Abaküs Yazılım
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/5314
Karar No: 2022/6868
Karar Tarihi: 31.05.2022

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/5314 Esas 2022/6868 Karar Sayılı İlamı

9. Hukuk Dairesi         2022/5314 E.  ,  2022/6868 K.

    "İçtihat Metni"



    BÖLGE ADLİYE
    MAHKEMESİ : ... 25. Hukuk Dairesi
    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    İLK DERECE
    MAHKEMESİ : ... 14. İş Mahkemesi

    Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

    Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 31.05.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

    Duruşma günü davalı vekili Avukat Melis Genç ile davacı vekili Avukat Ayşegül Öztaş geldiler.

    Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

    Dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin Türkmenistan'da bulunan işyerinde 21.09.2011-17.04.2016 tarihleri arasında elektrik formeni olarak aylık net 3.000,00 USD ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiğini, davacının çalışma süresi boyunca haftanın 6 günü 07.00-21.00 saatleri arasında, şantiyelerin resmî açılışlarından önceki 3 ay haftanın 7 günü 07.00-24.00 saatleri arasında çalıştığını, ayda iki Pazar hafta tatilinde 07.00-17.00 saatleri arasında çalıştığını, fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinin ödenmediğini, Ramazan Bayramlarında bir gün, Kurban Bayramlarında iki gün tatil yaptığını geri kalan tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı halde ücretini almadığını belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, davacının 12.09.2011-17.04.2016 tarihleri arasında Türkmenistan'da formen olarak görev yaptığını, iş sözleşmesine göre ilk ücretinin 1.528,00 USD, son ücretinin ise 1.667,00 USD olarak belirlendiğini, davacıya tüm ödemelerin banka kanalı ile yapıldığını, banka dekontları ile davacının ücretinin belirtilen gibi olduğunun sabit olduğunu, davacının 3.000,00 USD ücret iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacıya yapılan kıdem ve ihbar tazminatı ödemelerine göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağı bulunmadığını, davalıya ait işyerinde çalışmanın 08.00-18.00 saatleri arasında olduğunu, davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücretlerinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre davacı işçinin 21.09.2011-17.04.2016 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığı, 02.06.2016 tarihli fesih bildiriminde 21.09.2011 tarihinde çalışmaya başladığı ve sözleşmenin 17.04.2016 tarihinde feshedildiği bildirilmiş olmakla davacı işçinin 4 yıl 6 ay 27 gün hizmet süresi bulunduğu, davacı tarafça sunulan ücret listeleri, dinlenen davacı tanıklarının ücretin bir kısmının avans olarak elden ödendiğine dair beyanları, davacı işçinin banka hesap dökümleri, işçinin kıdemi, yaptığı işin niteliği ve yurt dışında çalıştığı dikkate alınarak ücretinin net 3.000,00 USD olduğu, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmeyecek şekilde sona erdiğinin ispat yükü üzerinde olan davalı işverence ispat külfeti yerine getirilmediğinden davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davalı tarafça yapılan ödemeler dikkate alınarak, davacı işçinin kıdem tazminatı alacağı bulunmadığı, davacının ihbar tazminatının tamamının ödenmemesi sebebi ile bakiye ihbar tazminatına hak kazandığı, davacı işçinin 27 gün izinli bulunduğu süre içerisinde ücretinin ödendiği ispat edilemediğinden ücret alacağına hükmedildiği, davacı işçinin fazla çalışma yaptığı ve ayda iki hafta, hafta tatili günlerinde çalıştığı tanık beyanları ile ispat edildiği, davacının Ramazan Bayramında bir gün, Kurban Bayramında iki gün izinli olduğu, yılbaşında çalışmadığı, bunun dışındaki ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı tanık beyanı ile ispatlandığı, ispat yükü tanık beyanı ile yerine getirildiğinden bilirkişi raporunda hesaplanan miktar üzerinden % 30 uygun indirim yapıldığı gerekçesiyle fark ihbar tazminatı, izin ücreti, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı tarafça ikame edilen davanın niteliği itibariyle hatalı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dosyaya sunulan hukuki mütaladan da açıkça anlaşılacağı gibi dava dilekçesinin belirsiz olarak kabul edilemeyeceğini, Mahkeme tarafından tespit edilen ücretin emsale aykırı ve hatalı olduğunu, davacının almış olduğu ücret miktarını ispatlayamadığını, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının noksansız ödendiğini, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının reddi gerektiğini, yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, yapılan ödemelerin dışlanmadığını, pazar ve tatil günlerine denk gelen genel tatil günlerinin dışlanmadığını ve ayın 30 günü fazla çalışma yapılmış gibi hesaplama yapıldığını, aleyhlerine olan hesaplamaları kabul etmediklerini, davacının yıllık izinde olduğu dönemlerin dışlanmadığını, dinlenen davacı tanıkları ile müvekkili Şirket arasında husumet olduğunu, dolar üzerinden yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, % 60 oranında uygun indirim yapılmasının gerektiğini, yapılan uygun indiriminin düşük olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları yönünden ispat külfeti davacı üzerinde olduğu, anılan alacaklara dair çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğinde olduğu, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerektiği, ücret araştırması, tanık beyanları, emsal dosya, banka kayıtları ve davacının yaptığı iş göz önüne alınarak İlk Derece Mahkemesince davacının aylık net ücretinin 3.000,00 USD olarak kabul edilmesinin yerinde olduğu, ücrete göre fark ihbar tazminatı takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, tanık beyanlarının diğer emsal dosyalar ve dosyadaki bilgi ve belgeler ile birlikte değerlendirildiği, bilirkişi tarafından yapılan tespitlerin yerinde olduğu, davacının izinli olduğu dönemlerin, ayrıca hafta tatiline denk gelen genel tatil günlerinin dışlanarak hesaplama yapıldığı, bu yöndeki istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, dosya kapsamından davacının ayda 2 hafta tatilinde çalıştığının anlaşıldığı ve davalının hafta tatili alacağı talebine yönelik istinafın yersiz olduğu, davacının Ramazan Bayramında bir gün Kurban Bayramında iki gün yılbaşında 1 gün dinlenip, diğer genel tatillerde çalıştığı, davacı lehine ulusal bayram ve genel tatil ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesince yapılan uygun indirimin oluşa uygun olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ( 6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde; somut uyuşmazlıkta Türkmenistan hukukunun uygulanması gerektiğini, belirsiz alacak davasının şartları bulunmadığından davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmemesinin hatalı olduğunu, aksi halde davacının haksız ve kötüniyetli olarak belirsiz alacak davası açtığından davasının kısmi dava olarak kabul edilerek müvekkili Şirketin ileri sürmüş olduğu zamanaşımı definin dikkate alınması gerektiğini, davacının ücretine ilişkin olarak müvekkili Şirket tarafından davacının imzasını havi senet niteliğinde olan deliller sunulduğunu, buna rağmen İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi husumetli tanık beyanlarına ve delil niteliğini taşımayan dokümanlara itibar ederek hukuka aykırı karar tesis ettiğini, dava konusu fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarına ilişkin olarak husumetli ve davacı ile menfaat birlikteliği olan tanık beyanı dışında herhangi bir delil getirilemediğini, yeterli emsal ücret araştırması yapılmadığını, davacının hak etmiş olduğu kıdem ve ihbar tazminatı alacağının eksiksiz bir biçimde kendisine ödendiğini, müvekkili Şirketin sunmuş olduğu belgelere itibar edilmemiş onun yerine delil niteliğini haiz olmayan, herkes tarafından her zaman üretilebilecek bir kısım evraka ve husumetli tanık beyanlarına dayanılarak hüküm tesis edildiğini, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışması iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacıya sehven ödenen yıllık izin ücretinin takas ve mahsubu gerektiğini, bir an için davanın reddi talebimiz kabul edilmeyecek olsa bile, belirlenen alacak kalemlerinden en az %60 oranında uygun indirim uygulanması gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

    C. Gerekçe:
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, dava şartı, uygulanan hukuk, ücret miktarının ispatı ve davacının ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktalarında toplanmaktadır.

    2. İlgili Hukuk
    4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 17, 32, 41, 44, 46, 47, 63 üncü maddeleri.

    3. Değerlendirme
    1. 4857 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinde çalışma süresi haftada en çok 45 saat olarak belirtilmiştir. Ancak tarafların anlaşması ile bu normal çalışma süresinin, haftanın çalışılan günlerine günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabileceği ilkesi benimsenmiştir. Kanun'un 41 inci maddesine göre fazla çalışma, kanunda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmalardır.

    2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

    3. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.

    4. Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması hâlinde Yargıtayca son yıllarda uygun bir indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama hâlini almıştır.

    5. Aynı ilkeler, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerindeki çalışmanın ispatı bakımından da geçerlidir.

    6. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.

    7. Yukarıda yapılan açıklamalar ile dosya kapsamındaki deliller bütün olarak değerlendirildiğinde; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ve kararın gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu görülmüştür.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Davacı yararına takdir edilen 3.815,00 TL duruşma vekâlet ücreti ile aşağıda yazılı temyiz giderinin davalıya yükletilmesine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    31.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi