
Esas No: 2022/5430
Karar No: 2022/6672
Karar Tarihi: 30.05.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/5430 Esas 2022/6672 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davalı ile davacı arasında yapılan alacak davasında, İlk Derece Mahkemesi davacının kısmen haklı olduğu kararına varmıştı. Ancak dosyanın Bölge Adliye Mahkemesinde görülmesi sonucunda, dosyanın kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle davalının temyiz dilekçesi reddedildi. Davacının temyiz dilekçesi ise değerlendirildikten sonra, dosyadaki delillere göre davalıya ait işyerinde üst düzey yönetici olarak çalışan davacının bazı taleplerinin ispatlanamadığı sonucuna varıldı. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı onandı.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 24 üncü maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendi, 32 nci maddesi, 41 inci maddesi, 44 üncü maddesi.
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : ... 6. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 26. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen toplam miktar 6.891,09 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait işyerinde Libya'daki işlerden sorumlu genel müdür yardımcısı olarak çalıştığını, ücretlerinin gerektiği gibi ödenmemesi üzerine iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile prim, fazla çalışma, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Şirketten alacağı olmadığını ve feshin haklı bir nedene dayanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının prim alacağı varlığını kanıtlayamadığı, üst düzey konumda bulunması nedeniyle fazla çalışma ve tatil çalışmalarına yönelik alacak iddiasının yerinde olmadığı, feshin bir nedene dayanmadığı ancak davacının bir kısım yıllık izin ücreti alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf başvurusunda; davacının davalıya ait işyerinde üst düzey konumda çalışmadığını, prim alacağının ispatlandığını, feshin haklı nedene dayandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf başvurusunda; davacının yıllık izinlerini kullandığını, alacak hesabında zamanaşımı süresinin dikkate alınmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre davacının fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile prim alacağı bulunmadığı, bir kısım yıllık izin ücreti alacağı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde inşaat mühendisi olarak göreve başladığı, hiçbir zaman üst düzey konumunda çalışmadığı, 30.04.2012 tarihinde kanundaki sınırların çok üzerinde fazla çalıştırılması; primlerinin, fazla çalışma ücretlerinin, ulusal bayram ve genel tatil günü ücretlerinin ödenmemesi; sigorta primlerinin ise ilgili Sosyal Güvenlik Kurumuna eksik ödenmesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, işverenin ihtarnameye rağmen alacaklarını ödemediği, prim alacağının da dosyaya sundukları delillerle ispatlandığı, iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı feshedildiğinin açık olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin davacı tarafça haklı nedenle feshedilip edilmediği buna bağlı olarak davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, ayrıca fazla çalışma ücreti, prim, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4857 sayılı İş Kanunu'nun 24 üncü maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendi, 32 nci maddesi, 41 inci maddesi, 44 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Davacı tarafın, davalıya ait işyerinde Libya'dan sorumlu genel müdür yardımcısı olarak çalıştığı, bu görev kapsamında üst düzey yönetici olarak çalışma saatlerini kendisinin belirleyebileceği ve bu nedenle fazla çalışma ücretine hak kazanamayacağına ilişkin kabulün yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından, ulusal bayram ve genel tatil çalışma iddiasını ispat yükü üzerinde olan davacının bu iddiasını ispatlayamadığı görüldüğünden bu talebin reddine karar verilmesi de isabetlidir. Davacının prim alacağı iddiasının ispatı noktasında dayandığı deliller somut olmayıp alacağın varlığını ispat için yeterli değildir. Bu açıklamalara göre davacı tarafça yapılan feshin de haklı nedene dayanmadığı ve davacının kıdem tazminatı talep hakkı olmadığı anlaşılmakla bu yöndeki İlk Derece Mahkemesi kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
B. Davacı Temyizi Yönünden
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve ulusal bayram ve genel tatil alacağına ilişkin yukarıda açıklanan değiştirilmiş gerekçeye göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.