
Esas No: 2022/5949
Karar No: 2022/6675
Karar Tarihi: 30.05.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/5949 Esas 2022/6675 Karar Sayılı İlamı
9. Hukuk Dairesi 2022/5949 E. , 2022/6675 K."İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : ... 50. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit/alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait hastane işyerinde 02.09.2000 tarihinde temizlik işinde alt işverenler nezdinde çalışmaya başladığını, 2010 yılından itibaren veri giriş, kayıt ve analiz hizmetlerinde çalışmasını sürdürdüğünü, davalı ile dava dışı alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olup gerçekte davalının işçisi olduğunu bu nedenle fark alacakları olduğunu ayrıca 2012 yılı Temmuz ayından sonra aylık ücretinde tek taraflı kesinti yapıldığını ileri sürerek muvazaa tespiti ile fark ücret, ilave tediye, yol ücreti ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar ile ayrımcılık tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'ini öne sürüp davacının kendi işçileri olmadığını, bu nedenle davada husumetleri bulunmadığını ve muvazaa iddiasının da doğru olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı işyerinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerince yapılan denetim sonrası düzenlenen rapor ile davacının yaptığı iş dikkate alındığında davalı ile dava dışı alt işverenler arasında yapılan hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olduğu, yine davacının 2012 yılı Temmuz ayından itibaren ücretinin düşürüldüğü, bu tespite göre davacının fark ücret, ilave tediye, yol ücreti alacakları olduğu ancak diğer taleplerin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvurusunda, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının kendi işçileri olmadığından davada husumetleri bulunmadığını, muvazaa iddiası doğru olmadığından davacının alacağı olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut deliller ile emsal nitelikte kesin Bölge Adliye Mahkemesi kararları dikkate alındığında; davacının davalıya ait hastane işyerinde, alt işverenler değişse de aynı işi yaparak çalıştığı, davalı ile dava dışı şirketler arasındaki muvazaalı asıl alt işveren ilişkisi tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu, husumet itirazının yerinde olmadığı gibi muvazaa tespitine bağlı olarak fark ücret ve yol ücreti alacağı ile ilave tediye alacağına hükmedilmesinin yerinde olduğu, hesaplamalarda zamanaşımı süresinin de gözetildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, muvazaa iddiasının doğru olmadığını, yardımcı işler için hizmet alım sözleşmeleri yapıldığını ve davacının alacağı olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ile dava dışı hizmet alım sözleşmesi imzalayan işverenler arasında muvazaalı ilişki olup olmadığı ve buna bağlı olarak davacının davalı işçisi sayılıp sayılamayacağı, ayrıca muvazaa iddiasına dayalı ve fark ücret, yol ücreti, ilave tediye alacaklarının bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 2, 22 ve 32 nci maddeleri, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkında Kanun
hükümleri.
3. Değerlendirme
1. İlk Derece Mahkemesince davalı ile dava dışı davacı işverenleri arasındaki hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olduğu ve davacının baştan itibaren davalı işçisi olduğunun kabulü ile zamanaşımı def'i gözetilerek fark ücret alacağı, ilave tediye ve yol ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır.
2. Dosyada mevcut Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişleri tarafından 2009 yılında yapılan inceleme sonucunda, davacının da dâhil olduğu işçilerine yönelik hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olduğuna yönelik tespit yapıldığı görülmektedir.
3. Muvazaanın varlığına dair kesinleşen rapor davacının tüm çalışma süresi yönünden değil, sadece muvazaalı kabul edilen hizmet alım sözleşmesinin yürürlükte bulunduğu dönem için sonuç doğurur.
4.Muvazaa tespitine konu olmayan dönem içinse Mahkemece öncelikle ihale sözleşmeleri dosya arasına celp edilip davacının çalıştığı her bir hizmet alım sözleşmesi yönünden hizmet alım sözleşmesinin konusu, davacının ifa ettiği iş ve diğer muvazaa koşulları yönünden ayrı ayrı muvazaa incelemesi yapılması gerekir. Mahkemece bu durum gözetilmeyerek tespit sonrası dönem için ( iş müfettişliği incelemesine tabi olmayan dönem yönünden) gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan muvazaa kabulü hatalıdır.
5. Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacıya 2012 yılı 6 ncı ayında asgari ücretin %50 fazlası aylık ücret olarak ödenirken 7 nci aydan itibaren oranın %45'e düşürüldüğü anlaşılmış ve Mahkemece 4857 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi gereği davacının onayının olmaması nedeniyle fark ücret alacağı hüküm altına alınmıştır. Ne var ki söz konusu tarihten sonra davacı tarafından imzalanmış iş sözleşmesi bulunup bulunmadığı ve sözleşme varsa ücrete dair yeni düzenleme içerip içermediği araştırılıp tespit edilmeden sonuca gidilmesi hatalıdır.
6. Dava dilekçesinde iş sözleşmesinin feshine yönelik bir açıklama ve feshe bağlı tazminat talebi bulunmamasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesi karar gerekçesinde bu yöndeki taleplere yer verilmesi de bir başka hatalı yöndür.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.