borçlanmaları şartıyla aylıkları bu süreler de dikkate alınarak yeniden hesaplanır. Bu borçlanmayı yapmayanların eski aylıkları yurda kesin dönüş tarihini takip eden ay başından itibaren müracaatları üzerine tekrar ödenmeye başlanır.” şeklinde düzenlemiş iken, ilk kez 08.05.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5754 sayılı Yasanın 79. maddesi ile “A” bendinin 2. paragrafı ve “B” bendi “(Değişik paragraf:17.04.2008-5754 S.K./79.mad) Yukarıdaki şartları yerine getirenlerden tahsise hak kazananların aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılmak üzere 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi hükümlerine göre bağlanır.
    B)Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanlar ile Türkiye"de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primi hakkındaki hükümleri, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmaz. Yurt içinde veya yurt dışında çalışması sona erenlerin
    veya ikamete dayalı bir ödenek alanlardan ödenekleri sona erenlerin, aylıklarının tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunmaları halinde, talep tarihini izleyen ay başından itibaren aylıkları tekrar ödenmeye başlanır.” şeklinde değiştirilmiş; bu kez, 19.06.2010 tarih ve 27616 sayılı Resmi Gazete’nin yayınlandığı tarihte yürürlüğe giren 5997 Sayılı Kanunun 15. maddesi ile yapılan ve halen yürürlükte bulunan değişiklik ile, “B” bendinin ilk paragrafında “Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. Türkiye"de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır. Yurt içinde veya yurt dışında çalışması sona erenlerin veya ikamete dayalı bir ödenek alanlardan ödenekleri sona erenlerin, aylıklarının tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunmaları halinde, talep tarihini izleyen ay başından itibaren aylıkları tekrar ödenmeye başlanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
    5997 sayılı Yasada, anılan Yasanın 15’inci maddesiyle 3201 sayılı Yasanın 6’ıncı maddesinin B bendindeki değişikliğin Yasanın yürürlüğü öncesine ilişkin uyuşmazlıklara uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gibi; anılan düzenlemenin, Yasanın yürürlüğe girdiği 19.06.2010 tarihinden önce meydana gelen olay ve ilişkilere uygulanmasını gerektirir istisnai durumlar kapsamında değerlendirilemeyeceği de açıktır.
    Öte yandan, 3201 sayılı Yasaya 5754 sayılı Yasanın 79’uncu maddesi ile eklenen ve 08.05.2008 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 7’inci Maddesi ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce hizmet borçlanması talebinde bulunanlardan; borç tahakkuku yapılmış olanların, borç tahakkuku ile ilgili işlemleri devam edenlerin, tahakkuk ettirilen borçlarını ödeyenlerin ve borçlandıkları yurtdışı hizmetleri dikkate alınarak aylık bağlanmış olanların kazanılmış hakları saklıdır.” Hükmünü öngörmüş olup; anılan düzenleme ile 08.05.2008 tarihinden önce borçlanma talebinde bulunanlardan; borç tahakkuku yapılmış olanların, tahakkuk işlemleri devam edenlerin, tahakkuk eden borcu ödeyenlerin, borçlanılan süreyle birlikte aylık bağlanmış olanların, kazanılmış haklarının saklı olacağı belirtilmiştir.
    Anılan geçici 7’inci madde hükmünün uygulanabilir olduğu durumlarda, sigortalı yönünden kazanılmış hakların korunması söz konusu olacağından, 3201 sayılı Yasanın B bendinde, 5754 sayılı Yasanın 79’uncu Maddesi ile getirilen ve yukarıda belirtilen aleyhe değişikliklerin de uygulanması mümkün olmayacaktır.
    Yukarıda açıklanan bilgiler ışığı altında;
    a) 3201 sayılı Yasanın geçici 7’inci madde hükmünün uyuşmazlık konusu somut olayda uygulanabilir olması nedeniyle, davacının SSK kapsamında
    yaptığı yurt dışı borçlanması ile, SSK’dan 01.09.2008 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığı işlemleri yerinde olup; aksini öngören kurum işlemleri hatalıdır.
    b) Yine 3201 sayılı Yasanın geçici 7’inci madde hükmünün uygulanabilir olması karşısında, 3201 sayılı Yasanın B bendinde, 5754 sayılı Yasanın 79. Maddesi ile getirilen ve yukarıda belirtilen aleyhe değişikliklerin de davacıya uygulanması mümkün olamayacağı için, davacının 1479 sayılı Yasa kapsamında çalıştığı 01.05.2008-19.06.2010 tarihleri arası dönemde sosyal güvenlik destek primine tabi şekilde SSK’dan yaşlılık aylığı alması mümkün olacaktır.
    c) 5997 sayılı Yasanın yürürlük tarihi olan 19.06.2010 tarihi sonrası dönem yönünden yapılan kurum işlemleri ise, anılan yasal düzenleme ile lehe getirilen uygulama gözetildiğinde yerinde olmadığı tartışmasızdır.
    Şu halde, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine,07.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi