Abaküs Yazılım
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/5778
Karar No: 2022/6739
Karar Tarihi: 30.05.2022

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/5778 Esas 2022/6739 Karar Sayılı İlamı

9. Hukuk Dairesi         2022/5778 E.  ,  2022/6739 K.

    "İçtihat Metni"



    BÖLGE ADLİYE
    MAHKEMESİ : ... 3. Hukuk Dairesi

    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    İLK DERECE
    MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi

    Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesince 31.03.2022 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.

    Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de davacı aleyhine reddedilen miktar 154.965,90 TL olup bu tutar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırını aşmaktadır. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 31.03.2022 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılara ait işyerinde 08.08.2014 tarihinden iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği 31.10.2017 tarihine kadar, en son net 3.650,00 TL ücret ile sorumlu -şef olarak çalıştığını, davacının işe başladığı günden beri farklı taşeron firmalar nezdinde Belediyenin sosyal tesisinde aralıksız olarak çalıştığını, firmalar değişmesine rağmen davacının hizmetinin aralıksız devam ettiğini, ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    1. Davalı ... vekili; husumet itirazında bulunduklarını, müvekkilinin asıl işveren olmadığını, davacının iş sözleşmesinin geçici süreli iş sözleşmesi olduğunu, davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacının İncirliova Belediyesinde hak ve alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

    2. Davalı İncirbel Akaryakıt Turizm Galerisi Gıda Taş. İnsan Kayn. İnş. Eğitim Hizm. Yenilenebilir Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili; davacının iddialarının dayanağı olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı üst düzey yönetici olduğundan fazla çalışma ücreti talebinin reddine, ancak üst düzey yönetici olmanın, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti talep etmesine engel oluşturmadığı gerekçesiyle hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı vekili istinaf başvurusunda; delillerin tam anlamıyla toplanmadığını, toplanan delillerin ise değerlendirilmediğini, dinlenmesi istenen bir davacı tanığının Mahkemece dinlenmediğini ve müvekkilinin çalışma saatlerini kendisinin ayarlamadığını, üst düzey yönetici olmadığını ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
    "...
    Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle dinlenen taraf tanık beyanları ile davacının yaptığı işin niteliğine göre mahkeme kararında bir hata görülmemiştir.
    ..." gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.


    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde, bildirdikleri tanık T.A. dinlenmeden, tüm tanık beyanları gerekçede belirtilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davalının savunmayı genişlettiğini, müvekkili davacının açtığı işe iade davası da bulunup bu işe iade dosyasının tüm içeriğiyle delil olarak sunulmasına rağmen bu dosyanın delil olarak gözetilmediğini, söz konusu eksikliklerin İstinaf Mahkemesi tarafından da gözden kaçırıldığını, davacının çalışma saatlerini düzenleme yetkisi olmadığını, çalıştığı yerin Belediye sosyal tesisi olduğu ve çalışma arkadaşlarının da mesai saatini davacının düzenlemediğini, davacının aldığı ücretin yüksek olmadığını, fazla çalışma ücreti talebinin reddinin hatalı olduğunu, huzurdaki dosyada dinlenen davacı tanıkları ile delil olarak sunulan işe iade dosyasındaki davacı tanıklarının "davacının işveren vekili olmadığını, emir ve talimatları belediye yetkililerinden aldığını, işçi alıp/çıkarma yetkisine sahip olmadığını, çalışma saatlerinin belediye tarafından belirlendiğini " beyan ettiklerini ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacının görevi itibarıyla üst düzey yönetici vasfının bulunup bulunmadığı ve sonucuna göre fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanıp kazanamayacağı hususlarına ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.4857 sayılı İş Kanunu'nun "Fazla çalışma ücreti" kenar başlıklı 41 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir:
    "Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile, bazı haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.
    Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir. "

    2. 6100 sayılı Kanun'un “İspat yükü” kenar başlıklı 190 ıncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
    “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.“

    3. Değerlendirme
    1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

    2. Davacının fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması hâlinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, kanuni sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. O hâlde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.

    4. Somut uyuşmazlıkta, davacı davalı işyerinde sorumlu-şef olarak çalıştığını, işyerinde mesai saatlerini aşacak şekilde fazladan çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini iddia etmiştir. Mahkemece, dinlenen tanık beyanları, dosyadaki bilgi ve belgeler ile davacının şirket müdürlüğü görevi de dikkate alınarak, davacının üst düzey yönetici sıfatıyla hareket ettiği, bu nedenle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği gerekçesiyle bu talebin reddine karar verilmiş ise de bu kabul yerinde değildir.

    5. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacı davalı işyerinde 08.08.2014-31.10.2017 tarihleri arasında çalışmış olup,14.07.2016 tarihli karar defterinde davacı işçi, şirket müdürü olarak yetkilendirilmiş ve kendisine şirketi temsil yetkisi verilerek bir çok konuda şirket adına işlem yapmaya yetkilendirilmiştir.

    6. Yukarıda belirtilen Dairemiz ilke kararında da yer aldığı üzere; dinlenen tanık beyanlarına göre davacı emir ve talimatları Belediye yetkililerinden almış olup kendisine şirket müdürlüğü görevi verilen 14.07.2016 tarihine kadar, davacı işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyecektir. Bu delil durumu karşısında, davacının fazla çalışma alacağı bulunup bulunmadığının 08.08.2014-14.07.2016 tarihleri arasındaki dönem için değerlendirilmesi ve sonucuna göre hesaplanacak alacaktan yapılacak indirim hususu da gözetilerek talebin hüküm altına alınması yerine, fazla çalışma ücreti talebinin tamamen reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1.Bölge Adliye Mahkemesince verilen 31.03.2022 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

    2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

    Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    30.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi